- Kategori
- Şiir
Aslında sevmiyor, yalnızca çok üşüyor

aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
uğultularını tanıdım ben
bunca ince yazdıklarımın
sevdikçe kanatacaklar
bir mermi sesiyle dağılacağım
çiçeklendiği vakit kirazlar
aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor
hüznün sağanağı
gül kurusunu çok özledim
ellerini sakınıp ellerimden
susarsam eğer
suskumu yorumla
aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor
yürek dolusu
gül yaprakları serptiler
mor kıskacında tükenmiş
nice çığlıklar susturdu
yaralı göğsümün uçurumlarında
aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor
bir ışığın içinden geçiyorum
taşlara sunuyorum yüzümü
dili ateş tutmuş serçelerin ağzıyla
emsalsiz aşklara sunuyorum bilincimi
aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor
dökerken acılarımı
dağlarınızın içinde
kırlangıç nefesli bir gece
çığlıklarla emzirdi beni annem
aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor
uçarı sevişmeler sonrası
acılı titrek gülüşü yoktu
tırnaklarıma sinen zifiri karanlığın
yitirilmiş aşklardan geriye dönülmez
aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor
geçmişinde uğultulu bir yüzün
ikircikliği acı veriyor yüreğime
biliyordum son sözler
bir hüznün savrulan sevincine
kendi sövgüsünü tekrarlayan
bir dizeydi
aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor
kıvılcım lekeleri rutubet kuşatmış
bütün zamanları
sancı sağanağı
ellerimde
ne söylesem
kederler büyütür üstümüze ölümler
aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor
yağmurlu uzakları değiştirmeyi istiyor
düşlerimin çığlığı
dudaklarında yalanla boy atmış
bir gece de
kadınının sırlarınn havı dökülüyor
aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor
artık üşümeyecek biliyor
bildikçe yalanlara sarılıyor
Mehmet Özgür Ersan 09.12.2015