- Kategori
- Sağlıklı Yaşam
At eti bize de sıçradı! Avrupa'nın Lazanyası ile bizim Etli Pide yarışıyor...

Biz at etinden sadece sucuk yaparak satarlar diye sucuk yemeyi bir kenara bırakmıştık…
Bazen de lüks semtlerde eşek etini kuzu eti diye satarlar diye beklerken, yumruğu başka bir alandan yedik.
Biz at etini, Avrupa gibi çeşitlendiremeyiz diye düşünürken, meğer bizde ne cevherler varış!
İşte bizim yeni at eti kullanım alanımız!
Adapazarı'nda bir pide salonunda yapılan denetimde, alınan et numunelerinden at veya eşek eti çıkmış. Adapazarlı’lar bu güne kadar ölmediği için bir sorun yok gibi görünse de, etik açıdan at eti yemek sakıncalı(!)
Dükkânın işletmecileri R.C. ve R.C. savcılıktaki ifadelerinde etleri N.T.'ye ait kasaptan aldıklarını söyleyerek fatura ibraz etmişler.
N.T. ise söz konusu faturanın karşılığında et vermediğini öne sürmüş.
Acaba faturayı neyin karşılığında verdi?
Üç zanlı hakkında, bozulmuş ve değiştirilmiş gıda ticareti yapmak suçundan, 1 yıl 4 aydan 6,5 yıla kadar hapis cezası ve bin 500 güne kadar adlî para cezası talepleriyle dava açılmış.
Avrupa’nın lazanyaları, bizim etli pide derken, bu milletin para kazanma hırsıyla nasıl baş edeceğiz?
Avrupa’nın değişik ülkelerindeki bu tür uygulamalarda, parlamenterler, bilim adamları, konunun üzerinde kafa yorup, at eti ile hazırlanan gıdaları yardıma muhtaç olan ailelere yedirelim gibi tarihi(!) öneriler yaparken, bizde bu konuya kafa yoran çıkmıyor.
Şimdi ne olacak?
İyi de yeni mi bu at eti olayı diye soracak olursanız, gündemde olduğu için söylüyorum. Yani Avrupa’da böyle bir olay olmasa, bizde gündeme bile gelmez!
Halka ucuz gıda satmak için yırtınan bu insanları(!) Taksim Meydanında sallandırıp, herkese örnek teşkil edilmesini sağlayalım diyeceğim ama Taksim’de Meydan da kalmadı.
Biz en iyisi bu gibi insanları Çamlıca Tepesinden sallandıralım ki herkes görsün diyecektim, bu sefer de o tepeye yapılacak cami nedeniyle, kurulacak darağacı çevreden görülmez oldu!
Bu şahıslara yapacak tek bir şey var o da; dosyalarını Ergenekon Davası ile birleştirmek!
Dosyalar o heybeye konuldu mu, içeriden çıkabilirlerse çıksınlar. Ne birinci, ne ikinci, ne üçüncü, ne de dördüncü yargı paketi etki edemez.
Ağlamadan sorumla Başbakan Yardımcımız da vicdan azabı içinde görevini yapar durur. Biliyorsunuz Sayın Arınç 4. Yargı paketinin içeriğinde Ergenekon suçlularına bir çözüm olmadığını açıklayarak, bu davaya bakan yargıçları uyardı.
Sayın Arınç, bu uyarı ile olası bir tahliye yanlışlığının önüne geçmiş oldu!
Bu arada kafama takılan bir konuyu size aktarmak istiyorum. Sayın Arınç; Danıştay Başkanı seçildiğinde “Ey güzel Allah’ım verdikçe veriyor” diye sevinç nidaları atmıştı. Danıştay Başkanı ve Yargıtay Başkanlarının bir toplantıdan yaptığı açıklamalardan sonra ne düşünüyor acaba?
At etinden girip, işi nerelere sürükledik.
At etinden pideleri hapur, hupur götürenlere afiyet şeker olsun!..