- Kategori
- Tarih
Atamızı anıyoruz, anlıyoruz ve seviyoruz

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Birinci Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünün 68. yıldönümünde onu bir kez daha minnet ve şükranla anıyoruz. Yıldönümleri bize o tarihe anlam kazandıran o tarihe önem kazandıran olayı değerlendirme fırsatı verir. 10 Kasım, Atatürk’ün sadece anıldığı değil değerinin ve büyüklüğünün bilinmesi, yaptığı ve başardıklarının anlaşılması fırsatı veren bir tarihtir.
Büyük Atatürk, ideolojik ve kuramcı yaklaşımlara hapsedilmeden kendisini bu devlete bağlı hisseden herkesin benimseyip sevmesi gereken bir insandır.
İstanbul’un fethini, milli görüşçülere, Ergenekon’u ülkücülere Atatürk’ü sevmeyi de resmi görüşe bırakamayız. Bunların hepsi bizimdir. Bu topraklarda yaşayan herkesin ortak değerleridir.
10 Kasımları yas günü olmaktan çıkarmak adına onu diğer günlerle eşit kılmak isteyenler bu ortak değerin yıpranmasına neden olurlar. Kalıplaşmış programlar yerine, onun değerini anlatan onu daha çok sevdirecek düzenlemeler yaparak yeni nesillere bu değerimizi aktarmalıyız.
Atatürk’ü hangi siyasi görüşten, hangi etnik yapıdan olursa olsun bu ülkede yaşayan herkesin sevmesi gerekir. Bu onu bir tabu kılmaz, bu bir kadirşinaslıktır, bu bir insanlıktır.
Bu topraklarda yaşayanlar, onun liderliği etrafında toplanarak, yanmış yıkılmış bu topraklarda yoktan bir devlet var etmişlerdir. Vatanlarını, yaşadıkları toprakları işgalden kurtaran bir halk ne yüce bir halktır, onlara liderlik eden ne yüce bir insandır.
Bunun değerini anlamayanlar, yakın tarihe ve yakınlarına baksınlar. Camilerde kurşuna dizilenleri, kutsal mekanları bombalananları düşünsünler…
Başka bir milletin esareti altında iken, Müslümanlıktan bahsedilebilir mi?
Büyük Atatürk'e şükranlarımızı her zaman ifade edelim, onun değerini, Cumhuriyetin değerini, bu ülkenin değerini, iyi bilelim.