- Kategori
- Tarih
Atatürk'ün başarısının sırrı ve öngörüleri...

www.milliyet.com.tr
Ziya Gökalp der ki:
“Düşünmek ve söylemek kolaydır, fakat uygulamak ve özellikle, doğru yolda olup, başarı ile sonuçlandırmak çok güçtür.” Ziya Gökalp, Mustafa Kemal’i tanıdıktan sonra daima hayranı kalmıştır. Çünkü devrimci olarak, en ileri Türkçülerin bile kurtulacaklarını sanmadıkları ortaçağ kurumlarını Atatürk, bir atılımda yıkmış ve Türk milliyetçiliğine engin ufukları o, açmıştı.
İnceleme yapmak amacıyla yurdunda konuk bulunan bir Amerikalı kadın gazeteci, bir gün Mustafa Kemal Atatürk’e sorar:
- İşlerinizde nasıl başarılı oluyorsunuz?
Bu soruyu Atatürk, şöyle cevaplar:
- Ben bir işte başarılı olacağımı düşünmem; o işe neler engel olur, diye düşünürüm. Engelleri ortadan kaldırdım mı, iş kendi kendine ilerler.
*****
Mustafa Kemal Selanik’te bir akşam, o zaman sağlık müfettişi olan eski Dışişleri bakanı doktor Tevfik Rüştü Aras, Nuri Conker, Salih Bozok beylerle birlikte sohbet ederlerken, devletin dış politikası söz konusu olmuş, bu arada da Mustafa Kemal acı eleştiriler yaptıktan sonra işi şakaya getirerek ve Tevfik Rüştü beyi göstererek der ki:
- Bu bozuk, yanlış politikayı, bir gün doktor aracılığıyla düzelttireceğim.
Yakın ve teklifsiz arkadaşı Nuri Bey küçükseyerek cevap verir:
- Ne… ne! Sen mi düzelteceksin?
Bunun üzerine aralarında şöyle bir konuşma geçmiş:
- Evet, Ben, doktoru Dışişleri Bakanı yapacağım. Bütün falsoları ona onartacağım. Nuri bey şakasına devam ederek:
- Demek sen doktoru Dışişleri Bakanı yapacaksın. Ya ben?
Seni de Vali ve Komutan yaparım.
Salih bey de söze girerek sorar:
Herhalde bu arada beni de bir şey yaparsın?
Salih seni yaver yapacağım ve yanımdan ayırmayacağım.
Nuri Bey yine dayanamaz:
- Allah’ını seversen sen ne olacaksın ki hepimize şimdiden böyle bir takım makamlar veriyorsun?
Mustafa Kemal’in cevabı:
- Bu memuriyetler, bu makamları veren ne olursa işte ben o olacağım.”
******
Bay Fuat Kızılkaya, Atatürk’e ait bir anısını şöyle anlatır:
“Hareket Ordusu Hadımköy’de toplandığı zaman, Mustafa Kemal bey, Meclisi Mebusan reisi Ahmet Rıza bey ile, ittihat ve terakki cemiyetinin ileri gelen bazı kişilerini Yeşilköy’e davet etmiş ve orada yapılan toplantıda; Ordu İstanbul’a girdikten sonra Osmanlı Hanedanının yönetimine son verilmesini ve yerine Cumhuriyet ilan olunmasını önermişti.
Bu öneriyi, o zaman olumlu karşılayarak kabul edenler, sonradan ordu İstanbul’a girince reddetmişlerdi. Mustafa Kemal bey bu durum karşısında Cemiyet ile ilişkisini keserek ayrılmıştır.
******
1907 yılı, Ağustos ayı…Selanik’in Beyaz kule parkında, siviller, subaylar masalara oturmuşlar, kendi aralarında konuşuyorlar. Bazıları fısıltı ile, bazıları hiçbir şeyi önemsemeden açıktan açığa… Bunların aralarında Kolağası Mustafa Kemal de var. Yüzbaşı Fuat’la konuşuyor. Konu, günün koşulları ve devletin geleceği… Mustafa Kemal, cebinden kalemini çıkartıyor, yanındaki arkadaşına sesleniyor:
- Fuat yanında boş bir kağıt var mı?
- Var, ne yapacaksın?
- Şimdi göreceksin!
- Peki buyur…
Mustafa Kemal, arkadaşından aldığı kağıda elindeki kalemle bir harita çiziyor. Bu Türkiye’nin bu günkü haritasının hemen hemen aynısıdır. Arkadaşına uzatıyor ve:
- İşte yurdumuzun haritası budur! Sakla bu kağıdı ileride gözlerinle göreceksin…
Yüzbaşı Fuat, haritayı inceliyor. İnanılacak şey değil. Bir ucu Bağdat’da, bir ucu Tuna’da koskoca imparatorluktan kala kala bu kadarcık toprak mı kalacak?...
- İmparatorluk bu kadar mı küçülecek yani?...
Atatürk, güvenli bir sesle cevaplıyor:
- Hiç kuşkun olmasın, o kadar!...
Yüzbaşı Fuat, bu kağıt parçasını saklıyor, gel zaman git zaman on üç yıl geçiyor, Erzurum Kurultayında “Ulusal Ant” kararı alınıyor, bir de bakıyor ki; 1907 de Mustafa Kemal’in Selanik’te Beyaz Parkta çizdiği haritanın sınırları, Ulusal Ant’ın çizgileri olmuş!
Atatürk nutkunda, “Benim kararım” başlığında özet olarak şöyle der:
“…Osmanlı Devletinin temelleri çökmüş, ömrü tükenmişti…Ortada bir avuç Türk’ün barındığı bir Anadolu (Ata Yurdu) kalmıştı.
Baylar, bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da ulus egemenliğine dayanan, tam bağımsız yeni bir Türk ulusu kurmak…”
Kaynak: Yapı ve Kredi Bankasının Atatürk’ün 100. Doğum yılı dolayısıyla hazırlattığı Vatan ve Hürriyet, Atatürk Başkomutan, Atatürk Başöğretmen adlı kitapları.