Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mayıs '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1947
 

Atatürk ve Eğitim

Atatürk ve Eğitim
 

En Büyük Baş öğretmen


Atatürk'ün gençlere verdiği önem ve onlardan geleceğe dönük beklentileri şüphesiz, " Ey Türk Gençliği " diye başlayan büyük yol haritasından ibaret değildir. Onun en büyük özlemi, eğitim alanında başarıya ulaşacak gençlerimizin, yalnız Türkiyenin değil, aynı zamanda insanlığın gelişmesinde, huzur ve refahında öncü rol oynayarak, dünya sahnesindeki yerini almasıydı. O denli güveniyordu Türk gençliğine.

" Atatürk eğitimin ve Okul'un doktrine edilmesi fikrine iltifat etmeyen sayılı dünya liderlerinden birisidir. Atatürk, eğitimin devamlı bir oluşum olduğuna, doğumdan ölüme kadar devam ettiğine inanmıştır." (*)

" Daha 1922' de ulusumuz var olmak veya olmamak günlerindeyken bir konuşmasında şunları söylemiştir. " Bu memleketin asıl sahibi ve toplumumuzun esas unsuru köylüdür. İşte bu köylüdür ki bu güne kadar eğitimden mahrum bırakılmıştır. Takip edeceğimiz eğitim politikasının temeli köylünün cehaletten kurtarılması olacaktır. Bir taraftan cehaletin giderilmesiyle uğraşırken bir taraftan da çocuklarımızı toplumsal ve ekonomik hayatlarında verimli, başarılı kılabilmek için gerekli olan bilgi ve maharetleri iş içinde ve iş vasıtasıyle vermek eğitim metodumuzun temelini teşkil etmelidir."

Hızla yol alabilmek, ve okuldaki başarıyı arttırmak yeni çağ insanlarının düşünce sistemlerine uyabilmek için önce bir Türk alfabesi yapılmıştı. Bunu, Millet mektepleri, Halkevleri, Köy Enstitüleri takip etmiştir. Temel bilgi ve becerilerin yaygın bir eğitim sistemi ile hızla Türk köylerindeki vatandaşlara verilmesi, ve sosyal, ekonomik sonuçlarının hızla alınması ve bunların iş içinde, iş vasıtasiyle kazandırılması öncelikli hedeflerindendi.

Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren tüm yurda yayılan, bu bir eşi görülmeyen hızlı kalkınma seferberliği, gençlerimizin eğitime dört elle ve büyük bir istekle sarılmaları, düşlerinin gerçekleşeceği yolunda umutlandırmıştı Atatürkü. Nitekim öyle de oldu,pırıl pırıl aydınlık eğitimli ve gelişime, değişime ayak uyduran yepyeni bir nesil fışkırıyordu Anadolu'dan.

Ne var ki, onun zamansız ölümüyle sahneye çıkan bazı politikacılar " bütün köylüleri okutursak koyunları, keçileri kim güdecek, pamukları kim toplayacak? diyebilmişlerdir. Ne hazindir, bugün 2007 'de hala çocuklarını okula göndermeyen anne ve babalarla ve yukarıdaki ziihniyetle mücadele etmek durumunda ülkemiz. Ve, çok gerilerde bıraktığımızı sandığımız bazı karanlık düşünce ve fikirlerin yeni filizlenmelerine tanık oluyoruz yüreğimiz burkularak.

Her şeye rağmen, çoğunluğu oluşturan gençlerimizin gönülden katılımıyla ard arda yapılan Cumhuriyet mitingleri göstermiştir ki, Atatürk'ün ektiği aydınlanma tohumları her türlü güçlüğün, zorluğun üstesinden gelebilecek kadar özümsenmiştir, bu mesaj içeride ve dışarıda herkes tarafından böyle algılanmalıdır. Atam, rahat uyu...


(*) K: M. Şükrü Koç/Atatürkçülük nedir? / Varlık yayınları


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 220
Toplam yorum
: 286
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1996
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

Yazmak, ufkun da ötesine taşan engin bir serüven gibi gelir bana ve gençlik yıllarımdan bu yana v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster