- Kategori
- Şiir
Ateş ve suyun hikayesi

Ateş bir gün su’yu görmüş yüce dağların ardında
Sevdalanmış onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
Yüreğindeki duruluğa
Demiş ki su’ya :
Gel sevdalım ol,
Hayatıma anlam veren mucizem ol…
Su dayanamamış ateş’in gözlerindeki sıcaklığa
“Al..” demiş ; “Yüreğim sana armağan.”
Sarılmış Ateş’le Su birbirlerine
Sıkıca, kopmamacasına…
Zamanla Su, buhar olmaya
Ateş, kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı…
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de,
Yüreğindeki kederi de
Alıp gitmiş uzak diyarlara Su…
Ateş kızmış, Ateş yakmış ormanları.
Aramış Su’yu diyarlar boyu,
Günler boyu, geceler boyu
Bir gün gelmiş, Su’ya varmış yolu
Bakmış, o duru gözlerine suyun
Biraz kırgın, biraz hırçın.
Ve o an anlamış;
Aşkın bazen gitmek olduğunu.
Ama gitmenin yitirmek olmadığını…
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.
İşte o zamandan beridir ki:
Ateş Su’dan,
Su Ateş’ten kaçar olmuş…
e_posta arşivimden
İnsan gücünün herşeye yetmediğini anlayabilmeli, bakmalı değer mi gitmeye? Ya vazgeçmeli mutlu olacaksa, ya da direnmeli zorluklara. Ama ortası olmamalı.... Sonuçta en güzeli insan vazgeçmek gerektiğinde vazgeçebilmelidir sessizce... Vazgeçmenin kaybetmek olmadığını bilerek...
Yüreğinizdeki sevgi daim olsun.