- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
ATEŞ YAKAR, SU SÖNDÜRÜR

16 Temmuz 2007 Seki yangınından
Bazı söylemler vardır, söylene söylene artık kanıksanır. Tıpkı, her orman yangınından sonra söylenen, “ <ı>Ciğerlerimiz yandıı>” sloganı gibi. "Ormanlar yurdun akciğerleridir" sözüne de katılmıyorum. Orman, illa vücutta bir organa benzetilecekse bu bence beyin'dir. Slogan da şöyle olmalıdır, "Beynimiz yandı". Birazcık ekolojik bilgisi olan aslında, "beyninin" yandığının farkında.
Başta, Orman Bakanı ve bakanlık çalışanlarının telaş ve gayreti bu yüzdendir. Eski Çevre ve Orman Bakanı Sayın Pepe, bir röportajında, "<ı>Rüyasında bile orman söndürdüğünüı>" söylüyordu. Bir de, yangın söndürme ekipleri içinde yer alanlara sorun, her saniye " <ı>Orman söndürdüklerini söyleyeceklerdirı>". Sıcak alevlerin içinde orman yangını ile mücadele etmek hiç kolay değildir. Ortalama 1000 yangının çıktığı ülkemizde, Orman Bakanlığının yangınla mücadelesinde 75’i bulan şehidi vardır. Sürekli risk altında çalışan orman işçi ve orman mühendisleri, bu yurdun yeşilini korumak için gece – gündüz demeden bekliyorlar.
Ben en çok, televizyonun karşısına geçip, " <ı>Vah vah, tüh tühı> " çekenlerin çoktan yanmış beyinleri için üzülüyorum. Bu zorlu mücadeleyi, Tv den seyretmek ile yangın mahallinde olmak çok farklı şeylerdir.
Gazetelerde en çok kullanılan manşetlerden biri de şu; " <ı>Orman bakanı istifa etmeli!ı>" Neden etmeli? "<ı>Yetersiz ve tedbirsiz davrandığı için.ı>" Katılmıyorum.<ı>ı>
Hangi hükümet, hangi bakan başta olursa olsun ormanlar yanacaktır. Önemli olan en az zararla yangını atlatmaktır.
Diğer doğal kaynaklarımız gibi Ormanlarımız üzerindeki sosyal, ekonomik, siyasi baskılar gün geçtikçe artmakta. Ama biz hala, “ormanı odun, toprağı arazi, suyu sınırsız “ sanıyoruz.
TEMA'nın 10 Milyar Meşe Kampanyasını sürdürürken ilginç diyaloglar yaşamıştım. "<ı>Bir meşe de siz almak ister misiniz?"ı> soruma biri," <ı>Alanya'ya yoksa almamı>", bir başkası, "<ı>Alanya'ya ekilecekse bir lira vermem"ı>, bir başkası," <ı>Hocam ben bu hafta sonu Yayla'da 10 ceviz, 5 badem, 20 portakal diktim,başkaları hayır yapsın"ı> demişti.
Katılım bedeli 1 YTL (bir milyon türk lirası) için, ne kadar çok "yanmış beyin" görmüştüm.
Yangında dahil olmak üzere tüm felaketlerin ardından, "insan davranış ve tutumunda" eksiklikler sıralanır; kasıt, ihmal, tedbirsizlik, dikkatsizlik, faili meçhul … Ve yangınlar ardından yanan ağaç türleri, miktarı ve alanı yazılır çizilir. Ancak, yangının ekonomisi çıkarılmaz. Söndürme, işçi, mazot, iletişim, yeniden tesis vb. masrafları nedir? Kısaca, " <ı>Kaç param yandıı>? " hesabı. Aslında yanan bir ormanın tam maliyetini çıkaracak hiçbir skala da yoktur.
Ormanın ürettiği oksijenin, aküferlere indirdiği suyun, temizlediği havanın, yaban hayatına yaptığı katkının, tuttuğu toprağın hesabını nasıl yapacaksınız?
Şu kesin, orman yangınlarında “insan hatası “ yüzde 97. Bir de yazı ile yazalım; DOKSANYEDİ.
Bu şu demektir; bu memlekette her yüz kişiden 97'sinin beyni yanık!
Bir ağacın 2000 fonksiyonel değeri ve 7000 endüstriyel kullanım yeri olduğunu hatırlatarak orman varlığımızı, sürdürülebilir yaşam kaynağımız olarak görmeliyiz. Aptallık, bilinçsizlik, bencillik uğruna yakılan ormanlarımız için seyirci kalmamalıyız / kalamayız.
Türkiye çöl olmadan; ormansızlaşmayı bir milli mücadele olarak olarak görmeli, havamıza suyumuza ve toprağımıza sahip çıkmalıyız.
Unutmayın; ateş yakar, su (bulursan) söndürür.