​ Atışında ıskalama olmasın felek / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '09

 
Kategori
Deneme
 

Atışında ıskalama olmasın felek

“git / bir sözcüğü demesi bu kadar koyar mı adama” …

Sakın yanılma, sana değil kendime yanıyorum şimdi. Sende giden bana, bende kalan sana sonra… Ömrümden kendi payını al da git.

Saçlarının kokusu genzimi yakarken, o kokuyu başkalarının almasına, solumasına nasıl bir bünyeyle katlanabilirim ki…

Gözlerinde kalabalıklaşan ben, gurbetinde sızlayan bir sıla olurum. Kaldıramam, böyle bir yılgı ayrılığını. Kaldıramam, benden sonra yaşaracak gözlerindeki mahremiyetimi.

Yanarım sonra, ansızın saplanan bir bıçak olursun, koyar bana. Kanım, ağıtları biriktirir damarlarımda. Duyunca adını, varlığına yokluğuna küfrederim, ağdalı sözcüklerle ciğerime işlerim seni.

Sana sunduğum çocukluğa dair ne varsa, sen de çiğner geçersin. Adımı, sıfatımı ve çocukluk fotoğrafımı en yakın çöplüğe istiflersin. Bildiğin gibi değilim artık ben, yenik ve yanık bir yalnızlık ezgisi var dudaklarımda.

Çölünü kaybeden mecnun, sabıkalıdır bütün seviye dair iklimlerde…

Bulunduğu konum, kedinin konulduğu kutu olan bir öğrenci kantininde seninle soluma ihtimali, fitilimi ateşler. Bu kadar olur mu, kuruyup sararıp solacak kadar…

Sokağın köşesinde, kaba bir kıskançlıkla seni beklerken, sen kentin otogarında az sonra kalkacak bir otobüsün biletli yolcususundur. Biletimi yakarım içimde, içimi de yakar o bilet, külünü ve bütün yakılan ve beni yakan biletlerin külünü içtiğim bana zıkkım olan ne kadar şey varsa, hepsinin içine boca ederim. Öfke yıldırsın beni diye…

Kalabalıklar silah kuşanmıştır artık, sensizliğin yumuşak karnından beni vurmaya hazırlanan… Atışında ıskalama olmasın felek, tutanaklarını ölümüme göre tut, ölüm bile erteleyemezse ayrılığı…

Yolculuğunu düşünürüm sonra, yolculuğun boyunca mola verilecek dinlenme tesislerindeki hallerini. Her mola yerinde, elinde solmuş bir çiçekle seni bekleyen, ağladı ağlayacak bir şaşkın olurum sonra. Kızınca kendime, kızarırım da karşında…

Nasıl alınır, şaşarım, bu kadar ıssız ve bir başına yolculaşmaların, kanatma numaralı biletleri. Ayrılık ertelemeye gelmez sakın deme…

Düşüne düşüne düşlerimde yaşlanırım, seninle açık veren hesaplaşmanın hesabını veremem ama kendime. Koyan yalnızlık olmaz, feleğin sapladığı bıçak olur sırtımda...

 
Toplam blog
: 55
: 383
Kayıt tarihi
: 27.01.09
 
 

1975’te Ankara’da doğdu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme Bölümü’nü bitirdi. Şiirleri..