- Kategori
- Spor
Avrupa futbolu ve diğerleri

Çeyrek finaller öncesinde hazır bir de boşluk bulmuşken ertelediğimiz tartışmamızı burada yapmaya çalışalım.
Son sekiz takım arasında; 3 Avrupalı (Almanya, Hollanda, İspanya) 4 Amerikalı (Brezilya, Arjantin, Uruguay, Paraguay) 1 Afrikalı (Gana) ülke kaldı. Sanırım bu takımlarda "şu hak etmemişti" diyebileceğimiz bir takım yok. Belki biraz Paraguay'ın penaltılarla tur atladığı için küçük bir fikir ayrılığına düşebiliriz.
Bu dünya kupası Avrupa kıtasından 13, Asya'dan 4, Güney Amerika'dan 5, Kuzey Amerika'dan 3, Afrika'dan 6, ve Okyanusya'dan 1 takım katıldığını göz önünde bulundurursak Avrupalıların kesin bir başarısızlık yaşadığını söyleyebiliriz. Güney Amerika'nın 5'te 4 gibi yüksek bir başarı oranı yakaladığını ve hatta Afrika'nın bütün bu kıtalar içinde gelişmişliğinin en geride olduğu hesap edilirse tek takımın bile önemli bir başarı göstergesi olduğunu görmek mümkündür.
Avrupa futbolunun diğerlerinden belirgin bir farkı olduğunu da bir çok karşılaşmada gözlemleme şansı yakaladık.
Avrupa futbolu genel olarak oyunu dar alana sıkıştırıp, geride sağlam bir defans hattı kurarak rakibin oyununu kontrol etme üzerine kurulmuşken; diğerlerinin büyük bölümünde bunun tam tersi olduğunun örnek karşılaşmalarını izledik.
Özellikle Afrika temsilcileri oyunu sahanın geneline yayarak hücum etmeyi seçerken, Güney Amerikalılar daha dengeliydiler. Güney Afrika, Fildişi Sahilleri gibi ülkeler çok iyi futbol oynamalarına rağmen averaj veya tek bir puan farklı ile 2. tura çıkamadılar.
Grup maçlarında sonuncu olarak elenen Avrupa temsilcileri arasında geçen senenin finalistleri olan İtalya ve Fransa'nın olması çok ilginç bir göstergeydi.
İtalya o insana zevk vermeyen Avrupa futbolunun dünyadaki tipik bir örneğidir, yıllardır aynı futbol ve taktikle şampiyon olmuştur. Bugün bir çok insana Uruguay'ı mı yoksa İtalya'yı mı izlemek istediği sorulsa kuşkusuz Güney Amerika temsilcisini tercih edenlerin sayısı daha fazla olacaktır.
Fransa'nın durumu çok daha vahimdir; çünkü futbol adına hiçbir şey yoktur. Bütün Fransa karşılaşmalarını yakından izlemiş biri olarak Fransa'nın yapmaya çalıştığını anlayamadığımı hatta tamamen rastlantısal bir başarının peşinden koştuğunu hemen söyleyebilirim.
İngiltere'nin durumu ise tam bir hayal kırıklığı oldu. Capello'nun elinde olan takımın karakterini anlamamış olduğunu görmek, bunu dördüncü maç sonunda tam olarak anlamış olmak, İngiltere'nin kazanmasını isteyen biri olarak beni çok üzdü.
Avrupa'nın Latin temsilcileri olan Portekiz ve İspanya'yı bu gruplamadan dışarı almak gerekiyor. Her iki ekibin 2. turda birbirlerine rakip olması her ikisi için de büyük şanssızlıktı.
Almanya Avrupa futbolunda farklı bir yeri olan bir ülke oldu her zaman. İtalya kadar iyi defans hattı oldu ancak çok da yetenekli ofansif oyunculara sahip oldu. Güç ve teknik birleşince zaten İngiltere'yi bile ne hale getirebileceğini çok yakından izledik.
Uzay Gökerman