- Kategori
- Ekonomi - Finans
Avrupa'ya oh olsun da, biz kimle ticaret yapacağız?

Avrupa’daki ekonomik krizden Türkiye’nin etkilenmemesi, hiç şüphesiz iktidarın en önemli övünç kaynağı. Medyadaki ekonomik değerlendirmelerde de Türk Ekonomisinin bu krizden etkilenmemesi yine bir övünç konusu olmakta. Toplum içinde de insanlar, Avrupa’daki krizden bahsederken, oh olsun bir de bizi beğenmezler türünden yorumlarla sık sık karşılaşır olduk.
Peki, bu değerlendirmeler yapılırken, ticaretimizin %50 sini Avrupa ile yaptığımız aklımıza geliyor mu?
Türkiye’nin en önemli doğrudan yatırım kaynağı yine Avrupa.
Cari açığı kapatmak ve böylece ekonomik istikrarı korumak için, ülkemize her ay ihracat, doğrudan yatırım ve sıcak para olarak, 4 milyar Dolar artı döviz girmesi gerekiyor ki, bu paranın en önemli kaynağı Avrupa.
Krizin derinleşmesiyle Avrupa nüfusunun gelirinin önemli oranda azalması, işsizliğin artması ve kemer sıkma politikaları yüzünden, ihracatımızın olumsuz yönde etkilenmesi kaçınılmazdır.
Avrupalı yatırımcıların kendi ülkelerindeki kriz nedeniyle, dış yatırımlarını durdurmalarından da yine Türkiye olumsuz yönde etkilenecektir.
Kriz nedeniyle geliri düşen ve işsiz kalan Avrupalıların tatil planlarını yeniden gözden geçirmeleri de turizmimizi yine olumsuz yönde etkileyecektir.
Ya kriz gitgide daha da derinleşir ve riskten kaçış Türkiye’yi de içine alırsa?
Türkiye’nin yakalandığı krizlerden bir yıl içinde çıkması ve fazla derin yara almamasının en önemli sebebi de, çevresinde kriz olmaması idi. Böylece değeri düşen TL ile ihracatımız artıyor, ayrıca krizden çıkabilmemiz için gerekli kredileri de bulabiliyorduk.
Şimdi ise durum farklı. Ve kriz bütün Dünyayı etkilemekte.
Bu durumda kriz bizi de içine çekerse, bu kez kurtulmamız hiçte kolay olmayacaktır.
Avrupa batıyor ama maşallah biz çok iyiyiz, bize bir şey olmuyor, türünden değerlendirmelerin, küreselleşen Dünyada görüldüğü gibi bir mantığı yoktur.
AHMET ELDEN