​ Avuçlarımın içindeki bronz kum tanecikleri / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '12

 
Kategori
Deneme
 

Avuçlarımın içindeki bronz kum tanecikleri

Avuçlarımın içindeki bronz kum tanecikleri
 

Bronz Kum Taneciği


Aslında oldukça geç başlamıştı bu işlere…

Üstelik fazla zamanının kalmadığını da biliyordu...

Kum saatindeki üst bölmesindeki kumların hızla aşağıya doğru aktığını artık hissedebiliyordu... Oysa 40’ ına gelene kadar hiç böyle hissetmemişti!

İlk gençliğinde, kum saatine baktığı zaman üst bölmedeki kum taneciklerinin bulunduğu seviye sanki hep aynı yerdeymiş gibi görünürdü ona…

Ne zaman ki alt bölmedeki kum tepeceği yükselmeye başladı, işte o zaman yukarıdaki kum taneciklerinin sonsuza dek orada duramayacağını ve her şeyin bir su gibi akıp gideceğini anladı…

Sonra bir gece bir rüya gördü… Rüyasında, koyu lacivert okyanus en derin yerinden bir avuç altın renkli kum, bir avuç gümüş renkli kum ve bir avuç bronz renkli kum bulup çıkarıp, kum saatinin üst bölmesine ilave ederse tüm zamanı donduracaktı.

Uyandığında ilk iş olarak tuttu, fırlattı kendini engin bir okyanusun içine… Tüm isteği, nefesinin yettiği yere kadar, taaaa en derinlere inmek ve dibe vurmaktı…

Dibe vurduktan sonra altın, gümüş ve bronz kumlardan avuçlarını doldurmak, son nefesi tükenmek üzereyken yutkuna yutkuna bir ok gibi su yüzüne çıkıp, topladığı kum taneciklerini, kum saatinin üstündeki bölmedeki tükenmek üzere olan kumların üzerine eklemek istiyordu…

İşe yarayıp yaramayacağından pek emin değildi ama “Hiçbir şey yapmadan kum taneciklerinin tükenişini izlemekten iyidir.” diye düşünüyordu.

İşte o gün bugündür mavi derinliklere dalmaya başladı.

Onun, hergün okyanusa doğru pervasızca koştuğunu ve derinlere dalmaya çalıştığını gören bilge bir balıkçı, elde etmek istediği 3 ayrı renk kum için çok uzun yıllar boyunca çalışması gerektiğini söylediğinde ilk zamanlar inanmamıştı hiç… Hatta içinden “Hadi be adam sende!” bile demişti…

Aradan beş koca yıl geçmişti ama hala elinde hiç renkli kum yoktu… Beş koca yıl… Yoksa bilge balıkçı haklı mıydı? Boş bir rüyanın peşinden mi koşuyordu yoksa? Ya yoksa…

Yavaş yavaş bilge balıkçıya hak vermeye başlamıştı ki, o gün derinlere doğru bakarken birden suyun dibinde bronz renkli bir parlama gözünü aldı. Hiç düşünmeden daldı en derine… Bir ara su bulandı, her şey birbiri ile iç içe girdi. Kafası karışmıştı. “Derine mi gidiyorum yoksa yüzeye mi?” derken tam da her şey den vazgeçeceği anda parmaklarını uzatsa ulaşabileceği yere geldiğini fark etti. İşte oradaydı, bronz kum tanecikleri… Uzandı ve aldı bronz kumları…

Artık rüyadaki sihrin gerçekleşmesi için geriye iki büyük şanslı dalış daha kalmıştı…

Fakat fazla zamanı da kalmamıştı… Kum saati hızla boşlamaya devam ediyordu...

Kütahya Triatlonu’ nda kazandığım ve hayatımdaki ilk kürsü madalyam olan bronz madalyamı beni, tanıdığım günden bu yana destekleyen çok sevgili dostum Hasan Hakan Koç ve Cylingtr’ ye armağan ediyorum.

 
Toplam blog
: 180
: 4439
Kayıt tarihi
: 01.08.08
 
 

Kısaca -Yaş Grubu Türkiye Triatlon Şampiyonu, Vegan Triatlet, Türkiye Triatlon Federasyonu Eski B..