- Kategori
- Gündelik Yaşam
Ay ile derin sohbetler

Küçük bir çocukken Ay ile sohbet etmeyi çok severdim. Özelliklede sıcak yaz akşamlarında penceremi açar ve başımı yıldızlarla ışıl ışıl parlayan semaya dikip Ay ile konuşur, ona düşüncelerimi ve duygularımı anlatırdım. Bir önceki sohbetimizden bu yana hayatımda olup biten her şeyi onunla paylaşırdım.
Küçücük bir çocukken dediysem sanmayın ki bu sohbetler üç beş yaşlarındayken ediliyordu. Nerdeyse on üç on dört yaşlarıma kadar devam ettim Ay ile konuşmaya. Onun sadece bir gök cismi olduğunu ve beni anlayamayacağını bile bile… Belki de Ay yüzeyindeki o kocaman kraterler aydınlık bir yüzdeki gözleri ve ağzı çağrıştırdığı için bana, onu gecenin karanlığını aydınlatan sıcak bir dost yüzü gibi görmek istiyordum o zamanlar.
Sadece odamın penceresindeyken değil arabayla eve giderken de konuşurdum Ay ile. Biz ne kadar çok yol alırsak alalım onun hep aynı yerde başımın üzerinde durmaya devam etmesi beni mutlu ederdi ve teşekkür ederdim Ay'a beni hiç terk etmeyip tüm yol boyunca arkadaşlığımı paylaştığı için. Hayal gücü geniş bir çocuktum ben ve sadece yaşanmışlıklarımı değil hayallerimi de paylaşırdım Ay ile. O ise hiç değişmeyen gülümser yüz ifadesiyle beni dinler ve adeta daha da fazlasını anlatmam için beni dürtüklerdi.
Neden Ay ile konuşmayı seviyordum bilmiyorum ama seviyordum. Belki de insanlara anlatmaktan çekindiğim şeyleri onunla korkmadan ve ürkmeden paylaşabildiğim için, belki de etrafımda gerçekten içimi dökebileceğim bir insana sahip olmadığımı düşündüğüm için…Artık yetişkin bir insan oldum. Eski günlerdeki gibi sohbet etmiyoruz artık onunla. Ne zaman Ay ile konuşmaz oldum tam olarak onu da anımsamıyorum ama bir noktadan sonra eski dostumla arama ister istemez bir mesafe girdi.
Bazı akşamlar üzerime hüzün duygusu çöktüğünde pencereden başımı çıkarıp eski dostuma bakıyorum ve çocukluğumun Ay ışığıyla bezenmiş yaz akşamları geliyor aklıma gülümsüyorum…