- Kategori
- Aşk - Evlilik
Aynanı kırdın

Oyuncaklarını elinden alıyorum. Gözlerindeki saf parlaklık yerini tereddütlü bir öfkeye bırakıyor. Zaman yok güzelim.
Öfkenin geçmesi için gerekli zaman yok. Bunu biliyorum ve sen gözlerimin önünde geri dönemiyorsun. İçimde kahkahalarla seni vurdum. Ok tam kalbine saplandı. Artık yalvara yalvara öleceksin. Sorumlu ben değilim. Sana yüz kere oyuncaklarla oynama demiştim. Oynama… oynama.
Aslında benim oynama demem de saçmaydı çünkü sen çocuktun ve her şeyle oynuyordun.
İlk defa birisi sana oynama demişti ve saçmaydı. Hayatta başka bir şey yoktu ki, hep oyuncaklar vardı. Çocuk oyuncakları... hatta bir keresinde yüzünü oldukça ciddileştirerek uzun uzun bana bakmış "Bu iş çocuk oyuncağı değil" demiştin. Oyundan başka bir şey bilmeyen sen, oyun içinde oyun oynamıştın. Başka ne oyunlar oynuyorsun? Evcilik oynuyorsun… kurşun askerleri dizip hepsini hizaya sokuyorsun, bir sürü kurşun askerin yanına iki tane daha koymak istiyorsun. Aynı ciddi suratlar, aynı elbiseler, aynı düşünceler, aynı kurallar. İçinde dışarıdan mutlu gözüken ama kişiliklerini yitirmiş, tek amaçları bol para kazanıp, kurallar içinde yaşayan sıradan kurşun askerler. Onların ara sıra elbiselerini başka renge boyayarak veya yerlerini değiştirerek veya süt içiriyor gibi yaparak değişik veya hür olduklarına mı inandıracaksın. Zavallı sen. Birgün birisi oyuncaklarını elinden alacak. O zaman sen kendin için hiçbirşey yapmadığını görerek sürekli ağlayacaksın. Belki ara sıra hayal gördüğünü sandığın birkaç mutlu anını yanlışlıkla yaşadıysan işte yaşadığın günler ve var olan odur. Öbürleri yoklukla birleşecek ve yoklukta kaybolacaktır.
Küçükken çok küçükken babası kendisini terk eden bir kız tanıyordum. Ölünceye kadar babasından nefret etti. Nefret bütün bedeninde hayat buldu. Herkes bir gün kendini terk edecek diye korkusundan hayatı kendine zindan etti. Eğer o daha atik davranıp nefreti terk etseydi, kendi için yaşamayı öğrenecekti.
Kendi için yaşamak demek hayatı paylaşmak demektir. Paylaşmanın güzelliği insanın yüzünde güller açtırır. Paylaşamayan, güzelliği göremez aynaya bakmayan nasıl kendini göremezse, paylaşmayı bilmeyen, aynasız yaşamaya mahkumdur. Kendi güzelliğin ancak bir başkasında görülür. Ben yoksam sen de yoksun. Çünkü ben senin aynandım. Aynanı kırdın. Ne yaparsan yap sana mutluluk haram.