- Kategori
- Futbol
Aziz Yıldırım, Platini’ye mektup yazdı; hangi soruları sordu?

Aziz Yıldırım, öyle pes edecek adam değil.
Öyle anlaşılıyor ki, gerçekleri ortaya çıkarmak için sonuna kadar savaşacak, teslim olmayacak, “en az zararla paçayı kurtarma” dayatmalarına kapıları kapatacak.
Direnecek, olumsuzlukların umutsuzluğuna düşmeyecek.
Umutsuzluğa düşmek, teslim olmaktır!
Hele, haklı olduğu halde, kendisine haksızlık yapıldığına inanan inançlı insanlar, teslim olmamayı, bir yaşam tarzı sayarlar. Zoru görünce, tehlike olasılığı karşısında pısan, kabuğuna çekilen, yeri geldiğinde de kendini kurtarmak için en yakınını satmaktan utanç duymayanlar, onurlu direnişleri kavrayamaz!
Direnmeyi, kendi hakkını olduğu kadar, başkalarının da hakkını savunmayı bir insanlık görevi sayanların niye arkasından gidildiğini, dar kalıplar içinde kalanlar anlayamazlar.
*****
Aziz Yıldırım, mahkemenin başlayacağı, savunma yapacağı, iddiaları çürüteceği günleri bekliyor. Bu arada yazdığı mektup, yaptığı açıklamalarla, kamuoyunu aydınlatmakta, karar vericileri/ TFF/ UEFA/ Kulüpler Birliği'ni uyarmakta...
Aziz Yıldırım, dün avukatları aracılığıyla Platini’ye bir mektup yazdı.
Mektup, “Fenerbahçe Futbol takımının taraf olduğu davada, tarafımızca henüz cevap hakkımız kullanılmadan sadece bir yığın iddiadan ibaret 'İddianame'nin 'tek ve kesin delil' olarak kullanılmak üzere size ve CAS mahkemesindeki dosyaya sunulduğunu öğrenmiş bulunmaktayım.” cümlesiyle başlıyor.
Bu cümleden de anlaşıldığı gibi, TFF, Fenerbahçe’yi suçlu kılmak için her yola, “delil” diye her “iddia”yı gerçek diye sunma yoluna başvuracak, başvuruyor. Bu bakımdan Aziz Yıldırım, Platini’yi uyarmak gereğini duyuyor.
Ne diyor Aziz Yıldırım?
“Bu iddialar yığını, maalesef ülkemizde geçerli olan ancak çağdaş Avrupa hukuku tarafından asla kabul görmeyen 'Özel Yetkili' olarak adlandırılan 'Kişi ve Kurumlar" tarafından hazırlanmıştır... Spor Hukuku alanında hiçbir uzmanlığı bulunmayan' Emniyet birimleri" tarafından düzenlenmiş olduğu hususudur.”
Aziz Yıldırım, Platini’ye sorumluluklarını anımsatıyor:
“Delil olarak, bu ilke ve prensiplere tamamen karşı usullerle tanzim edilen bu "iddia yığınını"nın sahiplenilmesinin doğuracağı sorumluluk, tamamen tarafınıza ait olacaktır.”
Aziz Yıldırım’ın mektubundan anlaşıldığı gibi, TFF, CAS’a gönderdiği savunmada “iddianame”yi "Tek ve Kesin Delil" olarak sunmuştur.
*****
Aziz Yıldırım, Platini’ye ilginç sorular yöneltiyor.
O sorulardan birkaçı:
UEFA’nın elinde Özel Yetkili Savcı imzasıyla düzenlenmiş kaç adet iddianame bulunmaktadır?
02.11.2011 ve 02.12.2011 tarihlerinde düzenlenen iki farklı tarihli iki iddianame de UEFA’da mevcut mudur?
UEFA nezdinde ve UEFA’ya üye hangi ülkede, üzerinde ve içeriğinde tahrifat olan bu tip bir belgeye itibar edilir?
"Transfer Şikesi" adı altında Uluslararası Spor Hukukunda düzenlenen bir ihlal ya da suç tipi var mıdır?
Transferin karşı tarafı olan kulüp başkanı ve yöneticiler iddianamede sanık dahi değil iken bizler neden 7 aydır tutuklu durumdayız?
Fenerbahçe’nin tüm maç görüntüleri izlendiğinde, Fransız Takımı Olympigue Lyonnais’in 7-1’lik galibiyeti ile sonuçlanan müsabakayla bu maçlar arasında benzerlikler var mıdır?
2007 Ağustos ayında hem de Fenerbahçe’nin şampiyon olduğu sezon, tarafımdan bizzat verilen ve Türkiye’deki futbolla ilgili şike, teşvik ve hakem olaylarını anlatan iki adet dosyanın akıbeti nedir ve bu dosya ile ilgili olarak ne gibi işlemler yapılmıştır?
Müfettiş Cornu’ ya yarım gün içinde Fenerbahçe’nin eylemlerini ve şike dosyasını anlatan İlhan HELVACI’nın, aynı zamanda UEFA’da üstelik de başmüfettiş Cornu’nun alt kadrosunda görevli olduğu öte yandan aynı Helvacı’nın Sayın Cornu’nun CAS’a sunduğu raporun da "yalan" olduğunu söylediği düşünüldüğünde bu normal karşılanabilir mi?
*****
Aziz Yıldırım’ın soruları, iş olsun diye sorulan sorular değildir. İleride kimbilir daha ne gibi sorular sorulacak, yanıtlar alınacaktır? Onun için bizdeki ve CAS’taki mahkeme merakla bekleniyor.
Bekleme sabrı olmayan ne yapıyor?
Asın kesin, geç kaldınız, daha ne bekliyorsunuz?
Neye göre?
İddialara göre...
Oysa hakkında iddialar olanlara savunması hakkı ne olacak?
İddialara dayanarak hüküm verilecekse, mahkemeler niye var?
TURGUT ÇELİK/ Mersin