- Kategori
- Futbol
Aziz Yıldırım’ın “yeniden yargılanma” talebi niye ürkütüyor?

Sorular, Kapınızı Çalar
17 Aralık, bir “yeni dönem”in açıldığının işareti sayılabilir mi?
“Yeni dönem”, ÖYM’lerin baktığı davalardaki haksızlık, hukuksuzluk iddialarının ortadan kaldırılmasını sağlar, “adil yargılanma”nın yolunu açabilir mi?
Kapı açılmadığı sürece, sorular da sürer, ama biz konuyu sınırlandırarak, bir soru soralım:
Kamuoyuna “şike” diye sunulan davada da “yeniden yargılama” olacak mı?
“Girişimler”, böyle bir olasılığı gündemde tutuyor.
Ama “ucu açık”...
(Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la görüştükten sonra, ÖYM’lerle ilgili ne yapılması gerektiği açıkladı: Yargıtay’da bekleyen davalar için, hiçbir takdir yetkisi bırakmayan bir yasa hükmü çıkartarak, Yargıtay'ın, davanın görev yönünden bozulması kararını vermesini sağlamak.)
*****
Hariçten Gazel Okuyanların Telaşı
“Yeniden yargılanma” gündeme düştüğünden beri, rahatsız olanlar oldu. Bu rahatsızlık, türlü yollarla dile getiriliyor. Haktan hukuktan söz edenler çoğaldı. Soruşturmanın “kapsama alanı” dışında kalanlar, tavırlarına bakılırsa, bir alem!..
Söylenen ne?
Ne gereği var, zaten karar verildi!
Yargılanan ve mahkum olan, yargılama sırasında usulsüzlük yapıldığı, lehlerine olan delil ve tanıklara itibar edilmediği iddiasındaysa, yeni yargılamada bunların göz önünde tutulması gerekir. Yoksa “yeniden yargılanma”da “eski tas eski hamam” misali bir durum, “tekrarın tekrarı”ndan başka bir şey olmaz.
Yeni bir yargılama talebi ve olasılığı, kimilerini nasıl da telaşlandırıyor!
Bu durum, “Anlamak mümkün değil” yerine, “Telaşın nedeni anlaşılmıyor mu?” demeyi gerektiriyor. Çünkü yeni durumla ortaya çıkacak “gerçekler”, topluma “gerçek” diye sunulanların ne olduğunu, sunulanların açmazlarını gösterecektir.
Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının suçlu olduklarına kesinlikle inananlar, “Açın yolu, gelsin boylarının ölçüsünü alsınlar?” deme yerine, ne değişecek yaklaşımıyla, yeniden yargılanma yolu açılmasın istiyorlar.
*****
Tek Bir Örnek, Dünyaya Bedeldir
Polis, düne kadar ne yazar/dı?
Destan...
Platini’ye göre de, Fenerbahçe’ye mahkum etmek için, bir zamanlar “fezleke” yazdı; bu da yetti.
İyi de, 3 Temmuz sürecinde şu ilk örnek, “yeniden yargılanmak” için yetmez mi?
“İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü Laboratuvarı’na ait şahsımla ilgili yapılan laboratuvar test sonuçlarına ilişkin belgeleri sunuyorum. Sunduğum belgeden de görüleceği gibi hasta adı olarak benim adım yani Aziz Yıldırım yazılıdır. Bunun karşı tarafında ise Metris 1 ve 2 nolu Kapalı Cezaevi İnfaz Kurumu olarak adresim (...) yazılıdır.
Bu test sonucunu biz savcılığa sevkim yapılmadan önce polis tarafından anjiyo yapılmak maksadıyla hastaneye gittiğim sırada düzenlenmiş bir rapor olarak aldık. Dikkat edileceği gibi daha savcılığa sevk edilmeden suçlu bulunup adresimde kapalı cezaevi olarak gösterilmektedir.”
Aziz Yıldırım’ın bu ifadesinden ne anlıyoruz?
Niye yeniden yargılanmak istemenin dayanağını...
*****
“Ucu Açık” Olasılık
Söylenecek söz, “bir atımlık barut” gibi bitince, gelişmeler karşısında şaşkınlık, telaş, yangın misali bacayı sarar!..
Neydi, ne oldu?
“Şike, şike”, “kime, kümeye” diye bağıranlar, zamanla insafa geldiler!..
Fenerbahçe, “şike” yapmadı; Aykut Kocaman ve futbolcuları tertemiz!
Aziz Yıldırım, “kirli işler”in adresi olarak gösterildi!.
Öyleyse, Fenerbahçe’ye kesilen cezalar da neyin nesi oluyor?
Aziz Yıldırım’ın, niye yeniden yargılanmak istediğini anlamamak, bir zeka sorunudur!..
“Yeniden yargılanacak da ne olacak?” deniyor. Onlara göre, her şey olmuş bitmiş, bundan sonra bir şey değişmez. Bununla yetinmiyor, “değişmez”i, “değiştirilemez”e getirip bağlıyorlar.
Oysa, bir “komplo” karşısında olduğunu, kendi üzerinden Fenerbahçe’nin vurulmak istendiğini, davanın “Şike davası değil, siyasi bir dava” olduğu söyleyen bir Aziz Yıldırım var.
“Yeniden yargılanacak da ne olacak?” diyenler, bu “ucu açık” olasılıktan bile ürküyorlar.
(Öneriler bir yana, Yargıtay’ın nasıl bir karar vereceği konusunda beylik söz belli: Adalete güveniyoruz. Ama tahminseverlerin işi kolay, atarsın, tutar; çünkü tutturma olasılığı yüzde elli. Unutmayalım, tutturdum diye övünenlere, ancak gülünür.)
Son söz:
Kapılar bir açılsa da, içeride olup biteni bir görsek!..
http://www.facebook.com/turgutcelik
https://twitter.com/#!/turgutcelik