- Kategori
- Dünya
Baba, Evlat ve Devlet
Bir babanın evladına vereceği tavsiyeler bellidir; nedir bunlar? Öncelikle bu babanın iyi bir baba olduğunu varsayıyoruz. Değil mi?
Baba çocuklarına zamanlarını güzel değerlendirmelerini, paralarını tutumlu harcamalarını biriktirmesini, parasını çarçur etmemesini yalan söylememesini, çevresindeki insanlara dikkat etmesini arkadaş seçimine dikkat etmesini, çalışmasını, tembellik etmemesini, muhafazakâr ise manevi yönden çocuğunu yetiştirmek isterken, muhafazakâr değilse başka önerilerde bulunabilir. Yani ancak hiçbir baba bugün buldun bugün ye, paranı çarçur et, el âleme borçlan, borçlanarak yine aynı şekilde harcamaya devam et demez.
Der mi?
Alışveriş yap, borçlan ama yine de lüks yaşantından taviz verme der mi?
Derse o nasıl bir babadır? Ya da baba mıdır? Yoksa sorumsuz bir baba mıdır? Ne yazık ki insanlar bazı şeyleri birbiriyle karıştırıyor.
Bir işletme elinde olan malzemeleri doğru dürüst kullanmadan, çöpe atıp, sonra aynı malzemeleri gidip başkasından para ile satın alır mı?
Olmaz tabi, ne saçmalıyor bu adam diyebilirsiniz, kişisel kullanımlarda, aile içi işlerde bir işletmede olması mümkün olmayan şeyler akıl ve mantık dışı tavsiyeler, uygulamalar mevzu devlet olunca nasıl da anlamsız hale gelebiliyor. Bir yetkili çıkıp milletin bolca alışveriş yapmasını tavsiye ediyor. Hâlbuki esasında doğru olan nedir?
İhtiyaç dışı olan malzemelerin alınmaması, çöpe para harcayıp da parasını boş yere harcamamasını tavsiye eder hatta zorlar, sorumsuz davrananı ayıplar. Hatta böyle bir durumda bir evlat har vurup harman savurursa baba evladını cezalandırma yoluna gider.
Aksi mümkün değildir.
Aksi mümkün olunca batma ailenin gerçek hayatta çok zorlanması, tavsiye edilmeyen bir hayat tarzı yaşaması ve toplumca ayıplanması kuvvetle muhtemeldir.
Devlet bireylerden oluşur, bu devlet bizimdir. Dolayısıyla aile babalarından biri olarak evimde israfı, gereksiz harcamaları nasıl istiyorsam devletim için de aynısını istemek boynumun, boynumuzun borcudur.