- Kategori
- Dünya
Alttakiler Üsttekiler
Türkiye dünyadan bağımsız değildir, dünya ile birlikte her şekilde dönmektedir. Sistemi döndüren şey esas itibariyle düzenekler bütünüdür.
Kimilerinde tırlarla kimilerinde ise çay kaşığıyla dahi olmadığı bir dengesizlikle her ne kadar yalpalasa da dönüşü devam etmektedir.
Şu ana kadar kusurlu veya kusursuz dönmüş, kimi zaman hızlı kimi zaman yavaş dönmüş ama dönmeye devam etmiştir. Süreklilik kendince bir sistem yaratmış ve göründüğü kadarıyla değişmeyen şey azınlığa mutluluk çoğunluğa ise hüzün vermiştir. Azınlığın mutluluğunu sağlayan bu çoğunluk çoğu zaman kendinin insan olduğunu dahi hatırlayamaz olmuştur. Bugün demokrasiden insan haklarından kişisel geliri yıllık yüz bin dolara yükselen insanların yaşadığı ülkelerden tutun da fakirliğin kol gezdiği ülkelerde ortak olan şey fakirliktir. Şu anda İsveç’te de ABD’de sokakta yaşayan, evsizler vardır ve onların gelişmişlik seviyeleri insanlarının bulunduğu durum itibariyle tabandaki ya da en alttakiler Afrika standartlarını yaşarken, üst düzeylerin nerede ve ne şekilde yaşadıkları diğerleri tarafından tasavvur edilememektedir. Sistemin motoru durumundaki alttakilerin emir komuta veya umutla çevirdikleri dünya altta olimpiyat sporcusu durumuna sokar ki, milyonlar içinden birinin yırtması şeklinde ortaya çıkan umut her zaman var olmuştur.
Sıradan insanlarla üsttekileri hemen her yerde birbirinden ayıran kesin çizgiler vardır. Kimi yerlerde bu çizgiler kalın, kimi yerde ise incedir ancak mutlaka çizgiler vardır.
Ülke içinde adaletsiz paylaşımdan ve adaletsiz yönetimden be belki de en fazla etkilenen kesimlerle tepedekiler arasında silahlı güvenliklerin koruduğu sınırlar bir yandan güvenlik ve adalet algısı yaratmaya çalışırken öte yandan suç oranları tüm dünyada düzenli olarak artmakta ve ciddi enerji kaybına neden olunmaktadır. Öyle bir tabur polisin ya da güvenlik görevlisinin maliyet analizi yapıldığında bunu daha gelişmiş otokontrol araçları yapabildiği zaman onlara da gerek kalmayacaktır. Bazı ülkelerde alt kesimlerin birbirlerine karşı işlediği suçlar pek önem arz etmezken, sermaye ve sermayedarların özenle korunması gerekir. Bu sağlandığı takdirde parası olan kişi yatırım yapabilir, fabrika açabilir demektir. Ancak sık sık küçük hırsızlık, cinayet, gasp, tecavüz vb. suçların affa uğraması alttaki sıradan insanları rahatsız etse de ellerindeki basın gücü olmadığı hatta hiçbir güçleri olmadığı için bunu dile getirmekten acizdirler. Bu hapse atılan kişilerin sistem harici kara para düzenine de hizmet ettikleri düşünüldüğünde ve kara paranın kayıtlı paraya oranla yüksek bir oranda olduğu yerlerde ekonomi için olmazsa olmazdır.
21. Yüzyılda insanları nasıl mutlu ederiz tartışması yapılması gerekirken, hala savaşların uluslararası gaspların devam ettiği düzenin başatları sözde iyi isme sahip kurt postundaki koyunlarla koyun postundaki kurtların savaşına sahne olmakta, insanların sorunlarını çözmek için harcanması gereken enerjinin yüzlerce katı insanları dövüştürmek, öldürmek için kullanılmakta, ayak sesleri hissedilen tam kontrol düzeni ile adım adım sıradan insanı kımıldayamasak hale getireceği birçok uzman tarafından alenen dile getirilmektedir.
Dünya nereye gidiyor sorusuna sıradan insanın vereceği cevap yoktur. Zaten düşünecek zamanı da yoktur. Sıradan insanın sorunu kendisiyledir. Kendisi gibi insanlarla o kadar yarış halindedir ki bütünü algılamaya çoğu zaman ömrü yetmez. Zaten kendisi gibilere üstünlük sağlamaktır hedefi. Üst komşusu, alt komşusu, yan komşusuyla didişir durur.
Alttakiler üsttekilere üstekileri yukarıda tutmak için gereklidir. Bu devletler sisteminde de böyledir, halk düzeyinde de böyledir. Dünyada tek bir devlet kalsa da bu gerçek değişmeyecektir. Uzaktan bakınca alttakileri birbiriyle sürekli didişen tavukları, zaman zaman önüne bir şeyle atılan diğer canlıları andırması bakımından kimi zaman Mevlana Celaleddin Rumi hikâyelerine dahi konu olmuştur.
Çaba alttan üste çıkma çabasıdır. Her zaman alttakiler alttakilerin üstüne basarak yukarı tırmanma hayalindedir ve bunu üsttekiler namına gayet gönüllü olarak yaparlar. Burada insani bir durumdan ziyade bir siyaset, kurnazlık ve hile sanatlarını tam ve eksiksiz kullanma becerisi vardır. Alttan üste tırmanmak üsttekilerle savaşarak değil, üsttekilere yaltaklanarak alttakilerin üstüne basarak gerçekleşir.