- Kategori
- Yolculuk
Babamın köyüne gidiyorum

Bayırındaki mezarlığından, kıyısındaki kayalığına, çılgın denizine, ineğin gevişindeki salyadan ahırında ki kokuya, deredeki kayalar, ortalarda dolaşan iri renkli yılanlarına kadar her şeyini çok seviyorum. Sabah kahvaltıda yemek için bahçeden koparılmış maydanoz ve biberlerin kokusu, domatesin lezzeti, tereyağındaki sarılık, gece sakinliğinin böcek cırıltılarıyla dolu sessizliği, harmandaki sokak lambasının hüzünlü aydınlığı, gökyüzündeki yıldızların yakınlığı ve havasındaki edepsiz elektrik, ciğerlere dolan serin temizlik, karanlığındaki cinli korkular, sabahlara kadar süren çıkarsız sohbetler, sakınmasız kasıklarımızı patlatan kahkahalar, dalgalarla yapılan sevişme, olurdu olmazdı diye diye anlatılan açık saçık fıkralar, taze fındıktan patlamış bağırsaklar, tarlalarda özlediğim ağaçlar, meyvelerin lezzeti, kertenkelelerin çabukluğu, tilkilerin kurnazlığı, balıkların gözlerindeki fer ve yüreğimin delice çırpınışları. Özledim seni.
Yorgun musun Ey Gürgen? İnceciktik bir zamanlar ve kaygısız. Rüzgarlarla salınırdık korkulardan habersiz. Çocuk gözlerimize kocaman gelirdi harmanlar. Oyunlarımızaysa dar. İp atladık geçen yaz. Gördün enerjilerimiz azalmış. Çocuk olmak istedik yeniden, çok güldük ama gülüşlerimiz değişmiş.
Toprağımız bereketli, köklerimiz kuvvetli. Bizler de senin gibi karakışlar atlattık. Kara İncir, Demir Elma, Kara Üzüm, dedem, babaannem, amcam öldüler. Selalarını birlikte dinledik. Yollarımız uzun, yollarımız yorucu. Bizler dayanıklı çocuklarız yılmadık. Çıkmazlarda burada atar yüreklerimiz.
Daha çok gülerdik de… Artık gülüşlerimiz değişmiş. Yorgun musun Ey Gürgen? Sakın yılma biz hepimiz, yüreklerimizle buralarda; İnek zillerinde, böcek cırıltılarında, mayıs çiçeklerinde, şimdi nedense küçülmüş harmanlarda yanındayız.
Kudurmuş dalgalarında ben varım
Keskin soğuğunda, renginin kokusunda
Benim yerime öter Ağustos böcekleri
Meyveye döner sevdaların ağaçlarında
Korunmaya ihtiyaç duyulmayan bir güven
Sımsıcak yumuşak, koca memeli bir ana kucağı
İhanetsiz bereketli sıcağı
Suyunun serini ve tadı
Biz varız içinde
Sahi kaç kişiyiz biz,
Kaç yürek sana gelmek ister çıkmazlarında?