​ BAĞLANTI ETKİSİ / Öykü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Kasım '20

 
Kategori
Öykü
 

BAĞLANTI ETKİSİ

Cam kenarındaki tekli koltukta tek başına başladığı otobüs yolculuğu şoför yardımcısının üçü bir arada kahve ikramıyla devam ediyordu. Haziran ayında girdiği üniversite sınavından aldığı puandan pek hazzetmediği için bir yıl daha üniversite sınavına hazırlanma kararı aldı. Ailesinin kararını desteklemesinin verdiği güçle dershaneye kaydolduktan sonra kayda değer bir puan alıp ileride işsizlik ihtimalini en aza indirgeyecek bir meslek sahibi olmak için lisans eğitimi almak niyetindeydi.

Dershanenin bir haftalık yarı tatilini fırsat bilip Ankara’da özel sektörde mimarlık yapan ablasının yanına gitmek için yola çıkmıştı. Havanın kararmasıyla beraber dışarıyı seyrediyordu. Işık yanan evlerdeki insanların yaşanması olası öykülerine dair hayaller kurarak kafasındaki olumsuzları savuşturmaya çalışıyordu. Akraba görünümlü akbabalarının ‘’babanın parasını yiyorsun’’ lafları; hısım görünümlü hasımlarının ‘işe gir boşuna üniversite okumak için aileni masrafa sokma’ cümleleri; şevk kırma operatörü üniversiteli akranlarının küçümseyici tavırları kafasını abluka altına almıştı. Eğer sınavdan iyi bir puan alamazsa hem bir yılı boşa gidecek hem de özgüven kaybı yaşayacaktı.

Aklını kurcalayan fikir girdabından uzaklaşmak için kahvesini yudumladıktan sonra önündeki koltuk arkası televizyonu açtı. Televizyonun dokunmatik ekranından yabancı filmler kategorisindeki ‘’Ghost-Hayalet’’ filmini seçip izlemeye başladı. Yaklaşık on beş yıl önce vizyona giren ve hasılat rekorları kıran film görsel efektleri kadar duygusal derinliğiyle ruhuna tesir etmişti. Sevginin verdiği güçle kötülükle baş eden insanların mücadelesinden ziyadesiyle etkilenmişti.

Patrick Swayze’in hayat verdiği Sam Wheat karakterinin katledilmesinin ardından hayalet olarak ortada dolaşması ve sadece bir rahibe tarafından görülebilmesi filmin en ilgi çekici yanlarından biriydi. Sam Wheat eşiyle beraber tiyatroya gitmiş ve oyun çıkışında öldürülmüştü. Gidilen oyunun Shakespeare’in ölümsüz eseri Macbeth olması ise olayın bir başka boyutuydu. ‘’Acaba filmle Macbeth arasında benzeşen yan var mı? ‘’veya ‘’Senarist Shakespeare’den esinlenmiş mi?’’ diye düşünmeye başladı.

Otobüs yolculuğu sona erince ablasının yanına gitti. Abla uzun süredir görmediği erkek kardeşiyle keyifli bir kahvaltı ettikten sonra işe gitmek üzere servise binerek evden ayrıldı. Evde yalnız kalan erkek kardeş bir süre dinlendikten sonra Kızılay’a Zafer Çarşısı’ndaki kitapçılarda kısa bir gezintiye çıktı. Hayalet filminin uyandırdığı merakla Macbeth’in kitap olarak yayınlanan metnini tedarik ettikten sonra bir kafeye oturdu ve kitabın sayfaları arasında gezintiye çıktı.

Krallığına sadık kudretli bir komutanın karısının teşvikiyle hırslarına gem vuramayıp işlediği cinayetler sonrasında yaşadıklarını ele alan eser oldukça ilgisini çekmişti. Keşke daha önce bu yapıtla tanışsaydım diye hayıflansa da zararın neresinden dönülürse kârdır düşüncesiyle kendinden beklenmeyen bir süratle kitabı bitirdi. Banquo'nun hayaletinin sadece Macbeth tarafından görülmesi metaforunun Hayalet filmine ilham olduğu kanısına vardıktan sonra Güvenpark’taki dolmuşlardan birine bindi ve ablasının kiracı olarak ikamet ettiği eve doğru yol aldı.

Sınav stresinden ve gelecek kaygısından bir nebze olsun uzaklaşmak için çıktığı yolculuk ömründe ilk kez tiyatro metni okumasına vesile olmuştu. Böylece tiyatro sinema bağlantının etkisini keşfederek yaşadığı aydınlanmanın etkisiyle yeni bir bakış açısı kazanmıştı.

 
Toplam blog
: 93
: 87
Kayıt tarihi
: 25.02.19
 
 

     TCDD'de makine mühendisiyim. Sanatın iyileştirici gücüne inanan bir insanım.    ..