- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Bahar hüznü..!
Bu ilk blog yazım. Açıkçası tam olarak ne yazacağımı ben de bilmiyorum. Ama sanırım biraz içimi dökmek, paylaşmak istedim. Fırtına öncesi sesizlik belki de bu satırlarım..
İstanbul'un havasını bilirsiniz ve hiç güven olmaz ona. Yine öyle birgün. Sabah işe gelirken, bakıyorum bütün ağaçlar hemen hemen çiçeklenmiş. O vakit ben, ilkbaharın geldiğini hissediyorum. Hele şeftali ve erik ağacının, o pembe beyaz karışımı renkleri alır, başka diyara götürür beni. Çocukluğumdan beri sevmişimdir o renk cümbüşünü. Şimdi büyüdüm, çocuk olacak yaşı çoktan geçtim. Ve biliyorum ki, insan büyüdükçe, hayalleri küçülür.
Benim gibi kararsız bir hava hakim yani İstanbul'a. Kızım Madlen'i (köpeğim)aldım ve parkta biraz yürüyüş yaptık. O neşe dolu sevimli mi sevimli bir labrador. Çok akıllı ve dünya tatlısı birşey. O kadar neşeli ki, kendimden utandım dersem yalan olmaz. Onun yanına bu asık yüzümle hiç mi ama hiç yakışmıyordum. Hatta bir ara yanıma geldi, sanki "hadi benimle oyna" der gibi.. Biraz kafamın içindeki güvelerden kurtulayım diye ona eşlik etmek istedim. Ama birkaç saniye sürdü. O kadar yapmacıktım ki, eminim dışardan çok komik görünüyordum. Vazgeçtim...
O da zaten bir süre sonra vazgeçti bu çabasından ve başka oyun arkadaşları buldu kendine. Sonra düşündüm.. Çok sevdiğim kızımla bile oynamaktan, onunla ilgilenmekten aciz bir duruma nasıl gelmiştim? İçinde bulunduğum bu durum, gerçekten bu kadar umutsuz vaka mıydı?
Karar vermek bu kadar zor mu? Aslında kararımı çoktan verdim ama, neden sanki birkaç söze ikna olup kararımdan vazgeçiyorum? Yoksa gerçekten bende mi ne istediğimi bilmiyorum? Sevgi, her zaman sorunları çözmüyor, çok sevmek de yetmiyor. Bazen öyle bir noktaya geliyorsun ki, tamam diyorsun. Gitmek mi zor kalmak mı zor derler ya... Sanırım ikisi de zor bence. Gidersem, yarım kalmışlık yakamı hiç bırakmayacak. Kalırsam da, inandıklarımdan doğrularımdan vazgeçmem gerekecek, sırf mutlu olmak adına. Peki insan bu şekilde mutlu olabilir mi? Olsaydı ben şimdi bunları yazıyor olmazdım değil mi?
İnsan ne istiyorsa, hayatta onu yaşar. O zaman şikayet etmek yerine, harekete geçmek lazım. Tükenmek üzere olan gücüm de tamamen tükenmeden.. Mutlu olmak için bir adım atmak yeterli. Ha biraz gayret. Şimdi o adımı atma zamanı.. Herkes umarım birgün, koşulsuz mutlu olmanın yolunu bulur. Yoksa sevgi denen şeye inancım da tamamen bitecek. Aşkın, yakanızı hiç bırakmaması dileğiyle...Saygılar..