​ Bakar gibi bakmak, ya da görmek / Kişisel Gelişim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Bakar gibi bakmak, ya da görmek

Bakar gibi bakmak, ya da görmek
 

Arasıra farklı pencerelerden bakmalı dünyaya, beklentilerimiz seçkinleşecektir.


Çevremizde, yaşanan her olayda negatif düşünceler üreten insanlar vardır. 

Size çok güzel gelen herhangi bir şeye, güzel değil çünkü…………gibi karşıt bir cevap üretirler. Bir davette ikram edilen yemeği beğenmeseniz bile, nezaketen ev sahibine, çok güzel olmuş elinize sağlık dersiniz. Aynı yemekte olan doğru sözlü olduğu için kendisiyle gurur duyan bir diğer kişi, beğenmedim ……..eksik olmuş diye fikrini beyan eder. Sizde o eksikliği fark etmiştiniz, yemek yerken lokmalar boğazınızdan zor geçmişti, ama karşınızdaki insanı incitmemek adına bu fikri kendinize sakladınız. Hanginizinki doğru bir davranış , bunun cevabıda izafidir. Kimine göre siz doğru olanı yaptınız, kimine görede yaptığınız kısaca yalakalıktı ve aynı yemeği yaparken bir daha ……unutmamasını sağlayacağı için arkadaşınızın söylediği söz daha doğruydu. 

Bir mağaza vitrininde gördüğünüz, çok güzel bir elbiseyi almak istiyorsunuz. Kendinize çok yakışacağını giymeden hayal ettiniz ve bir arkadaşınızın fikrine ihtiyaç duyarak mağazaya birlikte gittiniz. Elbiseyi giydiğinizde kendinize çok uygun olduğunu düşündünüz ve arkadaşınıza fikrini sordunuz. Aldığınız cevap: Bence olmadı, bu seni kilolu gösterdi; olduğunda, biraz bozulur, ama beklide haklıdır diyebilisiniz. Yada olsun ben çok beğendim diyip, arkadaşınızın sizi çekemediği için böyle söylediğini düşünerek, giysiyi alırsınız. Bu olayda da doğruluk tartışılabilir. 

*Fikrine gerçekten saygı duymuyorsanız, samimiyetine güvenmiyorsanız arkadaşınız sizinle gelmemeliydi. 

*Kararınızdan emin değildiniz ve sizi etkilemesi için arkadaşınızı çağırdınız. 

*Amacınız alkışlanmakmı, muhalefet fikirleri dinlemekmi. 

Sorun herne ise herkesin bir doğrusu vardır. Doğruyu bulmak için bakmak ve görmek çok önemli bir ayrıntıdır. Bakmak için gözlerimiz yeterlidir. Görmek içinse rahat akıllıca, kendinden yana verimli düşünebilmek, gelişmiş bir şuur ve irade gerekir. 

Lise yıllarımda din dersi öğretmenimiz Süreyya Öten, ders sırasında “BAKAR GİBİ BAKMAYIN, GERÇEKTEN DOĞRUYU GÖRMEK İÇİN BAKIN” demiş ve ardından Bakar sözcüğünün Arapça’da sığır, öküz anlamına geldiğini söylemişti. Önce sözdeki inceliği fark etmedim, ama düşününce cümledeki gizli anlamı keşfettim. Atalarımızdan gelen bir deyim vardır. Nerde nasıl davranmamız gerektiğinde, davranışımız hatalı ise “ne bakıyorsun öküzün trene baktığı gibi “derler. Bu boş ve anlamsız bakmak, anlamaya çalışmamak halidir. Olaylara görüntülere nasıl bakarsak öyle görürüz. Genelde olaylara hep kendi penceremizden bakarız. Kendi penceremizden bakarken bakışımız bazen hatalı sonuçlara götürür. Bazen farklı pencerelerden bakabilmeyi denemeliyiz, belki ortak bir bakışı yakalayabiliriz. 

Birine sinirlendiğimizi öfke duyduğumuzu belittiğimiz anlarda bize hak verende, kendini onun yerine koy diyenlerde olmuştur. İnsanlarla empati kurmak onun gibi düşünmeye çalışmak gerçekten çok önemlidir. 

Vietnem savaşının bittiği dönemde Amerikalı bir asker annesine telefon açar. Bir hafta sonra dönüyorum, fakat yalnız değilim. Gelirken bir arkadaşımıda yanımda getireceğim der. Annesi çok mutlu olur, senin getirdiğin arkadaşı en iyi şekilde ağırlayacağız kuşkun olmasın der. Gelecek olan arkadaşımın bir bacağı ve bir kolu yok dediğinde annesinin cevabı: Oğlum biz onunla ilgilenemeyiz, kimsesi yokmu, sakat bir insana bakacak yüzlerce kurum var. Bence yanında getirmemelisin der. Bir hafta sonra askerin ailesine oğullarının intihar ettiği haberi gelir. Aile yıkılmıştır, cenazeyi almaya gittiklerinde oğullarının bir bacağının ve kolunun olmadığını görürler. Yanımda getireceğim diye bahsettiği kişinin, kendisi olduğunu, annesinin tepkisini ölçmek için yalan söylediğini anlarlar. 

Gerçekten doğruya ulaşmak istiyorsak başka pencereleride kullanmalı, bazen kendimize göre doğru kabul ettiğimiz sözleri kullanırken, empati kurmalıyız. 

 
Toplam blog
: 31
: 1109
Kayıt tarihi
: 12.03.11
 
 

Merhaba,ismim Ayşegül Adıbelli Çetin. 3 çocuğa ve onların muhteşem hediyeleri olan 6 toruna sahib..