- Kategori
- Yemek - Mutfak
Bal
Bugün bal alındı. Pazardan. 5 TL.’lik. Bir küçük kız çocuğu için. O kız çocuğu, doğduğundan beri bal yememiş, adını yeni duymuş olabilir. Yediği balın tadını unutmamış olabilir. Reklamlarda görüp özenmiş olabilir. Annesine günler, hatta haftalar önceden verdiği sipariş nihayet bugün alındı.
Yahu, bir anne nasıl olur da çocuğunun isteğini yerine getirmez, haftalarca. Getirememiş efendim.
Büyük bir şehrin, orta halli bir şirketinde, orta halli kazancı ile evini geçindirmek için eşiyle kader birliği yapıyor Şerife Anne.
Dolmuşa zam gelmesin diye dua ediyor. Kirasını vaktinde ödemeye niyet ediyor. Çocuğunu kreşe, çok bilgili öğretmenlere, çocuğunun yaşıtlarına değil; kendisinden kilometrelerce uzakta oturan, yaşı ilerlemiş, az yorulup çok dinlenme yaşı gelmiş babaannesine bırakıyor.
Pazar alışverişini yapmıyor. Annesi ve babası küçük çapta çiftlikle uğraşıyor. Unu, salçası, tarhanası, meyvesi, sebzesi az çeşit de olsa onlardan geliyor.
Bir saatin tiktakları gibi, biri tik demese arkasından tak gelmeyecek. Öyle hesaplı yaşamak zorunda. Kıt kanaat geçiniyor.
Bugün kızına bal alındı. İçine dert ettiğini iş arkadaşıyla paylaşmasaydı yükü daha mı ağır olacaktı. Hayır. İyi ki paylaştı da yalnızlığı kırıldı. İyi ki paylaştı da şahit tuttu anneliğine. İyi ki paylaştı, çözüme kolay ulaştı.
Bal mıdır Şerife’nin tek derdi.. Her derdini anlatır mı dost bildiğine.. Tek derdi olan Şerife midir? Bal da dert midir, kimilerine?