- Kategori
- Öykü
Balıkçı

Erdener ILDIZ/10 Mayıs 2013
Hava birden karardı. Yağmur kokusu kendisinden önce sardı dört bir yanı…
Adem, elindeki çapa ile şebboyların diplerini çapalamaya başladı.
Sabaha kadar uyuyamamıştı. Erkenden kalkmış, sakinleşmeye çalışıyordu. Bahçeyle uğraşayım biraz sakinleşirim diye düşündü. Evinin küçük bahçesine özenle bakar, çiçeklerle, güllerle donattığı bahçesinde huzur bulurdu.
Çapalama işleri bitince, bahçıvan makasını eline aldı, yapraklarını döken güllerin yumrularını ilk filizin üzerinden budamaya başladı.
Bir taraftan gülleri buduyor diğer taraftan dün yaşadıklarını kafasından atmaya çalışıyordu. O kafasından atmaya çalıştıkça, her şey yeniden gözlerinin önünden bir film şeridi gibi geçiyor ve daha çok sinirleniyordu.
Dün sabah, küçük balıkçı motoruna atladığı gibi denize açılmıştı. Hava kapalıydı, deniz sakindi. Havanın bozacağını haberlerden dinlemiş, böyle havalarda balık avlamaya çok çıktığı için uyarıları pek önemsememişti.
Motoru ile her zaman balık avladığı bölgeye gitmiş, motoru durdurmuş, hızla oltasını denize salmış, oltaya takılan balıkları teknesine çekmeye başlamıştı. Çapari oltasını her denize atışında, onlarca balık geliyordu. Balıkları yakalayıp tekneye çektikçe, havanın bozduğunu fark etmedi.
Hava iyice patladıktan sonra oltasını toplayıp, motoru çalıştırdı. Tekne biraz ilerledi ve motoru durdu. Motoru çalıştırmak için bir iki deneme yaptı, benzinin bittiğini anladı. Nasıl olsa yedek benzin bidonu var, hemen benzini depoya kor yoluma devam ederim diye düşündü. Hava da iyice bozmuş, dalgalar azmaya başlamıştı. Benzin bidonuna uzandı, benzin bidonu boştu. Alnından vurulmuşa döndü. Denize açılmadan önce, her zaman yedek benzin bidonunu kontrol ederdi. Böyle bir hatayı nasıl yaptığına hayıflandı. Boş benzin bidonunu teknenin bir köşesine fırlattı.
Dalgaların arasında çaresiz kalmış, teknenin kıyıya sürüklenişini, kendine söylenerek seyretmişti.
Tekne kayalara çarpıp parçalanmadan hemen önce, denize atlayıp canını zor kurtarmıştı.
Gülleri budarken bir yandan da kontrol, kontrol….diye mırıldanıyordu…..