​ Bana anlatma! / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '12

 
Kategori
Deneme
 

Bana anlatma!

Bana anlatma!
 

Zehre zifir bulaştırdığından beri dudakların, düğümlediğin günahların kadar çıkmaza soktun düşlerini. Bilerek ve isteyerek...

- Geldiğin günden beri gideceğini biliyordum.

- Ve bunu bekliyordun her daim içten içe...

- Bekliyordum evet ama istemiyordum hiç.

- Ne zaman önemsendi ki isteklerin?

Sen ne zaman bıraktın parmak uçlarındaki hayatı? Şimdi senin yerine ve senden hariç herkes diyor bunu : Geçecek! Kevgire layık görülmüş her kütle yoksunu azar azar, oluk oluk akıp geçecek, geçip gidecek. Biliyordun tüm bunları... Sonunu bile bile anlattın ve dinledin sen bu masalı.

- Çık içimden!

- Neden buyur ettin ki zaten? Kapı yok! Bakıyorum... Buluyorum... Bu defa kapı var, kolu yok! Azad et beni!

- Ah, ne çabuk...

- Ne çabuk?

- Ne çabuk unuttun görmeyi?

- Ben sana ne zaman baktım ki?

Sussaydım, sustuğum kadar olurdu ederim. Şimdiyse bir avuç bozukluk... Sana hiç bir zaman anlatamadım; nefes alamıyorum sen buradayken! Madem niyetlendin vedaya o zaman bu şehirden de git! Kokun da gitsin, ismin ve tüm harflerin... İçimden de git!

- Ben hala...

- Bana anlatma!

 
Toplam blog
: 18
: 133
Kayıt tarihi
: 28.12.11
 
 

Ben en çok seni özledim aslında... Herşeyin diretildiği bir yaşamda tek açık uçlu soruydun sen. K..