- Kategori
- Güncel
Barış, hangi yöne gidiliyor?

Savaş ve Barış
Savaş ve barış iki zıt kelimedir. Sevimsiz ve insanlığa zarar veren saldırı ve istilalara savaş deriz. Barış ise hepimizin arzu ettiği mutluluk ve huzuru kapsayan herşeydir.
Savaş yıkma, cana mala zarar verme olunca yıkıcı ve yok edici oluyor, ancak bunun yanında savaş bir çok anlamlarda kullanılabilir.
Örneğin cehaletle savaştan söz ediyorsak bu gayet olumlu bir anlam içerir. Cehalet gerçekten savaşmadan yok olmaz. İnsanlara öyle yapışır ki, insan cehaletin esiri olmakla kalmayıp fark etmeden köle olur. Bu köleliğe de öyle kılıflar bulurlar ki sonunda herkes buna inanır. Kolay kolay kimse cahillikten kurtulmaz. Bunun için savaşmak gerekir. Bu savaş sabır ister, emek ister, insan sevgisi ve fedakarlık ister.
Her anlamda cehalete binlerce isim koyabilirsiniz. Hatta üst perdeden bunlara farklı vasıflar yakıştırabilirsiniz.
Bunun yanında insan hak ve özgürlükleri için savaşmak da çok mühlimdir.Beğenmediğimiz bir çok şeyi düşününce bunlar için savaşmanın önemi ortaya çıkıyor.
Her kız çoçuğunun eşit eğitim alması için savaş vermek, doğaya saygılı davranıp her yeri betonlaştırmaya karşı savaşmak, işsizliğe karşı savaşmaktan söz ediyorum. dayatılan düşünce biçimlerine karşı savaşlardan bahsediyorum.
Namuslu ve çalışma ahlakına sahip olmak bunların her biri savaşın ta kendisidir. Öyleki bu savaşları kazananlar da kaybedenler de savaş meydanlarında yenilmezler.
Hepimiz bunları istiyoruz diyenleri duyar gibiyim. Çok doğru söylüyorsunuz, belki sadece söylemek yetmez, herkes biraz olsun işin ucundan tutmalı.
Nasıl mı? Daha çok çalışarak, üreterek, eğiterek, eğitilerek saygı duyup sayarak işin ucundan tutulabilir. .
Barışın mutlak hakimi olmak için savaşmanın ne sakıncası var, savaşılan cehalet olunca....
Beni okuyanlardan yorumlar bekliyorum.