​ Barış süreci mi? / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Haziran '14

 
Kategori
Güncel
 

Barış süreci mi?

Barış süreci mi?
 

Diyarbakır 2. Hava Kuvvetleri bahçesindeki bayrağın indirilmesi


Barış süreciyse neden çocuklar kaçırılıyor? Analar ağlamayacaklardı, ağlıyorlar. Çocukları için de korkudan mı PKK kaçırdı diyemiyorlar? Asker kışlasına çekilmiş, görevini yapamıyor. Öyle ki Diyarbakır 2.Hava Kuvveti Komutanlığı’ nın bahçesinin telle örülü duvarlarından atlayan teröristler, direkte takılı bulunan Türk Bayrağı’nı indirip hakaretler yağdırıyorlar. Bunlar, kim? Bu ülkenin vatandaşı değiller mi? Bunlar, Güneydoğu ve Doğu Anadolu halkını temsil edemezler. Bunlar, 15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgal eden Türk Bayrağı’nı çiğneyen, Ali Nadir Paşa’yı tekmeleyen, Askerlik Şube Başkanı Süleyman Fethi Bey’i, Hasan Tahsin’i şehit edenlerle aynı anlayışta ve yapıda olan Türk düşmanlarıdır

15 Mayıs 1919’da, Sadrazam Damat Ferit, olay çıkmamsı konusundaki Padişahı Vahdettin’in emrini valiye ve kolordu komutanına iletir. İşgal güçlerine karşı gelinmemelidir. Olay çıkarılmaması, sabırlı ve soğukkanlı davranılması istenir. Vali yüreksiz, aciz, sarayı düşünen İzzet Bey’dir. Bilge Umar ise Vali İzzet Bey hakkında şu yorumu yapmaktadır: “İzzet Bey, mütareke yıllarında işbirlikçi Türk Hükümetinin İstanbul?da kurduğu Türk savaş suçlularını cezalandıracak askeri mahkemenin, „divan-ı harp?in başı olan Nemrut adı ile tanınmış olan Kürt Mustafa Paşanın kayınbiraderi idi; silik, şahsiyetsiz, yüreksiz, aciz, ulusu değil sarayı velinimet sayan, saraya körü körüne bağlı bir adamdı. Zaten iç ve dışta „çetin ceviz? olarak görülen, Nurettin Paşa yerine İzmir Valiliği?ne tayin edilmesi de büyük ihtimalle bu yüzdendi. Yeni vali göreve başlar başlamaz İzmirli Türk aydınların örgütlenme çabalarını köstekledi. Hatta dernek yöneticilerini vilayet konağına çağırarak onlara, „Herkes sizi İttihatçılık ve Bolşeviklik ile suçluyor. Devletin bu nazik günlerinde İzmir?de huzuru bozmanıza izin veremem?, diyebildi.(web.deu.edu.tr/.../03-Mehmet_Karayaman)

Bugün de Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da askerin izinsiz PKK’ya da ateş açmamasını, hükümet yetkilileri istemiştir. Bu durum, AKP Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay’ın ağzından kamuoyuna açıklanmıştır. Bu nedenle de PKK ‘nın yol kapatmasına, kimlik kontrolü yapmasına, gönderden bayrak indirmesin asker izleyici kalmıştır. Başbakan konuşmasında, konuyu başka alanlara taşımış, CHP’yi ve MHP’yi suçlamıştır. Onlar, ne yaptılar, TBMM’de bayrak açtılar ya! Yetmiyor mu? İşin kolayına kaçmak var ya! Diyarbakır 2.Hava Kuvveti Komutanlığı’ndan bayrak indirildi de Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun okullarında, devlet kuruluşlarında bayrak var mı? Yurdun diğer bölgelerinde çok yükseklerde dalgalanan bayrak, o bölgelerde de dalgalanıyor mu?

Ben,1960–1961 öğretim yılında Mardin Ortaköy (Gülharrin)’de öğretmenlik yaptım. O yıllarda, Türkiye’nin her kentinde, beldesinde, köyünde bağımsızlığımızın simgesi Türk Bayrağı dalgalanıyordu. Bugün neden dalgalanmıyor ya da gönderden indiriliyor? Bu sorunun yanıtını başta politikacılar, üniversitelerimiz, araştırmacılarımız, tüm vatandaşlar bulmaya çalışmalı; çünkü bayrak da ülkede hepimizin. Hiç kimsenin devekuşu gibi başını kuma gömme ya da “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” demeye, hakkı yok.

Tam bu noktada, bir anımı anlatmadan geçemeyeceğim. Mardin Ortaköy İlkokulu’ da Henüz 20 yaşında öğretmenim, bayrak ipi için çocukları seferber ettim. Cuma günü İstiklâl Marşı töreninden sonra bayrağımızı göndere çektik; ama ip yetişmediği için bayrak 10–15 cm. aşağıda kaldı. Bu arada jandarma komutanı albay geldi, bayrağın durumunu gördü; beni uyardı. Ben de durumu anlattım. Ya bugün, oralarda Türk Bayrağı bağımsız ve özgürce dalgalanıyor mu?

Bizler, yaşantımız boyunca ülkemize, bayrağımıza sahip çıktık; istedik ki bizden sonra gelen kuşaklara bağımsız, özgür, kalkınmış bir Türkiye bırakalım. Başka bir deyişle, Atatürk’ün de özlemini çektiği “Uygar ulusların da üstünde olan ”bir ülke. Bu amaca ulaşılsaydı; uluslar arası ajanlar, etnik ve İslami terör örgütleri, bu ülkede istedikleri gibi at oynatabilirler miydi?

“Barış Süreci”dir, gidiyor. Üç-beş kişiden başka içeriğini bilen yok. Kiminle barış yapılıyor? İmralı’ya BDP Milletvekilleri gidip geliyor. Abdullah Öcalan’ın isteklerini hükümet yetkililerine taşıyorlar. AKP iktidarı, Abdullah Öcalan’ın istekleri doğrultusunda politika oluşturuyor. “Barış Süreci” yok, Abdullah Öcalan’ın ve Kürtlerin istekleri var.

Ayrılıkçı hareketlerin temel amacı, çoğunlukla uzun dönemde, kendi ulus-devletlerini kurmaktır. PKK, BDP ’nin asıl nihai amacı da “Büyük Kürdistan”... Merkezi hükümetlerin vermek zorunda kaldıkları ara tavizler (otonomi vs.) ayrılıkçı hareketlerin yeni öneriler öne sürmelerini engellemez.(Altemur Kılıç,16.10.2011)

Diğer ülkelerdeki terör nasıl bitti? Örneğin ETA, nasıl bitti?ETA örgütün bitmesinin iki temel nedeni var. Birincisi finansal kaynaklarının hızla tükenmesi, ikincisi ise insan kaynağının kesilmesi. Son yıllarda İspanya ve Fransa’nın operasyonları ile 400’ü 2008’den sonra olmak üzere, 732 üyesi tutuklandı ETA'nın! Önemli askeri liderleri tek tek hapse atıldı. Örgütün 2010’da 400, 2011 başlarında da 200 aktif militanı olduğu düşünülürken, Eylül ayında İspanyol terörle mücadele birimleri sadece aktif 50 militan kaldığını açıkladı. ETA bir yandan da finansal olarak çöktü. 1990’lı yıllarda yıllık geliri 28 milyon Euro civarındayken, 2010 yılında ise 3,1 milyon Euro’ya kadar düştü.(Umut Yavuz,18 Ekim 2011)

Sonuç

Kürtlerin istekleri geçmişte belirgin ve açık değildi. Son 10–12 yılda, isteklerini yüksek sesle dile getirir oldular.”Çözüm Süreci” nedeniyle Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da devlet erkinin yerini başka güçlerin aldığı görülüyor; İzmir’in 15 Mayıs 1919 işgalinde olduğu gibi ordu kışlasına çekilmeye zorlandığından teröristler, yolları kesmekte, çocukları kaçırmakta, bölgeye girişi çıkışı denetler duruma geliyor. Bu da yetmemiş, askeri birliğin bahçesindeki bayrağı gönderden indiriyor.

İşin daha acı tarafı, ordunun kışlasına çekilme emri veren siyasi erk, muhalefeti suçlamış. Bayrağı indireni “Gezi Olayları”yla ilişkilendirmiş; askerler hakkında soruşturma başlatmıştır. Bayrağımızı, gönderden indirenle ilgi bir işlem, henüz başlayıp başlamadığı bilinmiyor.

Son söz

Hiçbir ülkede terör kolay bitmemiştir. PKK terör örgütünün başka ülkelerdeki terör örgütlerinden farklı amaçları da olduğu düşüncesindeyim. Ancak tutarlı ulusal politikayla çözülebilir, ödün vererek değil.

 
Toplam blog
: 391
: 2555
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..