Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '15

 
Kategori
Güncel
 

Barış

Barış
 

Çıkar, bencillik ve nefsin kölesi olmak gibi insanlık vasıflarını yok eden davranışların sonucunu hep beraber yaşamaktayız. Savaşı barışa tercih etmenin sonucunda kaybolan canların, yaralı ve sakat kalan binlerce insanın, sönen ocakların, dul ve yetim kalan kadın ve çocukların kısacası toplumda travma ve dramların, korkunun ve endişenin fitilini tetiklemektir. Hiçbir savaşın sonucu, barışın verdiği ortamı sağlayamaz. Savaşın travması yıllarca toplumların üzerinden kalkmaz. Binlerce insan fiziksel ve psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalır. Savaşın etkileri ancak iki nesil sonra o ülkenin üzerinden silinir ki bununda garantisi yoktur.
 
Ülkemizin en büyük sorunu geçmişten günümüze kadar gelen “Kürt sorunudur”.
Rahmetli M.Ali Brandtın 03 Ocak 2008 tarihli bir araştırmasında kürt sorunu ile ilgili çarpıcı açıklamalar yapmış. Bir çoğumuz kürt sorununun Cumhuriyet tarihi ile başladığını sanırız. Halbuki bu sorun Osmanlıda “Babanzade Abdurrahman Paşa isyanı (1806- Musul)” ile başlamış ve “Koşgari isyanı (1920)” ye kadar 13 ayaklanma ile devam etmiştir. Cumhuriyet tarihinde ise “Nasturi isyanı (1924- Hakkari) başlamış, PKK terörü (1984-2015)” ile 25 ayaklanma ile devam etmektedir. Bu olaylarda binlerce insan ölmüş, binlerce insan sakat kalmıştır. Güney doğu yıllardır bir çıban gibi ülkeye kan kusturmakta ve olaylar kangren olma aşamasındadır. Barış söylemleri ve seneryoları sadece sözde kalmıştır.
 
Tarih göstermiştir ki bu bölgede hoşgörü ve iyi niyet kesinlikle bir sonuç vermemiştir. Hem Osmanlıda hem de Cumhuriyet tarihi hükümetleri döneminde bölge ile ilgili yıllarca süren çalışmalar yapılmış, En büyük sorunun bölgedeki toprak ağaları ve aşiretlerin halk üzerindeki etkisinden kaynaklandığı ilk cumhuriyet yıllarında tespit edilmiştir. Bu konuda İnönü hükümeti döneminde toprak reformları yapılarak bölgedeki 500 e yakın toprak ağaları batıya, batıdaki göçmenlerse buralara yerleştirilerek bölgenin bir kürt yerleşimi olması engellenmeye çalışılmıştır. Fakat Menderes hükümeti ile toprak reformu rafa kaldırılmıştır. Bunun en büyük nedeni ise batıda en büyük toprak ağası menderes ailesi olmasıdır. Menderes hükümeti ile sonlandırılan toprak reformu sonucunda batıya göç ettirilen toprak ağaları tekrar bölgelerine dönerek buralara göç eden göçmenleri batıya sürmüşlerdir. Bir çok ayaklanma kanlı bitmiştir. Bastırılan ayaklanmaların ardından kürt sorununun bittiği rehafetine kapılan hükümetler böğe ile çalışmalarını askıya almış ve bu ayaklanmalar zaman zaman başka bölgelerden çıkmaya devam etmiştir.
 
1984 yılından günümüze kadar baş belası olan bir Pkk sorunu ile karşı karşıyayız. Gecen süreçte ülkemiz binlerce gencini kaybetti. Hem insan hem de ekonomik kayıpların bilançosu çok ağır. Ara ara atılan barış güvercinleri daha özgürce uçamadan havada avlandı. Köprüler ve kurulan dialoglar yıkıldı. Sorun 31 yıldır devam etmektedir. Akp hükümeti döneminde ne muhalefetin nede kamu oyunun içeriğini bilmediği bir çözüm süreci yaşadık. Bu süreçte hükümetin verdiği taviz ve iyi niyetin bir anlam vermeyeceğini herkes biliyordu. Çünkü çözüm için masaya oturulan, muhatap alınan halk değil terör örgütü idi. Bu bölgenin asıl sorununun bölgeyi yöneten aşiretlerin, siyasilerin ve hatta şıh, şeyhlerin dışa olan bağlarının kapatılamamasından kaynaklanmaktadır. Bölge üzerinde ülkenin bütünlüğünün yok edilmesi için çalışan dış kaynakların gücü son derece güçlü. Bölge hem ekonomik hem de siyasal olarak dış kaynaklarca destekleniyor. Son yıllarda bu bölgede satılan toprakları ve gayri menkulleri kimlerin aldığının araştırılması gerekmektedir. Sonuç net olarak çıkacaktır. Dolayısı ile bu bölgede atılan barış köprülerinin ömrünün neden uzun sürmediği ortaya çıkacaktır.
 
Çözüm; Bu aşamadan sonra bir çözüm sürecini ortaya atmak ve desteklemek sadece dün olduğu gibi terör örgütlerinin buralarda güç kazanmasına, mevzilerini güçlendirmelerine ve hatta şehirlerde örgütlenmelerine yarar. Ülke geleceği için bir sonuç vermez. Akp hükümetinin ortaya attığı çözüm sürecinin sonucunda hepimiz çok büyük bedeller ödeyeceğiz. Dün sindirilen ve baskı altına alınan örgüt bu süreçte daha da güçlendi. Dolayısı ile gelecekte kurulacak hükümetin en büyük hedefi güçlü kararlı adımlar atarak bu bölgenin hem dahili, hem de harici örgüt ve destekçilerden kurtarılmasını sağlamalıdır. Kesinlikle bu gün başlanan çizgiden vaz geçilmemelidir. Terörle kim olursa olsun direk ve endirekt bağlantısı olan herkes en ağır cezaya çarptırılmalıdır. Gerekirse idam cezaları tekrar yürürlüğe konmalıdır.
 
Terör dışı halk ve unsurlar korunmalıdır. Adalet ve hakkaniyet sağlanmalıdır. Yapılan çalışmalarda kesinlikle kin ve nefret uyandırmadan, bölge halkının güvenini bu bölgede çalışan asker ve polise karşı sağlanmalıdır. Devlet halk için ve hak için burada olduğu güven ve imajı verilmedir. Ülke halkları arasında atılacak hertürlü barış desteklenmeli, terör örgütü ile masaya orurma gafletini birdaha bu ülke insanlari yaşamamalıdır.
 
En önemlisi bu bölgedeki toprak ağaları, aşiretler, şıhlar ve şeyhler sürekli gözetim altında tutulmalı, yurt dışı ve yurt içi irtibatları kesilmedir. Kandil dahil hiçbir koşul tanımadan adeta sınırlarımız içiymiş gibi bölge kısa dönemde kıskaca alınmalı askeri unsurlarla müdahaleyi kesmeden devam edilmelidir. Sınır bölgeleri iyi korunmalı önüne gelen geçmemelidir. Ülkeye mülteci girişi engellenmeli, giren mülteciler takip edilmelidir. Ülkelerinde barış ve emniyetin sağlanması durumunda bu mülteciler geldikleri ülkelerine kesinlikle gönderilmelidir.
Kesinlikle ve kesinlikle hem bölgede hem de bölge dışında yaşayan vatandaşlar ırk,din,dil ve düşünceleri yüzünden hor görülmemeli, Ülkede yok edilen adalet ve güven sağlanmalıdır.
Yani tek çözüm Adalet ve güvendir. Hangi ırktan, dinden, düşünceden olursa olsun adaletin karşısında eşit olduğuna inanan ve o güvene sahip bir millette ikilik olmayacağı gerçektir.
Bu gerçeği sağlamakta Türk milletinin karakterinde vardır.
 
Saygılar
 
Fikret Bayrak
 
Toplam blog
: 39
: 366
Kayıt tarihi
: 27.11.14
 
 

1966 yılında Giresunda doğdu, Bulancak Ticaret Meslek lisesinde okudu ve Anadolu Universitesi İşlem..