- Kategori
- Gezi - Tatil
Barut Hotels Hemera
16 yaşında bir genç, ailesinden altı kişi ve komşularıyla beraber toplam 18 kişiyle tatile çıkarsa ne olur? Benim başıma gelenler olur...
Her yıl olduğu gibi alt ve yan komşularımızla tatile çıkma planları yaparken üst komşumuz, dayımlar ve yeni evli olan ablamlar da bu plana katıldı. Eh tabi arabalarla gitmek zor olduğundan minibüs kiralandı ve Antalya yollarına düşüldü. Şoförümüz bizi tanımadığından Antalya'ya 8 saatte varmayı planlıyordu. Oysa biz saat başı mola veren her molada çay içen, çekirdek çıtlayıp dedikodu yapan bir ekibiz. Bir de yan komşumuzun chat arkadaşıyla Denizli'de buluşma çıkınca, Antalya'ya varmamız 10 saati buldu.
Yolculuk çok keyifliydi. Minibüsün içinde 15 kişiydik, 3 kişi de ertesi günlerde uçakla gelecekti. Minibüste halay çeken, göbek atan, yeni dans stilleri geliştiren bir grup olarak çok eğlendik. Zaten kimse ilk oturduğu yerde kalmadı. Hareket halindeyken ön koltuğa geçen mi ararsın, buzdolabı üstüne oturan mı...
İlk gecemizde Antalya'da bir misafirhanede kaldık. Ertesi gün asıl kalacağımız otele giriş yapacaktık. Misafirhane gayet güzel bir yerdi. Ama... Yatak sayısı azdı. Bu yüzden boyut olarak diğerlerinden küçük olduğumuzdan ben ablamla aynı yatakta (tek kişilik) yatmak zorunda kaldım. Tabi Antalya'nın ağustos sıcağında aynı yatakta 2 kişi yatmak baya zorlayıcı bir deneyimdi.
Sıcak yüzünden babam uyuyamadığından bizi de uyandırdı ve sabahın köründe ailece kaldığımız yerden çıkıp Antalya'yı dolaştık. Deniz kenarında sıcacık simit ve çayla kahvaltı ettikten sonra nihayet grubumuzun diğer elemanları da uyandı ve bize katıldı. O gün uçakla gelecek olan dayım ve yengem de bize katıldı ve grubumuzdaki tek eksik eniştem olarak kaldı. öğlen olduğunda 17 kişi minibüsle otelimize giriş yaptık. Otelin adı Barut Oteller zincirinden "Hemera"ydı. Geçen yıl Ulusoy Holiday Clup'ta kalmış ve çok memnun olarak ayrılmıştık. Bu yüzden beklentilerimiz yüksekti. Aslında bu yıl gittiğimiz yer daha büyük olmasına rağmen ilk gün hepimiz geçen seneki otelimizi aradık.
Bunun ilk sebebi sıcaklıktı. Havanın sıcaklığından bunalıp kendimizi denize atmaya gittik, bir gördük ki deniz havadan da sıcak. Adeta banyo suyu gibi. Üstelik yer yer kendini gizlemiş olan kayalıklarla dolu ve sığ. Bu nedenle yüzmek imkansız.
Sonrasında bir da havuzu denemeye karar verdik. Fakat gene bir hayal kırıklığı...
Havuzun sıcaklığı 29 derece. Fakat sanıyorum ki güneşin etkisiyle daha da sıcak hale geliyor.
Bir diğer sebep müşteri kesimi.Müşterilerin bir çoğu yeni evli küçük çocuk sahibi huzur arıyan anne-babalar ve 60lı yaşlarına yaklaşmış hareketten uzak amca/teyzelerdi. Fakat biz eğlence istiyorduk. Herkesin uyuduğu bir yerde bu zordu. Bir tek ingiliz grubu vardı yaşı bana yakın olan. Onlar da kendi aralarında eğleniyorlardı.
Sıcaklık meselesini kapalı havuzu keşvetmemizle sonuçlandırdık. Fakat bu otelde 6 gün kalacaktık. Bu kadar sakin bir ortamda, tek serin suyun küçük bir kapalı havuz olduğu yerde 18 kişi eğlenceli bir tatil geçiremezdik. Bu nedenle grubumuzun tatil planlayıcısı olan alt komşumuzdan geçen sene kaldığımız yeri aramasını, bu oteldeki kaydımızı sildirip paramızı geri aldıktan sonra geçen sene kaldığımız otele gitmeyi istediğimizi söyledik. O da bunu yaptı ve geçen sene kaldığımız Ulusoy Holiday Clup'ı aradı ve yer olduğunu öğrendi. Fakat biz en azından bir gün kalıp Hemera'yı denemek istediğimize karar verdik. Ve 2.günün sonunda otelin animasyon ekibi haline geldik.
Yazı fazla uzun olduğunda okunmayacağını düşündüğümden burda kesiyorum şimdilik. Ama umarım devamını da okursunuz. Çünkü devamı eğlenceli kısmı olacak. Eğer Hemera'da çalışanlardan bu yazıyı okuyan olursa sakın kızmasın otel hakkında kötü şeyler yazdım diye. Devamında iyi şeyler de gelecek. Ama gerçekten ilk günkü izlenimlerimiz bunlardı. Bir de otelde kalmış olan adını birine(ingiliz)ulaşmaya çalışıyorum. Bu konuda bana önerisi olabilecek kişilerden mesaj bekliyorum. İmkansız gibi bir şey ama yine de bunu çok istiyorum! Tatilin devamında görüşmek üzere...