- Kategori
- Siyaset
Başbakan Davutoğlu'nun hitabeti

Davutoğlu'nun Hitabeti
Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, önceki gün Çanakkale’de 61. Mitingini gerçekleştirdi. Bundan önce düzenlenen CHP mitinginde Kılıçdaroğlu’nun sunucusunu özel olarak ele almış ve incelemiştim. Şimdi de bu mitingi hitabet açısından değerlendirmek istedim. İşte bana göre sayın Başbakanın konuşma performansı.
ÖZGÜNLÜK GÜCÜ
Davutoğlu’nun, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’den bariz farkı hitabette yerelden daha fazla istifade etmek ve özgün olmaktır. Her iki muhalefet lideri de konuşmalarında çok değişiklik yapmıyor. Bu daha etkin bir sunum çıkarmak, ilk belirlenen konuşma metninde ustalaşmak ve daha az hataya düşmek adına değerli. Fakat zor olan ve kitlede daha büyük etki bırakan Davutoğlu’nun yaptığıdır. Yani konuşmada plana, öze sadık kalmak fakat aynı anda yerelden de katkılarda bulunmaktır.
SES GÜCÜ
Mitingini izlediğim kadarıyla Davutoğlu’nun dakika başına düşen ses yükseltmesi diğer liderlerden daha fazla. Lakin sesinde çatallaşma ve kısıklık çok değil. Yoksa bu bağırmaya boğaz dayanmaz. Bunun iki açıklaması vardır. İlki sesi dinlendirmek. Eminim seçim sürecinde miting harici çok konuşmuyor, mitinge giderken konuşmasına hazırlanıyor. İkincisi besin takviyesi. Araştırdım öğrendim. Sihir “Ballı Ihlamur”da. Bal mukoza koruyucudur, ses tellerinde onarıcı özelliği vardır. Ihlamur yumuşatıcıdır ve ses telini onarmaya yardımcı olur. Ama ben birde nöbet şekeri almasını öneririm.
EZBER GÜCÜ
Davutoğlu’nun, hitabet açısından cumhurbaşkanıyla benzeşen ve ayrışan bir noktası var. O da miting yapılan ilin ilçelerinin konuşma başlangıcında sırayla sayılması. Halkta çok olumlu etkisi vardır. Kılıçdaroğlu ise bunu yapmıyor. Bahçeli ise son mitinglerinde başladı. Bu anlamda ilçeleri kategorilendirerek hafızaya almak mümkün. Lakin Davutoğlu’nun zayıf noktası tüm ilçeleri aynı ağırlıkta ele almıyor. Örneğin peyniriyle meşhur Ezine, seramikleriyle meşhur Çan derken, Lapseki, Yenice, Gelibolu vb. ilçeleri etiketsiz söylüyor. İstanbul mitinginde de bunu gördüm. Bu konuda kesinlikle uyarılmalı.
BEDEN DİLİ
Açıkçası Davutoğlu’nun öyle çok zengin bir jest ve mimik gücü yok. Nihayetinde işin özeti, sol eline mikrofonu alıp sağ eliyle ortalama 2-3 çeşit hareket yapmak. Bu hem kolu yorar, hemde kitlenin gözünde bir alışkanlık verdiği için etkisi azalır. Aslına bakarsanız bizim liderler genelde donuklar. Avrupalı ve Amerikalı siyasetçilere çok özeniyorum. Videolarını izlerseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız. (Bu arada bende yabancı dilde bir kitap var ki nerdeyse 500 yıllık. Hem de bu konuyu yani hatibin hareketlerini anlatıyor. Adamlar bu işin kitabını yazmışlar anlayacağınız. Yandaki resimde o kitaptan bir çizim. İstemeyin vermem.)
MUHATABI HATİPLEŞTİRME
Hipnotik bir eylemden bahsetmek isterim. Kitle sürü gibidir. Bu benim değil Fransız yazar Gustave Le Bone’nin ifadesi. Bir müddet sonra otomatikleşir. Sloganlara kayıtsız kalmaz. Tamamlama güdüsüyle hareket eder. Bu, Davutoğlu’nun hitabında başvurduğu ve başarıyla uyguladığı bir yöntem. Örneğin “Bizim için her yer….” (“Türkiye” sesleri) gibi. Veya Onlar konuşur…… (bakın belki sizde tamamlamaya giriştiniz.)
İCAT ÇIKARMAK
Çeşitli yerlerde verdiğim konferanslarda bu hususa hep dikkat çekerim. Hatibin marifeti icat çıkarmaktır. Davutoğlu’nda bu var mı? Evet, kesinlikle var. Çanakkale’ye yapılacak köprüyle, Süleyman Paşa zamanında Osmanlının Rumeli’ye geçmek için salla köprü kurması arasındaki bağlantı icattır. Çanakkale milletvekili Fatin Rüştü Zorlu’nun isminin açılacak hastaneye verilmesi için kitle huzurunda referandum yapılması icattır. (Bu arada Başbakanın bu ismi telaffuzunu düzeltmesi gerek. Söylediği gibi Fatin’deki “a” harfi uzun değil, bir çırpıda söylenir.) Çanakkale’nin milletvekili sayısını kastederek 2-2 den yorulduk demesi, hep slogan olarak kullanılan Millet, Vatan, Devlet ve Bayrak dörtlüsü ile 4 milletvekili arasında bağ kurulması bir icattır.
ÜÇLEME, İKİLEME
Bu başlıktakiler hitabette tekniktir. Üçleme şudur. “Yapacak mısınız ? Yapacak mısınız ? Yapacak mısınız ?” Açıkçası bunun kitleyi yorduğunu, ancak hızlı yapıldığı zaman etkili olduğunu görüyorum. Davutoğlu nadir olarak başvuruyor. İkileme şudur: “Kudretli kılmak gerekir. Kudretli kılmak.” Demirel üslubunda bunun çok örnekleri var. Vurgulanmak istenen konuda ve alkış arzu edildiğinde işe yarayan bir tekniktir. Daha birçok teknik var elbette. Ama sadece bu ikisini kullanıyor. Onu da iyi yapıyor.
HATİBİN KIYAFETİ
Şimdi birşeye dikkat. Davutoğlu sahneye ilk çıktığında ceketli. İkinci çıktığında ceketsiz. Her ikisinde de kravatsız. Peki neden ? Bu bilinçli bir eylem. Ceketli hal saygıyı gösterir. Saygıdan sonra samimiyet ancak ceketsiz kurulabilir. Kravatsız olmak, kitleyi yansıtmakta, kitleyle uyumlanmakta uygun bir görüntü. Fakat oy oranlarının düşük olduğu yerde buna çok başvurmamak lazım. Şimdi kıyafete bir kez daha dikkat. Bu Cem Uzan’ın tarzıdır. Yani beyaz gömlek temizliği, kolları sıvamak da göreve hazır olduğunu anlatır.
KİTLE DİNAMİZMİ
Bir zamanlar Deniz Baykal’ın çok usta olduğu bir husus bu aralar siyasilerin favori hitap yöntemi oldu. O da soru-cevap. Yunanlı hatipler bunu çok yaparmış. Net bir oran veremesem de Davutoğlu’nun konuşmalarının neredeyse yüzde 10’u dialog şeklinde geçiyor. Böylesine diyaloglarda herkesin aynı cevabı vereceği, tek kelimeyle yanıtlayacağı, çok düşünmeden cevap vereceği, basit ve kesin sorular yöneltilmeli ki Davutoğlu tam da bunun örneğini veriyor. Çoğunlukla da cevap AK Parti oluyor. Propaganda teknikleri açısından da anlamlıdır.
SELAMLAMA TEKNİĞİ
Siyasi selamlama özel bir konudur. Yıllardır siyasetçileri izliyorum. Hitap etmeden önce selam vermek maharet ister. Çünkü selam, ilk konuşmadır. Bu anlamda bizim dışımızda Obama ve Hitler ile bizden Demirel ve Baykal çok iyi. Gelelim bu mitinge. Davutoğlu’nun selamlaması bana göre estetik değil. Eliyle müziğe tempo tutar gibi selamlıyor. Bu arada eşi Sare hanımda bazen bu ilginç selamlamaya katılıyor. Lakin Sare hanımın selamlaması daha içten. Duygularını harika yansıtıyor. Bana kalırsa Davutoğlu bu konuya daha çok çalışmalı.
KAPATIŞ – AHİTLEŞME
Bazı siyasi hatipler, konuşmasının bitimine doğru yemin ettirir. Genellikle bunu muhafazakar politikacılarda çok görüyorum. İlk örneğini henüz bir lise öğrencisiyken İstanbul’un Üsküdar ilçesinde Erbakan’da görmüştüm. Kalabalığın içinde eriyip gitmiştim. Cumhurbaşkanı’da bunun benzerini “Beraber Yürüdük” sözlerinde yaptırırdı malumunuz. Davutoğlu’da böyle bir kapatışla hitabını bitiriyor. Etkili mi derseniz ben çok etkilenmedim. Yani o tadı almadım. Bana kalırsa biraz daha çalışılmalı.
MÜKEMMEL HATİP= Davutoğlu Hafıza Gücü + Kılıçdaroğlu’nun İnanarak Anlatma Gücü + Bahçeli’nin Kelime Gücü + +Demirtaş’ın Espri Yeteneği