​ Başbakan Erdoğan, Oğuz Atay’a mal ettiği cümleyle CHP’yi eleştirdi; ama... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Şubat '12

 
Kategori
Siyaset
 

Başbakan Erdoğan, Oğuz Atay’a mal ettiği cümleyle CHP’yi eleştirdi; ama...

Başbakan Erdoğan, Oğuz Atay’a mal ettiği cümleyle CHP’yi eleştirdi; ama...
 

Düşünceyi geliştirme yollarından “örnekleme”ye, "tanık gösterme"ye başvurulduğu çok olur. Amaç, söylenenlere inandırıcılık katmak, kanıtlayıcı olmaktır. Örnek, "tek"tir, ama "genel"i anlatır; vurgulanmak istenenle, yani ana düşünceyle bağlantılıdır. Seçeceğiniz "tanık"ın ise, sözünü ettiğiniz konuda güvenilir olaması gerekir.

Başbakan Erdoğan’ın konuşmalarında da, daha doğrusu, “cam”dan okuduklarında sık sık "örnek"lere, "alıntı"lara yer verilir. Kuşkusuz, bunların kimilerini Başbakan Erdoğan araştırıp bulmaz, danışmanları bunları okunacak metnin içine yerleştirirler.

Başbakan Erdoğan’ın okuduğu/ seslendirdiği o cümleler/ dizeler, gerçekte öyle midir, adını andığı kişiye mi aittir?

Bir yazımızda ("Çılgın Proje", Yanlışlarla Başladı) belirttiğimiz gibi, Başbakan Erdoğan, “Çılgın Proje”sini tanıtırken Yahya Kemal’in “Deniz Türküsü” adlı şiirini “Deniz” yapmış; sonra da, “İnsan, âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar...” dizesindeki “müddetçe”yi “kadar” ile değiştirerek okumuştu. Çünkü konuşmasını “cam”dan okuduğu için, yanlışlık/ değiştirme, o metni hazırlayanlardan kaynaklanıyordu.

O dizenin yer aldığı dörtlük, Yahya Kemal Beyatlı’nın dilinden şöyle:

“Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız,
Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız,
Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!
İnsan, âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar...”

O yazımızda şöyle bir saptama yapmıştık:

"Bu, konuşma metni hazırlayanların, başka yanlışlar da yaptığını/ yapacağını gösterir."

*****

Dünkü gurup toplasında Başbakan Erdoğan, Oğuz Atay’a mal ettiği bir cümleyle CHP’ye, dolayısıyla sola yüklendi:

“Yazar merhum Oğuz Atay’ın güzel bir sözü var, çok enteresan, medya bunu herhalde yazar, 'Türk solu geç kalkar, çünkü bir gece önce sabaha kadar içmiştir.' Bak ben söylemiyorum ha. Bunlar onun için geç uyanıyorlar. 28 Şubat konusunda, 27 Nisan Bildirisi konusunda geç uyandılar, iş işten geçtikten sonra ayıldılar. İnşallah mahmurlukları geçince Ergenekon konusunda da uyanacaklar, bize de o gün tıpkı bugünkü sadece günaydın demek düşecek.”

Oğuz Atay, “Türk solu geç kalkar çünkü bir gece önce sabaha kadar içmiştir.” diye bir cümle kullanmış mıydı?

Başbakan Erdoğan’a konuşma metni hazırlayan, başkalarını dünyadan “bihaber” sandıkları için olmalı, böylesi bir çarpıtmaya başvurmuşlar.

Oysa gerçek bambaşka.

Oğuz Atay'ın 1975'te yazdığı, "Yarı-aydın çetelerini ve kültür gangsterlerini teşhir edin" başlıklı yazısına bakanlar, çarpıtmayı rahatlıkla görürler. Çünkü Oğuz Atay, yazısının başlığından kimleri eleştirdiği belli oluyor, eleştirdikleri için bir sosyalist eleştirmenin o cümlesini kullanmıştır.

Hani, Başbakan Erdoğan’a o konuşma metnini yazanlar, “Oğuz Atay’ın bir sosyalist eleştirmenden aktardığı şu cümlede olduğu gibi...” yazsaydılar, doğru iş yapmış olmaz mıydılar?

Demek ki, önemli olan “iş yapmak”...

*****

Oğuz Atay'ın aktarıdığı o cümle, bakalım, neyle bağlantı kurularak kullanılıyor?

“Yaşamaktan, eğlenmekten korkarlar. İnsanı, özellikle kadını tanımaktan korkarlar. Dünya nimetlerini çağ dışı boş inançlar yüzünden teperler. (...) Bu yüzden sosyalizmi ahlâksızlık sanırlar, bu yüzden emperyalizm ile sosyalizmi birbirine karıştırırlar. Allah için bazı sosyalistlerimiz de özel yaşantılarıyla onlara hak verdirecek durumdadırlar. Bir sosyalist eleştirmenimizin dediği gibi 'Türk solu geç kalkar, çünkü bir gece önce sabaha kadar içmiştir.' Bu insanlardan Türk halkı artık bir şey beklememeli. Üç kağıtçılıkla ne devrim olur, ne de ümmeti islâm kurtulur. Bunlar 'çürüyen et, dökülen diş' gibidirler. Bayrak yaptıkları inançlarına rağmen, aslında inançsızdırlar.”

Oğuz Atay, "Yarı-aydın çetelerini ve kültür gangsterlerini teşhir edin" başlıklı yazısında başka nelere değiniyor?

“İlerici, gerici her türlü akımların tekelini ellerinde tutan bir küçük yarı-aydın çetesi, yıllardır kendini yenileme gereğini duymadığı için bugün artık yerini kaybetmemek için ancak bezirgân oyunlarıyla ayakta durmaya çalışmaktadır. Yıllardır halkı ve aydın potansiyelini hor gördüğü için kendini geliştirmek için parmağını oynatmamıştır.”

“Birbirlerine ödül dağıtan, oyunun kurallarını bozmaya cesaret edemeyen bu kuru kalabalık aslında tek bir kütledir; ilericilik-gericilik kavgası görünüşte bir çekişmedir. İlericiler, yerlerinde kalmak için değil namuslu bir sosyalistin, sahtekâr bir bezirgânın yapmayacağı oyunlarla uğraşırlar, kendilerini övenlere pay verirler. Ne yazık ki halkın değerlerine sahip çıkmaya çalışanlar da -kendilerine bir isim vermedikleri halde- gerici ya da sağcı denilen ve orta çağın karanlığında yaşayan zavallılardır.”

“Kim hangi kapıdan ekmek yiyorsa, o kapının kulluğunu etmektedir. Bunlar Osmanlı İmparatorluğu'nun mirasının kötü bölümü olan kapıkulu kurumunun temsilcileridir. Kendilerine karşı çıkılmasını, haksız yere işgal ettikleri görüşlere karşı hakaret sayarlar. Kendini sosyalist sayan biri, suçunu ortaya dökeni halk düşmanı olarak suçlayarak yavuz hırsızlık oynar. Kendini kapitalist olarak ilân eden birinin serveti, fabrikası yoksa böyle birine herkes güler; haydi ordan çulsuz derler, züğürt kapitalist olur mu?”

*****

Başbakan Erdoğan, Oğuz Atay’ı anımsatmakla iyi etti. Hiç değilse, Oğuz Atay, “Yarı-aydın çetelerini ve kültür gangsterlerini teşhir edin" başlıklı yazısından, o yazısının içeriğinden habersiz olanlar, bir şeyler öğrendiler.

Oğuz Atay’ı bilenler, Başbakan Erdoğan’ın Oğuz Atay’ın ağızdan aktardığı o cümleyi duyunca, zaten, ortada bir yanlışlık olduğunu, konuşma metnini yazanların Başbakan Erdoğan’ı yanılttıklarını anlamışlardır.

Ama ne değişecek?

Hiç!

Yol, bir kez açılmış!...

TURGUT ÇELİK/ Mersin

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..