​ Başbakan'ın oğlu / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mart '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Başbakan'ın oğlu

Blog yazarı arkadaşlarımızdan Sayın Bölükbaşı, Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’ın oğlu Burak ERDOĞAN’ın bu yaşta nasıl “Gemi” alıp da armatör olduğunu sorgulamış.

Hatta bu konuda geçmiş bazı örnekler ile de karşılaştırma yapmış.

Bu yazısına bir yorum yazdım. Yorum şöyle: “Hakkınızda” bölümünden siz tanımaya çalıştım. Sevdim de sizi… Hem de fenerlisiniz… Bu da artı özellik. Ama kardeşim el insaf ya… Adamın düğününde takılan takıları yarısı ile bile belki “Gemi” alır. Ne kadar art düşünceli(!)siniz ya… Herkesi kendimiz gibi “Gemi” almak bi tarafa, gemiye binme bileti bile alamaz mı sandınız?! Saygılarımla… İbrahim PEKBAY”

Sağ olsun nezaket göstermiş ve cevap vermiş. Cevap da şöyle: “Haklısın sevgili dostum, ben bu utançla nasıl yaşayacağım?”

Hadi işin espri tarafına devam edelim.

Sevgili Bölükbaşı… Vallaha bu “Utançla” nasıl yaşarsınız orasını ben bilmem ama sen utançla yaşamaya gayret gösterirken, senin dışındakiler “Gemi”leri ile yaşamaya devam edecekler.

X X X

Ülkemizde benzer olayları her iktidarın döneminde yaşarız.

Ama şunları sormak istiyorum.

İnsanlar nasıl zengin olurlar? Zenginlik sorgulanır mı? Ya da sorgulanırsa nasıl ve neden sorgulanır? İnsanların zengin olmaya hakları yok mu?

Şunu hemen ve kestirmeden söyleyeyim ki, her şey sorgulanır ama her zaman “Temiz” kazanç “Temiz” kalmaya devam eder. Ama, hesabı verilince tabi.

Kimsenin hesabını kitabını tutacak değiliz. Hesabı tutacak merciler belli. Onlar tutar ve sorgular, sonucuna da varırlar

Bizim kuşkumuz, işin bu tarafı değil, bu “Sormaca” faslının “Flu” olmasından kaynaklanıyor.

Burak ERDOĞAN gemi taşımacılığına soyunmuş. Elbette ki bu güne kadar gemi taşımacılığına ne kadar soyunan varsa, onun da hakkıdır. Bunu sorgulayamayız. Sorguladığımız şey şu; arkadaş sen bu gemiyi nasıl aldın?

Çıkar der ki, şu kadar peşinim vardı, bu kadarlık da ortak buldum, şu kadar da kredi aldım, kalanını da aldığım kişide taksite bağlattım ve aldım.

Herkes böyle alenen hesap vermeye mecbur mu?

Değil…

Ama senin baban Başbakan olunca, sen arkadaş şeffaf olmak zorundasın. Çünkü senin yaşın daha çok genç ve o kadar parayı bir arada bulundurabilmek için oldukça erken yaştasın.

Dahası, düne kadar okumak için babanızın dostlarından “Burs” alırken, bu gün nasıl oldu da “Gemi” aldığınızı elbette açıklamak zorundasın…

Babanız “Boşuna kurcalamayın, bir şey bulamayacaksınız” diyor. Bizim de kurcalama gibi bir merakımız yok. O nedenle Başbakan ve oğlu olarak siz gelin güzelce ve en net biçimde açıklayın, olsun bitsin. Ne var bunda?

Sizin de Başbakan oğlu olarak, maliye bakanı oğlu olarak elbette ticaret yapmak hakkınız. Yalnız bir farkla…

Siz herkesten daha şeffaf olmak zorundasınız…

Bu da sizin kaderiniz n’apalım?

27 MART 2007

 
Toplam blog
: 1104
: 918
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..