​ Başbakan ve Arınç, Rojin’e “aşüfte” diyen Şahin'e ne demeliydi? / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '11

 
Kategori
Güncel
 

Başbakan ve Arınç, Rojin’e “aşüfte” diyen Şahin'e ne demeliydi?

Başbakan ve Arınç, Rojin’e “aşüfte” diyen Şahin'e ne demeliydi?
 


 


Teknik takibe takılanların “samimi” konuşmalarında “küfür”, konuşmanın tuzu biberi gibi. Çoğunlukla kızgınlığı/ tepkiyi dile getirirken “küfür”lü konuşmalar sürüp gider.

“Şike iddiaları” söz konusu olunca, sanıkların “küfür”lü konuşmaları gazete sayfalarında çarşaf çarşaf yayımlandı; “sanık”lar, ağzı bozuk diye kınandı.

Koskoca adamlar, nasıl olur da birilerinin arkasından böyle “küfür”lü konuşur?

Küfürlü konuşmak başka, bunu savunmak başka!

Ayrıca, başka olan bir durum daha var: İki kişinin arasında geçen telefon konuşmasında “ağzı bozuk” olmakla “umum”a açık yerde öyle olmak...

*****

İşte, “ağzı bozukluk”la ilgili bir haber:

TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, birkaç gün önce gazeteciler ve akademisyenlerle bir araya geliyor. Şahin, basına kapalı olan toplantıda, Taraf yazarı Orhan Miroğlu, Şahin'e TRT Şeş ile ilgili bir soru soruyor.

Şahin, “Burada kadın yok değil mi?” diye soruyor, sözü, iki yıl önce TRT Şeş'te program yapan Kürt sanatçı Rojin'e getiriyor, "aşüfte kadın!" diyor.

Şahin, itirazlara karşın geri adım atmıyor, kendini savunuyor:

“Benim üslubum!”

Demek ki, Şahin, her ortamda böyle konuşuyor. Konuşmaları “teknik takip”e takılsa, kim bilir, kim/ler için neler demiştir.

*****

Rojin’e “aşufte” denmesine, yüksek katlardan tepki/ler geldi.

Başbakan Erdoğan ile Emine Hanım, Rojin’i aradılar, duydukları üzüntüyü dile getirdiler.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arıç da devreye girdi, Rojin’le konuştuğunu söyledi. Ayrıca, Şahin’in sözünü “son derecede yakışsız” bulan Arınç, “devletin bir bürokratının taşıdığı vakara yakıştıramadım.” dedi.

Yukarılardan bu açıklamalar gelince, Şahin de özür diledi.

*****

TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, hiçbir şey olmamış gibi koltuğunda oturuyor.

İkitidarı elinde tutanların ,atadıklarını nasıl tutuklarını bir olayda da gördük. Şahin’inin hakaretiyle karşılaşan sanatçı, o hakaret eden bürokratı”n bağlı olduğu Başbakan ve yardımcısı tarafından teselli ediliyor.

Ya, o bürokrata ne yapılıyor?

İktidarı elinde tutanlar, çoğu olayda olduğu gibi, bunda da “muhalefet”eymiş gibi davranıyorlar. Oysa yapılması gereken, Şahin’in o koltuğu boşaltmasını istemektir.

Bilmiyoruz, belki de istemişlerdir!

Bekleyelim, görelim!

TURGUT ÇELİK/ Mersin

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..