- Kategori
- Güncel
Başıma gelenler

Sokakta bulduğumuz bir kediyi tüm çocuklar bir kutunun içine koyup bakmıştık bir süre.
ilkokul ikinci sınıfta idim o zaman ve ya sevgiden, ya da başına bir şey geldi kedi bir gün hareketsiz kaldı (yani vadesi doldu,söyleyemiyorum malum kelimeyi nedense) mevsim bahardı sanıyorum ben başlarında, bir mezar kazdık.
Ağaçlardan pembe çiçekli dallar toplayıp bir de namaz kıldık çocuk saflığımızla…
İkinci denemem yine aynı yerde komşunun eşeğinin sıtına binmek için yaptığım mücadele sonrası eşeğin beni havada zıplatıp jimlastikçiler gibi takla attırması ve bir süre nefes alamamamla sonuçlanmıştı
Hatırlıyorum sanki ciğerlerim balon gibi şişmişti sanki.
Eşeğin gönlü yoksa aman ısrarcı olmayın. Eşekten düşen birini dinleyin aman.
Başka bir kedimiz oldu adını bile unuttum, sevgili Sezen Aksu gibi “bir kedim bile yok “diyemiyorum. Yaşadığımız o şehirden ayrılırken eşya denkleri arasın da kaybolmuştu. Çok uzun süre üç kardeş yasını tutmuştuk.
O zamanlar ellerim tırmık yarası içinde idi hatırlıyorum, nasıl mıncırıyorsam hayvancık can havli ile tırmalardı beni. Şimdiler de olsa derhal beni kuduz hastanesine sevk ederler mutlaka.
İnsan çocuk iken ne çok seviyor hayvanları. Küçücük çocuklar bizim iğrendiğimiz böcekleri bile elleri ile tutup ne kadar cesur olduğunu ispatlamışlardır. Mutlu mavinin paşası kakalakları elleri ile tutar bizi ciyak ciyak bağırtırdı.
Çocuklarım da kedi köpek hayranı idi. Tatil için gittiğimiz kampın ilk günü çevreyi tanıma amaçlı koştururken aşçının köpeğini severken ikisi de köpek tarafından minik bir ham edilme olayı ile geri geldiklerin de elleri arkada saklı idi. Gördüğüm anda çıldırdım. O aralar kuduz vakalarının tavan yaptığı zamanlar. Yerli aşılar için hiç iyi şeyler söylenmez iken, ithal aşılar ateş pahası. Hadi buldun buşurdun alacaksın yok ki alasın, dolaş babam, dolaş dur.
Hadi buldun mutlaka kuduz hastanesine gideceksin. Bir eczacıyı razı etmiştim aşıyı vurması için. Eşi çok kızmıştı sorumluluk olayından dolayı. Ben hala sevgi ile anarım o eczacıyı sağolsun.
Hiç unutmam komşunun köpeği kız kardeşimin elini ısırınca çok panik olmuştuk. Her gece kardeşimle uyuyan kelebeğim gecenin bir yarısı gelmişti yanımıza “yastığında düzgün yatamadığı için uyurken ses çıkaran kardeşimin için; “ anne teyzem kuduruyor galiba” diye.
Nerden mi çıktı bu köpek aşkı…J
Sabah işe gitmek için hazırlandım kapının önüne bir çıktım, kapı önünde ki iki kışlık ayakkabımın sadece bir teki vardı. Yağmur öyle yoğun yağıyor ki göz gözü görmüyor. Hemen anladım tabi evimizi koruyan Pako ve haydut gece benim ayakkabımla keyif yapmışlar.
Bahçenin epey dışında botumun tekini gördüm, içine yağmur suları dolmuştu, öyle zavallı duruyordu ki içim cızladı. (halbuki cızlanacak benim, işe giderken giyecek ayakkabım yok) bir tur attım bahçe de üç tek ayakkabı değişik şekiller de içi su dolu yağmura teslim bayrağı çekmiş bir halde durmuş bir halde buldum ve kayboldu diye ümidimi kestiğim güzelim simli terliğimin de aynı akibete uğradığını görüp suçluları aradım. Koydunsa bul tabi.
Eski ayakkabılarımla sulara bata çıka, eski ayakkabımın dan içeri giren suları hissettikçe daha bir köpürerek yoluma devam ettim.
Siz siz olun ayakkabılarınızı dışarıda bırakmayın. Bayram günü cami kapısın da takunya giymiş babalar gibi kalırsınız sonra….) sevgi ile kalın efendim.