- Kategori
- Siyaset
Basit sorular, basit cevaplar 2

Bu yol nereye gider...
İki gün aradan sonra ;
Gazeteci: Tekrar hoş geldiniz. İki günlük zorunlu aradan sonra devam edebiliriz. Ayrıca bana zamanında haber verdiğiniz için teşekkür ederim. Bu gün daha çok BDP nin istek ve ilişkilerini konuşacağız.
Siyasetçi; Teşekkür ederim. Sadece bir noktaya tekrar açıklık getirmek isterim. Devlet sırrı niteliği taşıyan sorulara cavap veremem.
Gazeteci : Bu konuda haklısınız. Bende bu türden cevap vermediğiniz soruları döndürüp dolaştırıp sizden cevap almaya çalışmayacağım. Görevli olarak Erbil' e gittiğiniz söylendi. Neden gittiniz ve kimlerle görüştünüz.
Siyasetçi: Görüştüğüm taraflarla bir açıklama yapmama kararı alındığı için bu sorunuza cevap vermeyeceğim.
Gazeteci: Yeni girilen süreçle ilgili olarak BDP nin tutumu ve istekleri hakkında hakkında ne düşünüyorsunuz.
Siyasetçi: Herşeyden önce çok konuşuyorlar. Bu konudaki şikayet Başbakan seviyesinde dile getirildiği halde tutumlarını sürdürüyorlar. Bunu Müzakere stratejilerinin bir parçası olarak görmek gerek. Ne kadar yukarıdan başlarsanız o kadar az verirsiniz. Ancak bu doğru değil, en azından her zaman doğru değil. İstekler arasında öyleleri varki bunu hiç bir siyasetçi tabanına anlatamaz dolayısı ile kabul de edemez.
Gazeteci : BDP nin demokratik özerklik ile ilgili söylemleri hakkında ne düşünüyorsunuz.
Siyasetçi: Demokratik özerklik, Partinin internet sitesinde açıkça anlatılıyor. Bu istek, önce zayıflatılmış merkezi idareli federasyona, sonra kuzey Irakın da dahil edilmesiyle daha gevşek bir konfederasyona, en sonunda İskenderun körfezini de kapsayan bağımsız bir devlete dönüşür. Böyle bir durumu kim kabul edebilir ve tabanına anlatabilir. Bu ülkedeki kürt nufus tartışmalı olan zazaların durumu dahil toplam nüfusun % 17.7 si. Dolayı ile anlatmanız gerekeken nufus %82. Yani yuvarlak hesapla 62 milyon. Bu insanlar bu sınırları elde etmek için kan dökmüşler nasıl anlatabilirsiniz
Gazeteci: Gördüğüm kadarıyla ölenlere şehit diyemiyorsunuz. Partinizden hiç kimse bunu bu şekilde açıkça söylememişti. Bu nedenle çeşitli söylentiler aldı yürüdü. Siz aslında ne yapmak istiyorsunuz. Bu siyasi riski sadece seçimleri kazanmak ve başkanlık sistemine geçmek içinmi alıyorsunuz. Bu soruyu sorarken bana artık dinlemekten usandığımız akan kan dursun barış ve demokrasi gelsin söyleminizi tekrarlamıyacağınızı umarım.
Siyasetçi: Bize göre vatanı için savaşırken ölen herkes şehittir. Çatışmaların durmasını herkes ister. Bölgede 30 yıldır süren çatışmalar büyük kaynakları tüketimine ve insan ölümlerine sebebiyet vermekte. Bunun önünün alınması gerek ancak neye mal olursa olsun akan kan dursun söylemine katılmıyorum. BDP nin demokratik özerklikle ilgili taleplerine tek yaklaşımımız, yerel idarelerin güçlendirilmesi şeklinde olabilir. Ancak bunu da sınırları vardır. Örneğin tüm vergilerin toplanmasını, eğitimim planlama ve uygulamasını, pkk nın geri dönüp yerel savunma birliklerini oluşturmasını, yerel yönetimlerin dış politika ile uğraşmalarını kabul edemeyiz. Bunlar, şekli ne olursa olsun, bir devletin temel esaslarıdır. Başkanlık sistemi ise konumuzla ilgili olmayan apayrı bir konu. Üstelik Kürt meselesiyle de ilgili değil.
Gazeteci: Sizin BDP ile neyi müzakere edeceğinizi ben anlıyamadım, kimse de anlıyamıyor.
Siyasetçi : Kabul edebileceğimiz alt sınırı açıklamak bu aşamada müzakere stratejisi açısından mümkün değil. Ancak esneyebileceğimiz ve anlatacağımız noktaya saydıklarım dahil değildir. Ayrıca bir de Talepler arasında Kürtçe eğitim konusu var. Bu ülkenin resmi dili Türkçedir, eğitim öğretim dili de Türkçedir. Yapılan değişikliklerle, özellikle kamuda işi olanların kürtçe konuşmalarını devletin gerektiğinde tercüman bulundurmasını sağladık. Ancak gördüğüm kadarıyla bu yetmiyor. İstek Eğitimin Kürtçe olması ve bunun planlama ve uygulamasının bölge yönetimleri tarafından yapılması. Bu durum bu haliyle kabul edilemez. Esneyebileceğimiz nokta Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde bazı okulların planlaması MEB tarafından yapılması koşuluyla kürtçe eğitim yapabilmesi. Başka bir deyişle tedrisat birliği kanununu değiştirmeyi düşünmüyoruz. Bu duruma örnek, italyanca, rumca, ingilizce, fransızca eğitim veren kurumlar var. Aslında Kürtçe eğitim veren okullara fazla talep olmayacağını BDP de biliyor. Daha önce Açılan Kürtçe kurslarının tamamı, gelen olmaması yüzünden kapatıldı.
Gazeteci : BDP nin inatla savunduğu demokratik özerklik paketi içerisinde Türkiyenin 16 bölgeye bölünmesi ve yönetimin burada kurulacak bölge meclisleri tarafından yürütülmesi. Buna ne diyorsunuz.
Siyasetçi: Bu işin mucidi Öcalan. Bunu nereden bulmuş onu bilmiyorum. Yaptığımız incelemeye göre dünya üzerinde bir uygulaması yok. İstanbulu örnek alalım. Bu şehirde 14 milyon insan yaşıyor ve bunun 1.5 milyonu kürt. Neden 13.5 milyon mevcut siyasi yapının değişmesini onaylasın. Yerel yönetim için bir partiye oy verirler beğenmezlerse başka seçimde başka bir partiye oy verirler. Bana göre demokrasi budur. Demokratik yönetimde budur.Ayni şekilde olayı Türkiye genelinde düşündüğünüzde kimse bu ülkenin Anayasasında yazılan siyasi yapısının değişmesini istemez. Ne Karadenizde, ne İç Anadoluda, Ne Marmarada ve nede Egede. O zaman biz bunu niye yapalımki.
Gazeteci: BDP nin açıklamalarında sürekli ya istediklerimizi yaparsınız ya da halkı sokağa dökeriz tehdidi var. Sizce de öyle mi?
Siyasetçi: Söyleminize katılmıyorum. Hiç bir siyasi parti halkı ayaklanmaya teşvik edemez ve kışkırtamaz. Anayasa ve yasalar buna kesin engeldir. Bana kalırsa amac sürekli ellerinin güçlü olduğu mesajını vermek ve masada isteklerinin daha çoğunu almak. Bunlar, söylem düzeyinde kalan, siyaseten anlaşılabilir şeylerdir. Açıklamalar sadece açıklama düzeyindedir ve bizim tesbitlerimize göre sivil itaatsizlik olaylarına karışanlar hep ayni insanlardır sayılarıda abartıldığı gibi yüzbinler değildir hatta onbinler bile değildir. Biz şimdilik bu olayları , biraz zorlamaylada olsa , spontane işler olarak görmekteyiz ve BDP ile doğrudan bağlantısına da inanmak istemiyoruz. Ancak istihbarat örgütleri kanalıyla da atılan adımları da yakından takip ediyoruz. Kimse mevcut yasalarda suç olan fiilller içerisine giremez buna BDP de dahildir.
Gazeteci : Bir komplo teorisine göre BDP o bölgede, istekleri olmazsa büyük karışıklıklar çıkarıp askerin doğrudan müdahalesini, arkasından ise Libya benzeri bir senaryo düşünüyor.Sizce bu doğru olabilir mi?
Siyasetçi: Dediğiniz gibi bu bir komplo teorisi. Biz böyle düşüncelere ihtiyatla yaklaşırız.
Gazeteci: Türkiyeli, vatandaşlık tanımı, Kürtlerin ortak kurucu üye olmaları gibi başka konularda var bunlara ne diyorsunuz.
Siyasetçi: Bahsettiklerinizin çoğu Yeni Anayasanın konularıdır. Kabul edilebilecekler vardır, kabul edilmeyecekler vardır. Bazılarının ise tartışmasını bile yapmayız.
Gazeteci : Son olarak sormak istiyorum. Sizce en kötü şart nedir
Siyasetçi : Bize göre, BDP ile müzakerede bir uzlaşı sağlayamamamız ve pkk nın geri dönmeye çalışması, en kötü şarttır. Bu durumda bölge ve kuzey Irak kan gölüne döner ve hepimiz bunun bedelini, hem siyaseten hem de insan olarak, öderiz.
Gazeteci : Bu üslup bir anda tehdit koktu amacınız gözdağı vermekmi
Siyasetçi: Hayır ancak bir işin planlaması yapılırken en kötü durum da düşünülür ve ona göre de tedbirler oluşturulur. Umarım o noktaya gelmeyiz.
Gazeteci : Teşekkürler sayın siyasetçi. Bir başka görüşmemizde Türk ABD ilişkilerinin durumunu ele alacağız
İki sanal insan el sıkışarak ayrılırlar