- Kategori
- Futbol
Başkasını suçlayarak “ben”i, “o” yapma kurnazlığı...
Her görünenin, bir de görünmeyen yanı vardır.
Mesele, bu görünmeyeni görmekte... Bunun yolu da, düşünmekten, ama “kafa”yla düşünmekten geçer. Yoksa, düşünmekle hayal etmeyi/ kurmayı aynı sananlar, kimi sözlerin, içi yansıttığını anlamazlar.
“Dışa yansıyan”, bilinir ki, çoğu kez, aslında “iç”i, o da tersten yansıtır. Kimileri, içlerinden geçeni karşısındakinin yaptığı/ söylediğini düşünürler. “İç bunalım”, kimilerini “hazan yaprağı” misali sağa sola sürükler götürür. Kafayı bir “şeyler”e takan, her hareketten, duruştan, sözden, bakıştan... kendisine yönelik bir tepki görür.
Kimileri, kimi duygularını yitirince, “taşlaşır”, “odunlaşır”...
Öyle olunca da, insani duygular yitip gider. Olağanüstü durumlar, o zamana kadar sürüp giden “yaşam rahatlığı”na dokununca, başkalarını “daha önceki kendi” yerine koyar, piyasaya sürer.
Memlekette “kurnaz”, ortama hemen uyum sağlayandan çok ne var?
Özellikle 15 Temmuz’dan sonra futbol dünyasında, bunun dışında futbol adına yapılan ve söylenenlere bakınca, bir hedef saptırma görülür. Hedef saptıranlar, ya kendilerini ya da herhangi bir bağı (hadi gönül bağı diyelim) olanları kurtarmak için “ben”i, “o” yapma peşinde...
Ne demeli buna?
Ağır kaçmasın diye, “Beni yaz, beni” diyen sözcükleri duymayarak, “kurnazlık” deyip köşeye çekilelim. Olumsuz bir durumda/ görüntüde, “ben”i görenler üzerine, bir köşede kalmış yazıdan koparılmış “alıntı”ya bakalım:
*****
Gençliğinde kara gözlük takardı.
Bir tren istasyonunda, bekleme salonunda güzel bir yer bulunca, başını koluna yaslar, uyur numarası yapar, etrafı dikizlerdi. Yıllar geçti aradan, çoluk çocuğa karıştı. O kara gözlüklü delikanlı, kara gözlüklüleri görünce huylanır oldu hep!.
Günlerden bir gün, bir parkta, gençliğindeki konumda olanı görünce, yanındakinin dikizlendiğini düşündü. Ne de olsa, deneyimi, bir geçmişi vardı.
Bir hışımla adamın yanına gitti, öfkeyle:
“Ne yapıyorsun lan; çıkar şu gözlüğünü!”
İrkilen adam, gözlüğünü çıkardı; karşısında polis olduğunu düşünmüş olmalı ki, alttan aldı:
“Kusura bakma polis kardeşim, yorgundum, uyuyordum.”
Adam, adama baktı.
Yorgun adam, görmezdi.
Son söz:
Kendindeki olumsuz alışkanlıkları başkasına yükleyen, hedef aldığı kişilere o gözle bakar; “ben”i, “o” yapma kurnazlığı ile hedef şaşırtır.
https://www.facebook.com/turgutcelik
https://twitter.com/#!/turgutcelik