- Kategori
- Gündelik Yaşam
Başkasının Elinden Yemek Yemek
Ben çok kıl bir adamım. Kendimden nefret ediyorum. Hem kendim temiz değilim hem de başkasının elinden su bile içmiyorum(mecbur kalınca hariç)
“Temiz değilim” in hikâyesi: Yatılı okullarda lavaboda akşam sabah el yıkayan bir iki netameli beni temizlikten soğuttu. Abdest alan hacı emmi gibi bacakları kolları sıvalı yıkarlar da yıkarlar. Ne bu ya kanalizasyona mı düştünüz!
Aslında tembellik de var ve bana kalsa Kızılderili gibi senede bir yıkanırım.
Böyleyken meşhur Amasya deyişi “Keçinin uyuzu suyun gözünden içer” hesabı kimseleri beğenmiyorum.
Önemli bir konu, bir iki bir şey karalayım dedim.
Beni boş verin de yiyeceğimize başkasının eli dokunmasın kardeşim(Temiz olmak şartıyla bir tek yarenim) Dışarıda lokantada kafede de bu konu pek aklıma gelmez, neden gelmez bilmiyorum.
Vıcık vıcık çiğ köfte karıyorlar ya, çok da seviyorum akslik bu ya, bunun makinası filam yok mu Allah aşkına, aklıma gelince yiyemiyorum.
Bana gelince sakın ha pazardan meyve aldığınız poşetinizi bile taşıttırmayın! Evinize davet ederseniz kapıda bit kontrolü yapın!
İşin esprisi bir yana sizi sevdikleri için insanlar bir şey diyemezler ama lütfen buna mecbur kalmasınlar. Bizimki içtiği suyu bana verdi içmedim, az kalsın ayrılıyorduk!