- Kategori
- Siyaset
Bastırılmışlık Kürtlük mü ? (2)

Türk-Kürt kardeştir sloganının tersini söyleyenlerdir savaş isteyenler...
Durum bu merkezde iken, dağdakilerin ve onların siyasi uzantılarının katkısıyla hızla bir “ Pan Kürdizm” süzgarı yaratıldı. Aslında bu Kürtlerin militanlaşmasından çok önce başlatıldı. Tarihteki Şeyh Said isyanları buna örnektir. Yalnızca, buna karşı önlem alınmaya başlamasıyla ve Batının ülkeyi daha rahat nasıl bölerim ve karmaşayı artırırım diye arayışı ile Kürtler silahlandırıldı. Apo denen şahsiyete her türlü silah, ekonomik ve insan yardımı yapıldı. Buna Suriye, Irak gibi ülkelerin haricinde, batıdaki Yunanistan, Fransa, Belçika gibi birçok ülke hatta bugün tespit edilmiştir ki ABD bile destek verdi. Ve ülkeyi hızla kutuplaştıran o süreç başladı. Bugünkü kanlı çatışmaların ve gözyaşlarının temeli o günlerde atıldı aslında. Kürt kökenli vatandaşlar ceplerinde Türkiye Cumhuriyeti kimliği taşımalarına ve Türkiye vatandaşı olmalarına rağmen, Türkiye devleti onlar için TC idi ve baş kaldırılması gerekiyordu. Kimi bu sürece inanarak, kimi de tehdit edilerek dağa kaldırılmıştı. Bir diğer anlamda kandırılmışlardı ve ellerine silah verilerek Türkiye devleti ve Türk halkı düşman bellendi. Eline silah verilenler hep kaybetti ama o silahı verenler hep kazandı. Silah verilenler, pis mağaralarda yatıp hayatlarını devam ettirirken, silahı verenler hep lüks içinde yaşadılar. Yedikleri önlerinde, yemedikleri arkasında günlerini gün edip, sıcacık yataklarında, hatta otel odalarında kendilerince strateji geliştirmektedirler. Uyuşturucu, silah ve insan kaçakçılığından kazanılanlarla bugünkü Batı ülkelerinde açtıkları gizli hesapları da günden güne şişirmektedir.
Ben bir kaç ay önce İzmir'de Dtp'nin yürüyüşüne şahit oldum. Oldukça kalabalık bir grup içinde yaşı 25'in üstünde insan sayısı o kadar az dı ki ! Çoğu çocuk ve genç delikanlı ve kızlardı, kadınlardı. Aralarında dolaşan 3-5 tane çapulcunun provokatör olduğu belliydi. Zira bu kalabalığı galeyana getirenler, arabaları, otobüsleri tekmeletip, camlarını indirgetenler bunlardı. Dükkânların camlarına taşlar ve şişeler attıranlar, bölücü terör örgütü ve elebaşısı adına sloganlar attıranlar da yine bunlardı. Ve Türk polisi bunlara hiç bir şey yapmadı. Ne bir tek Kürt gösterici tartaklandı, ne gözaltına alındı, ne de başka bir şey oldu. Ama Kürt yanlısı yayın organlarında hep farklı haberlerle, Doğu ve Kürt kökenli insanlar kışkırtıldı. Öyle olmaya da devam ediyor. Bu tablo size tanıdık geldi mi ? Gelmediyse gelmelidir. Zira, hemen hemen ülkenin birçok yerinde buna benzer manzaralar yaşanmaktadır.
Bugün ülkede adına "Kürt sorunu" denilen bu çok bilinmeyenli denklemi çözmeye çalışırken farklı bakış açılarından da değerlendirmek doğru olur diye düşünüyorum. Meseleye çözümcü bir bakış açısından bakıp, objektif olarak sorgulamak gerekirse eğer; aşağıdaki sorulara birilerinin çıkıp cevap vermesi gerekmez mi ?