- Kategori
- Kültür Turizmi
Batı Karadenizde, "bacasız sanayi turizm'in" gelmesi bekleniyor.

En son bilgiye göre, lav kayalıklarının bulunduğu Güzelcehisar, bu farkındalığın bedelini 2018 Mayısında ödeyerek hizmete açılacak. Sanki kuyu açılıyormuş gibi. Sanki otlak için mera açılışı gibi.
Aradaki sene ne olacak? Dereyi görmeden “paçaları” sıvama dersleri alacağız. Şöyle ki: “Önce yöre halkına doğa nasıl korunur, onu öğreteceğiz. Kurslar, seminerler düzenleyip “Turist nedir? Nasıl davranmalıyız? Turistin psikolojisi” konularında aydınlatacağız. Sıra pansiyonculuğa gelecek. Ev pansiyonculuğu nedir? Konaklama hizmetlerinin inceliklerinden sonra, sıra, peyzaja gelecekmiş.

BARTIN VALİSİ DİRİM, BU İŞİN ÜSTESİNDEN GELECEK. RESİMDE, AYAĞININ TOZU İLE GELDİĞİ BARTIN'DA, SOLUĞU BU GÜZELCEHİSAR'DA ALMIŞTI. VE BÖYLESİ SANDALLA TETKİK GEZİSİNE ÇIKMIŞTI. - SAĞDAKİ RESİMDE NUSRET DİRİM-
İlgililere göre bu geçiş devresinde böylelikle, arada halka eğitimler vererek, Güzelcehisar Lav Kayalıklarının turizm potansiyelinin ortaya çıkarılması amaçlanmış. İlgililerin iki yıldır üzerinde duracakları kon bu olacakmış..
Ve de bütün bu işler bitirilince gelsin açılış merasimleri, kurdeleler, oldu da bitti maşallahlarla “Lav Kayalıklarını turizme açmış” olacağız. Temennimiz “İyi olur inşallah” Ört ki, ölem.

KÖRFEZDE LAV KAYALARI SILALI SIRALI
Evet. Bütün bunları dereyi görmeden paçayı sıyırma talimleri olarak ifa edeceğiz ama, esas alt yapıyı, “nüveyi” ortaya çıkarmayı neden unutuyoruz? Hani bir benzeri California’da olan lav kayalıklarına adam salıp, turist çekme nasıl yapılıyor diye öğrenecektik? Böyle karar alınmıştı zira.Adam gönderildi mi? Hayır.
Bu iki yıl çabuk geçer. Açılış için, dünya turizm literatüründeki büyük firmaları buraya davet ederken “ortada fol yok, yumurta yok, çök tavuğum çök” misali gelenlere neyimizi göstereceğiz? Yapılması planlanan eğreti yürüyüş yollarını mı? Lav kayalıklar temaşa olunsun diye inşa edilecek havalı duba gezinti koridorlarını mı? Kıyı adacıkları üzerine kurulacak platformlarla gecekondu mahallesi ni yaratacağız orada? O gün büyük bir dalga silip süpürmemişse bu dubalı yürüyüş yollarını kışın “N’apacaksınız?” diye soracak olan turistik adamların soruna verilecek cevabınız hazır mı? Hayır.
Dünya turizm literatüründeki isimleri tarayıp da tur acenteleriyle, tur liderleriyle görüşmeler yapmak için adresler alındı mı? Verildi mi,? Hayır.
İstanbul’daki turizm S. Şirketlerinin yanı sıra, komşu devletlerin turizmcileri ile irtibat kuruldu mu? Hayır.
Bütün mesele nedir biliyor musunuz? “Turizmi anlamaktır””Cek-cak” larla olmaz. Bir potansiyel yaratılmalı. Esas bu kurgulanıp sunulmalı. Turizmciler böyle yapıyor. N’apıyor? Bir Türk bir İngiliz Efes Harabelerini gezerken, Türk, dönüşte bulsun diye hissettirmeden tavla zarı bırakıyor oraya. Dönüşte İngiliz eline aldığı zar için defterini çıkarıp: “ Milattan önce de Anadolu’da biliniyormuş imajı yaratılıyor.
Şimdi şunu bilmemiz, öğrenmemiz lazım. “ Turizmde imaj, çok önemlidir”. Turizmciler, muayyen zamanlarda bu algıları yarattıkları için, bu bacasız sanayiden ekmek yiyorlar.
Güzelcehisar için de “algı yaratmak” lazım geliyor. Şimdiden başlatılmalıydı üstelik. Her türlü insan, her ayrı memleketten gelip Bülbül Dağındaki Meryem Ana’da buluşuyor. Topluca günah çıkarıp, hafiflemiş olarak dönüyorlar. Yıllardır turist kaynıyor orası.
Güzelcehisar’da da şöyle algı yaratılabilir. Mahalli ört ve adetlerimizden geleneklerimizden, bozulmamış kent dokumuzdan parçalar sunmalıyız turiste. Acentelere notlar ulaştırmalıyız Güzelcehisar’da insanlar, lav kayalıklarının dibindeki sularda, 20 milyon yıl evvelki atmosferde terapi yapıyorlar. Yöresel müziklerle, saltanat kayıkları ile Türk lokumları ile tütsülerle, romantik ve dinlendirici bir atmosferde, altın suyuna batar gibi tarihin sihrine batarak zindeleşmek istemez misiniz? “ gibi sözler tesirli olur kanaatindeyim.
Güzelcehisardaki Lav kayalıklarının turizme açılması için, İzmirlerden uzanıp uzanıp, güzel Bartınımıza faydam olsun diye buralardan “festival de yapılsın” temennileri ile çırpındım. İki vali değişti, üçüncüsü geldi. Hala ortada bir şey yok. Sonuncusundan ümitliyim. Hadi hayırlısı.
Şimdi son durum şu kısacası: “Allı morlu, fıstıki, zeytuni ve ebruli makaraları sardık. Geriye de bacasız sanayi turizmin Bartın’a gelmesi bekleniyor. Kim ne derse desin, gündem budur ve bu olmalıdır hayat boyu. Zira sonunda Bartın değil, Türkiye kazanacak.
Eee, Turizm Bakanlığından bakalım ne zaman ses çıkacak. Orası da apayrı bir konu. Milletvekilleri çalışmıyor bu konuda. Pek yazık. Batı Karadenizde, “bacasız Sanayii turizm’in” gelmesi bekleniyor.
Farkındalık, her daim, turizmin "bel kemiğidir". Bunun bilinmesi lazım.

ÇOK TEHLİKELİ. AMA ELZEM. BAŞKA TÜRLÜSÜ OLNAZ. DÜNYADAKİ TATBİKAT BÖYLE.: "T e r a s"

DENİZE İNEMEYEN LAV SÜTUNLARI,APAYRI BİR MANZARA TEŞKİL EDİYOR. TURİSTLER, SEYİR TERASINDA KAHVALTI DA YAPABİLİRLER Mİ? BUNU VALİ DİRİM E SORMAK LAZIM. YILLAR ÖNCEKİ EDİNDİĞİ LİSANLA, TURİZMİN İÇİNDEN GELİYOR. O BİLMEYECEK EDE BİZ Mİ BİLECEĞİZ? GÜZELCEHİSAR KÖYÜ MUHTARI DESENİZ, O DA BİLMEZ.

KÖRFEZDE SIRA SIRA DENİZ İNEN LAV SÜTUNLARI.


İŞTE, BARTIN'A 17 KM. LİK MESAFEDEKİ GÜZELCEHİSAR KÖYÜ

BURADA LAV KAYALIKLARI, DAHA MUHTEŞEM GÖZÜKÜYOR. CALİFORNİA'DA, DA AYNISI VAR. ONLAR YILLAR YILI BU LAV KAYALIKLARININ EKMEĞİNİ YİYOR.. BİZ İSE, FIRINI İNŞA EDECEK TUĞLALARI SEÇİMİ İÇİN DÜŞÜNCELERDEYİZ DAHA.

GÜZELCEHİSAR KÖRFEZİNE BAKIŞ
