- Kategori
- Siyaset
Batsın bu dünya
Başbakan Tayyip Erdoğan gün geçmiyor ki birilerine kızmasın, birileriyle kavga etmesin, birilerine sataşmasın, birilerine ağzı dolusu hakeretler etmesin... Öncelikle, bugüne kadar çok fazla eleştirdiğim "Hürriyet Gazetesi"ne tebriklerimi gönderiyorum. Az daha büyük bir skandaldan haberimiz olmayacaktı. Teşekkür ederiz.
Ben, 22 Temmuz seçimlerinde AKP'ye oy vermiş bir liberal demokratım. Hatta çevremdeki bir çok insanın bu partiye oy vermesini sağlamış biriyim. Ama şu kadarını söyleyebilirim ki: ben hayatımda bu kadar kısa sürede, tepe taklak giden, bu kadar bayağılaşan, bu kadar keyfileşen bir idare ve hükümet ve başbakan ve yönetim görmedim.
AKP'ye oy vermiştim ve destek vermiştim ve gönül vermiştim. Nedenlerine gelince: Öncelikle şahsi nedeni: Tayyip Bey'de bir "Turgut Özal" ışığı görmüştüm (herhalde o, düşük voltajlı bir ampüldü, gözüm iyi seçmemiş). Bu sebepten, "Kasımpaşalı Özal" diyerek oy vermiştim. İkincisi AB yolundaki çalışmalarını ve müzakere sürecini başlatabilmelerini sevinçle karşılamış ve Türkiye'yi daha demokrat daha özgürlükçü ve liberal demokratik değerlerle buluşmuş bir ülke olarak yeniden inşa edebileceklerini düşündüğüm için oy vermiştim. Üçüncüsü, artık Türkiye'ye dar geldiğine inandığım 82 anayasasını değiştirebileceklerine inandığım için oy vermiştim.
Şimdi görüyorum da: oy'uma yazık olmuş. Ne Erdoğan, Özalmış, ne Türkiye'yi samimiyetle AB'ye sokmaya çalışıyorlarmış, ne de dertleri sivil anayasaymış...
Turgut Bey vefat etmeden önce tarihi bir söz söylemişti: "eğer ciddi bir hata yapmazsak 21. yüzyıl Türk Asrı olur". Maalesef o yoldan hızla uzaklaştık ve 21. yüzyıl "eski demirperde" ülkelerinin asrı oldu. Gerçi daha asrın bitmesine çok var. Ama herhalde bu gidişle bizler göremeyeceğiz...
Sayın Başbakan'ın, ülkenin gerilmesiyle veya zaman kaybetmesiyle bir derdi yok. O'nun için önemli olan daha fazla nasıl oy alabileceği ? Napolyon'un para ile derdi varmış, o'nun için: "para para para" demiş. Erdoğan ise "oy oy oy" diyor. Galiba tek derdi, Marttaki seçimlerde %60'ı nasıl bulurum ? İslam dinini bu kadar iyi bilen bir insansın, o halde nefs'i ve nefs'in mertebelerini dini kitaplardan aç ta hatırla Recep Tayyip Erdoğan ! (çünkü sendeki gidişat her anlamda kötü)
Bunları yazarken, bizim cenahtaki tek tük AKP muhaliflerinden birisi olan Cüneyt Ülsever aklıma geldi. Hakkını teslim etmek gerekiyor. Ne zamandır en doğru liberal duruşlardan birini gösteriyor. Ben ise yeni farkına vardım. "Sert bir muhafazakarlığa doğru kupa yelken gidiyoruz" diye yazdığında kendisine gülmüş ve alay etmiştim. Kendisinden özür diliyorum. Ve bir ekleme yapıyorum: Sert Muhafazakar Türkiye'ye kısa zaman önce vardık.
Erdoğan, canının istediği gibi yönetiyor güzel ülkemizi. Canı çekiyor AB diyor, canı çekiyor D-8 diyor. Canı çekiyor hak hukuk diyor, canı çekiyor höt zöt diyor. Canı bulgur çekiyor, enflasyon hesaplamalarına katıyor, pirinç, hesaplamalara girmiyor (demiştim ya keyfi yönetim) ya da içki sattığı için dayak yiyen bir büfeciyi görmezlikten geliyor. (Hani sen onun da başbakanıydın, demek ki değilmişsin...)
Bizler de fırtınalı havada gemiden düşmemeye çalışan ve geminin sağ salim limana varmasını isteyen masum yolcularız. Kaptan nereye çekerse oraya doğru gidiyoruz ya da kılavuzumuz nereyi gösterirse burnumuz oraya doğru meyil ediyor.
Şunu iyice anladım ki bir insan hem liberal olup hem de AKP'ye destek ve oy veriyorsa ciddi bir ikileme düşüyor. Çünkü iki araç aynı istikamete gitmiyor. Yollar bir yerde ayrılıyor...
Neyse, mesele liberallik meselesi değil. Keşke başbakan özgürlükçü açılımlar geliştirse de, azılı AKP muhalifleriyle ve ulusalcılarla göğüs göğüse çarpışsak. Ama olmuyor, olamıyor...
Kim derdi ki: gün gelecek te Bekir Coşkun'un yazdığı bir yazıya hak vereceğim ?
En sonunda, beni Bekir Coşkun'a hak verir duruma getirdikleri için: "Batsın bu dünya"...