- Kategori
- Tiyatro
Bavul Hikayesi

Üffff hayat ne zor yaa. İşte iki insanın arasına oyunlar kozlar girmeye başladı mı yıllar boyu bu çekişme işkence yaşanıyor. Zaten bir evliliği yıkan tek şey samimiyet kaybı, güç gösterisinin başlaması. Halbuki neye güç gösterisi, niye güç gösterisi, kime karşı, neye karşı, hele çocuk varsa.Çocuk yuvayı kurtarmıyo işte. Her gidiş geliş de insanın içinde birikim yaratıyor, asla eskisi gibi olmuyor, düzelme eskisi gibi olma ihtimali var olan bir ilişki zaten böyle raddelere gelmiyor.
Paylaşılamayan nedir? Rutininde giderken hayat, sağlık sıhhat yerindeyken derdin nedir be kardeşim. Büyük umutlarla evet dediğin insandır yanındaki. Beraber uyanmayı hayal ettiğindir, sarılıp uyumayı beklediğin, görmek için saatleri iple çektiğindir. Yoksa değil midir ? Değişen nedir ?
Zaman geçip şartlar yine değişir. Geçmese yaşanan süreç yine kıymet bilmez olacaktır gerçi. Bu kez kıymete biner yitirilenler. Yanında uyurken sıkıldığın insanla aynısı değil midir şimdi özlemle içini yakan, iş işten geçmiştir artık, yollar ayrılmıştır.Değerini bilmediğin geri dönse diye yapmayacağın yoktur da çabalar nafiledir.
İşte oyun sıklıkla yaşanan hayatların sahneye yansıması. Tutkuyla evlenmiş bir çift, zamanın değişmez etkisiyle yıpranan, parçalanan sevgileri, azalan mutluluk, çoğalan tartışmalar...
Kısa süreli ayrııklar, uzun süreli ayrılıklar , kaçamaklar, ihanetler ve hesaplaşmalar...
Bavul hikayesi güzel oyun, hep bilineni doğallıkla sergileyen bir oyun. Kadın olmanın, erkek olmanın, birbirini tamamlamanın ve tamamlayamamanın bilançosunu yansıtıyor seyirciye.
Sahi ne zor yaşamak . Sıkıldım, yoruldum, içim şişti.