Bay piero / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Aralık '08

 
Kategori
Spor
 

Bay piero

Bay piero
 

BAY PİERO


Bu günlerde bir “Piero”dur tutturmuşuz ki sormayın gitsin, “Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete” misali. Belli olmayan biyolojik yaşından ne kadar büyük iş yapıyor bilinmez ama bir topun kaleye gidiş hızını, vurulan mesafeyi ve kale çizgisini geçip geçmediğini bir kerede hesaplayabiliyor Bay Piero. Futbolcunun dostu, hakemlerin düşmanı Piero nelere kadirmiş bu hafta içi gördük hep beraber yayıncı kuruluşun part-tıme yayına giren programında.


1991’in hazin Mayıs’ında, günümüzün yeni yetmeleri henüz doğmamışken, 34’leri ise “daha 17’yken, bir Beşiktaş derbisi oynamıştık mabedimizde. 2-1 önde olduğumuz maçta, zalim dakikalar 89’a gebeyken, yerli üretim Şifo’nun topunu Yuvakuran’ımız Semih’imiz çizgiden çıkartmışken gol kararı çıkmış ve maç 2-2 sonuçlanmıştı. O yıllarda Bay Piero henüz ana rahmine düşmediği için günümüze kadar tartışıldı durdu topun çizgiyi geçip geçmediği. Ülkenin en ünlü matematikçilerinin hatta fizikçilerinin bile beyin fırtınaları düğümü çözmeye yetemezken, Bay Piero kıvrak zekâsıyla noktayı koydu pozisyona. Top 7cm içerden çıkartılmış meğer. Dolayısıyla dönemin gol kararını verenler aklanmış oldular Bay Piero sayesinde.


Bu aklanıp paklanmanın akşamında konuk olduğumuz Denizli bir cinayete daha tanıklık etti 14 Mayıs 2006’dan sonra. Bahriye Üçok, Abdi İpekçi suikastları gibi faili meçhul değildi bu cinayetin. Adıyla, bayrağıyla Erhan Sönmezdi. De Souza kabinesinin kara kaşlısı, kara gözlüsü Deivid uzaktan çektiği şutta meşin yuvarlağı gönderiverdi şehrin takımının kalesine. Üst direkte patlayan top içeri attı can havliyle kendini. Başı dönmüş olacak ki tekrar üst direğe çarptı. Fakat bu sefer dışarıda bekleyen kalecinin kucağına düştü. Tetiği çeker gibi çekti bayrağını Erhan Sönmez. Sonunda bu da oldu ve attığımız nizami gollerimizde verilmemeye başlandı. 1-0 önde olduğumuz için sıyırmıştı 3 puanımızı Erhan Sönmez’in kurşunu. Bekli galibiyetimizi engelleyemediler ama +3 averajla döneceğimiz deplasmandan +1 ile yetinmek zorunda kaldık. Çünkü attığı nizami gol sonrası sararıp ceza sınırına geldi okçu, sözde ofsayt düdüğünden sonra topa vurduğu için. Haksız yere kart gören oyuncunun kartı silinir ya hani. Gördüğü kart sonrası cezalı duruma düştüyse kaldırılır ya cezası. Peki bu sayılmayan goller ne olacak? Kim hesabını verecek gasp edilen +2 averajımızın?


Takımımıza kurulan tuzaklar bununla da sınırlı kalmadı. Bir oyuncu değişikliğinde Vederson’un yerine Emre girecekken Deivid’i oyun alanına zorla iteklemeye kalkıştı ismi lazım olmayan 4’üncü hakem. Eğer Deivid kazayla da olsa ayağının ucunu saha içine atsa pimi çekilecekti bombanın. Sahada 7 yabancı bulundurma suçundan hüküm giyip 3-0 hükmen mağlup sayılacaktık. Bu maçtan sonra daha net belirdi bazı şeyler kafamda. Resmen katledilmeye çalışıldık. Artık daha iyi anlıyorum Türk hakemlerinin neden uluslar arası organizasyonlarda boy gösteremediklerini. Böyle devam ederlerse sittin sene kapı kuleyi geçemeyecekler.


Son paragraf size sayın okur. Prosedür gereği fazla açıklama yapamıyorum ama Salı saat 22.30’da FB TV ekranlarından evlerinize konuk olacağız. Hepinize iyi bayramlar olsun.

 
Toplam blog
: 130
: 740
Kayıt tarihi
: 05.12.07
 
 

İlk önce şunu belirteyim; yürüme engelliyim fakat hayata pamuk ipliği ile değil, LACİVERT YÜREĞİM..