- Kategori
- Yemek - Mutfak
Bazlama
Ayşe ahçılıkta iyiydi. Babası da ahçıydı. Gerçi babası evde yemek yapmazdı. Ayşe dikkat kesilirdi demek ki, ilgisi olunca, e bir de evlilik ev hanımlığı derken hünerler edinmişti.
Fakirlik var diye isyan etmek olmaz. Ekmek bulamadıysa başka çare bulurdu. Evin epey uzağında bir uncu kestirmişti gözüne, unu 3. Kalite, kepekli alınca epey ucuza geliyordu. O unu almak için kızıyla birlikte yürür, aldığı topu topu 1 kilo unla evin yolunu tutardı.
Eve geldiğinde o unu bir güzel yoğurur, hamuruyla da börek yapardı. Pişirme şekli duruma göre değişirdi. Evde elektrik varsa ve fırınları satılmadıysa fırında yapardı. Sata sata, evde eşya bırakmayan kocası evde fırın da bırakmadıysa Ayşe böreği ocakta, tavada yapardı. Kış ise, çingene sobasının üzerinde pişirdiği de olurdu.
Börek yapıyor ama içine koyacak katık yok ise bazlama yapardı. O un mübarek, pişince ayrı bir güzel kokardı. Evi keskin ve şefkatli bir koku sarardı. Bu arada, mevsim kış ve evde soba var da, yakacak malzemesi yoksa ev soğuk olurdu haliyle. Ayşe o kızıyla mutfakta oturur, bazlamaları pişirirken ocağın yaydığı ısıdan da istifa ederdi, ettirirdi. Hele bir de derma çatma radyosunu açabildiyse, o tıngırtı bu ana kıza yeterdi. Evlerine misafir gelmiş gibi neşe dolardı.