- Kategori
- Bebek - Çocuk
Bebekle tatil

Uzun bir aradan sonra tekrar oğlum Ali Tuna ile yazılarımıza devam ediyoruz. Bu uzun arayı oğlumla beraber çıktığımız ilk tatilimiz sebebiyle vermiştik. Bebeği olanların sanırım en merak ettiği konu bu aralar bebekle tatilin nasıl bir deneyim olacağıdır. Malum tatil dönemindeyiz herkes bir iki hafta da olsa bir yerlere gitmenin hayalini kuruyordur,ama bebekle nasıl yaparım diye endişelenenler de çoktur. Ben size hemen deneyimlerimi aktarmaya ve içinize su serpmeye başlıyım o zaman.
Her yıl tatile gideriz ama bu yılki gerçekten bambaşkaydı, oğluşumla ilk tatilimizdi ne de olsa. Zor yanları yok muydu? Vardı tabii ama anne her şeyin üstesinden gelmenin bir yolunu buldu ve ailecek mutlu huzurlu bir tatil geçirdik. Benim de kendimce endişelerim vardı başta Ali Tuna'nın ne yiyeceği, denizden hoşlanıp hoşlanmayacağı, hasta olursa oralarda ne yapacağımız gibi. İnanın her şeye bir çare bulunuyor sadece cesaret edin ve güzel bir tatil olacağını hayal edin, sonra da bebişinizle ilk tatilinizin tadını çıkartın.
Önce dede ve babaanne ile beraber bir devremülk tatili yaptık, ardından yine dede ve anneanee ile yazlıkta kaldık, ardından da her şey dahil sistemi olan bir otele gittik. Kısaca her çeşit tatili deneyimlemiş olduk. Oğluşum her gittiğimiz yerde kendine ayrı bir düzen kurdurmayı başardı, hiç mızmızlanmadı, annesini üzmedi. Her gittiğimiz yerin de kendine has olumlu ve olumsuz yanları oldu tabii, bu yüzden şu şekilde bir tatili tercih edin diyemeyeceğim sizlere.
Devremülk sisteminde mutfağı olan küçük bir evde kalıyorsunuz, pansiyonda kalmak gibi de düşünülebilir. Avantajı rahat bir şekilde bebeğinize tıpkı evinizdeki gibi yemek hazırlayabilecek ortamınızın olması. Tabii bir de anneanne- babaanne ve dede olursa daha da rahat edersiniz çünkü torunlarını öyle seviyorlar ki her şeyi ile ilgilenmek istiyorlar size de pek iş düşmüyor haliyle. Yemek saattlerini de yine kendi düzeninize göre ayarlayabilmeniz bir başka avantaj. Dezavantajı yerlerde ev gibi halı olmadığı ve ayakkabı ile girildiği için özellikle de bebeğiniz Ali Tuna gibi emekleme dönemindeyse uzun süre kalmak zor olabiliyor.
Yazlık en rahatı diyebilirim çünkü bir evin gerektirdiği konforun neredeyse hepsine sahip oluyorsunuz. Yine anneanne-babaanne-dede yardımları çok işe yarıyor. Yazlıkta bazen misafirlerin çok olması biraz bebeğin düzenini aksatabiliyor, haliyle şımaracak çok kimse olunca bebeğiniz uyumak istemeyebilir, bu da küçük bir dezavantaj.
Otel tatili sanırım en çok endişelenilen tatil çeşididir bir bebekle. Biz de başta endişelendik, daha önce gitmemiş olduğumuz bir otel seçtiğimiz için neyle karşılaşacağımızı da bilmiyorduk. Bu nedenle daha önce gittiğiniz , memnun kaldığınız yada bebekle gidenlerin tavsiye edeceği bir oteli seçmek en mantıklısı, biz bu konuda biraz risk almayı tercih ettik ve şanslıydık ki doğru oteli seçtik.
Magiclife Marmaris otelindeki ilk bebekli tatilimizin harika geçmesi için güler yüzlü personel çok yardımcı oldu. Gitmeyi düşünenlere rahatlıkla tavsiye edebilirim. İlk geldiğimizde biraz hayal kırıklığına uğradık çünkü çam oramanının içinde dağın yamacına serpiştirilmiş küçük evlerden oluşuyordu otel, her yerin merdiven olduğunu gördük, ama daha sonra araba yolunu kullanarak rahatlıkla bebek arabamızla dolaşabildik. Ayrıca bebekli ailelere daha aşağıda konumlanmış odaları vermeye çalışıyorlar, bu da bizim için çok iyi oldu.
En merak edilen konu henüz aile sofrasına oturmamış bir bebeğin otelde nasıl besleneceğidir sanırım. Önce milupanın hazır mamalarına güvenmiştim ve otele gelmeden en yakın markete uğrayıp bolca kavanoz maması stokladım, meyve öğününü furutapura ile hallederim diye düşündüm, kahvaltıda zaten milupanın tahılları vardı, ek olarak bir kutu labne peyniri, muz, dövülmüş ceviz aldım buzdolabımıza koymak üzere. Sütaşın babaymix yoğurdunu da aldıktan sonra otelimize geldik. ancak oğlum milupanın kavanoz mamalarına pek sıcak bakmadı en azından her öğün onlardan yemek istemedi, bazen çeşitli çorbalardan en uygun olanını seçip mamaları sulandırarak vermeyi denedim. Daha sonra diyet menüsünü keşfettik, daha önce hiç ilgimizi çekmemiş olan bu bölüm birden ilgi odağımız haline geldi. Bu bölümde her gün haşlanmış et yada tavuk, pirinç ve çeşitli sebzeler oluyordu. Avent'in süt saklama kaplarından 4 adet yanımda getirmiştim, yemeğe gittiğimizde bu kapları yanıma aldım içlerine et, sebze ve pirinçten az miktarlarda doldurdum, bir başka kaba da çorba koydum, yemeğimiz bitince odamıza gelip blender ile bunları karıştırdım, mama sandalyenizi de yanınızda taşırsanız tatile giderken iyi olur sanırım, böylece odada da rahatça yedirebilirsiniz bebişinizin yemeklerini. Aslında otel görevlilerine sorarsanız yemeği hazırlamak için başka bir yer de gösterebilirler, biz gerek duymadık. Öğlen ve akşam öğünlerini bu şekilde hallettik, sabah da bizimle kahvaltı ediyordu Ali Tuna. Kasesine odada milupanın tahıllarından 8 tahıllı ve balllı, sabah öğünü portakallı mısırlı ve bir parça eti bebe ekmeği, labne peyniri, muz, çekilmiş ceviz koyuyordum, daha sonra biz kahvaltı etmeden önce orada tahin, pekmez, bir yumurtanın sarısı ve bir parça tereyağı ekleyip ıhlamur çayı ile iyice eziyordum bu karışımı. Mama sandalyesi de bulunduğundan yanında taze sıkılmış portakal suyu ile oğluma kahvaltısını yediriyordum. Böylece enerji bombası şeklinde hazırladığım kahvaltının formülünü de sizlerle paylaşmış oldum. Tabii bunlar 10 aylık bir bebeğin yediği şeyler, daha küçük bebeklere allerji yapacak gıdalar içeriyor olabilir. Biz oğlumla kahvaltı ederken babamız da hemen kendi kahvaltısını alıyordu, bizim işimiz bitince de sıra anneye geliyordu, bu sefer de oğluş babasıyla oynuyordu. Bu şekilde sorunsuz olarak ailecek masa başında yemeklerimizi yedik. Yanınıza bir kaç oyuncak almanızda da fayda olabilir, siz yemek yerken bebeğinizin de oyalanması açısından. Gerçi Ali Tuna o ara her şeyi atarak çıkartacağı sesi merak ettiğinden düşen oyuncakları toplamaya çalışan garson abi ve ablalarını bir hayli bezdirmiş bizi de mahcup durumlara düşürmüştü.
Yemek konusuna tekrar dönersek, sabah kahvaltısından çıkmadan yine Aventin kaplarına taze meyvelerden bir kaç çeşit alıp vakti geldiğinde odamızda bunları yediriyordum, yoğurt saatimizi de otele gelmeden önce aldığım sütaşın hazır babymix yoğurduyla halledince ara öğünlerimizi de tamamlamış oluyorduk. Kahvaltımız saat 8 de yapılıyordu, daha sonra sahile iniyorduk, ara öğün meyve saat 11 de, biraz uyku, saat 2 gibi ana öğün sebze çorbası, saat 5 te yoğurt bazen sahile inerken yoğurdu da plastik bir bardağın içine koyduğum buzların arasına yerleştirerek sahilde yediriyordum, böylece sürekli odaya dönmek gerekmiyordu. saat 8.30 da da akşam yemeği olarak tekrar sebze çorbasını yedirip uyutuyordum, bebek arabasını yatak şekline getirip yatırıyorduk biz de böylece rahatlıkla akşam gezmelerine çıkıp biraz başbaşa da vakit geçirebiliyorduk. Bu düzenin bozulduğu saattlerin uymadığı zamanlar da oldu tabii, ama yine de harika bir tatil geçirmeyi başardık.