Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mayıs '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
771
 

Beceremedim

Ben ne kalmayı başarabildim yanında, ne gidebilmeyi senden çok uzaklara… Yapamadım işte, her kavga sonrası soluğu başka şehirde aldım, “Umurumda değil ne o ne de o şehir, dönmem, dönemem bir daha!” dedim. Yapamadım işte, her kavga sonrası uzak bir şehirde kalamadım, “Umurumda değil ne o ne de başkaları, dönmeliyim, döneceğim!” dedim. 

Bak yine buradayım aylar sonra… Yemyeşil akıyor gözyaşım yine sana! 

Beni bu kadar sana bağlayan şey neydi? Neydi böyle derinden yakalayan beni? Senin o kocaman kanatların mıydı yüreğimi titreten, yoksa gözlerindeki ışıltı mıydı ruhumu yerinden alıp götüren? Sen miydin beni arayan, ben miydim seni bekleyen? Yıllar yılı geçse de üstünden, kanar bende bu gizli saklı yaran… Haberin var mıdır acaba seni ne kadar sevdiğimden? Göz bebeğimden, burnumun ucundan gitmeyen bir serap mısın yoksa? Küçük mesajlardı belki de… Belki de ağlayabilmekti sen yoksun yanımda diye… ‘Neden böyle oldu, ben ne yaptım da böyle tahammülü mümkün olmayan bir ceza aldım?’ diye sorgulamaktı belki de hayatı… Şekersiz çaya bizi ekleyip tatlandırmaktı… Küçücük bir kızdı senin tanıdığın ve büyüyebilmek birlikte… Hatırlanası hatıralar biriktirebilmekti! Bir tebessümdü, bir elimi tutmandı, bana dokunman, saçlarımla oynamandı, uyurken beni uyandırmaya kıyamamandı… Sen beni benden alıp gittin be adam, ben şimdi nasıl devam ederim? Sensiz geçecek olan gecelerim, gündüzlerim… 

Bak yine buradasın aylar sonra… Yemyeşil bakıyor gözlerin yine bana! 

Sen ne kalmayı becerebildin yanımda, ne de gitmeyi çok uzaklara… Senleyken sensizliği yaşamak mı yoksa sensizliğinde seni aramak mı? Hangisi daha acı vericiydi, bilemedim… Ben hiç böyle kimsesiz kalmamıştım ki… Ben hiç böyle bensiz kalmamıştım ki… Sensiz kalmak mı, yoksa bensiz kalmak mı? Hangisi daha acı vericiydi, bilemedim… 

Bir hayal var, düşlüyorum, düşleyebiliyorum. Yolu nereden geçiyor, bir türlü bulamıyorum. Gelecek zamanı var ve geçmişi yaşanmışlıklarla dolu. Bitmemiş, bitememiş, yarım kalan birçok şey belki de… Küçük köfteler kadar doyurucu, sıcak bir çay kadar içtendi, bir filmin sonunu beklemek kadar merak uyandırıcıydı, bir sürprizdi her şey! Dakikaları birlikte saymak o diziye, saklamadan seninle paylaşmak kendimi yüksek sesle, suskunluğa inat… Aldırmadan soğuğa ve karanlığa - ve tabi bakmadan asla ardına - yürüyebilmekti sonsuza… Yürümeliydi, gülmeliydi, birkaç yudum içmeliydi ve şarkılar söylemeliydi o sonsuzda… Hayal edebilmeli biraz da! 

Eskiye özlem belki de içimdeki, capcanlı bir resimde özlenilen geçmiş… Ve en bakılası fotoğraflarda yan yana durmak… Fotoğraflardaki mutluluk var şimdi aklımda. Yemyeşil ve sapsarı… Biliyorum o karelerde bir sen olacak ve değişmeden kalacak! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu döküntüler yaşanmışlıklardan çalıntı olsa gerek gitmeler kalmalar ya da ah bu yalnızlıklar .Şahaneydi.Yüreğine sağlık..

Fatma ARI 
 03.05.2011 14:13
 

Çok teşekkür ediyorum ben de size :) sevindim beğenmenize. Mutlu günler!

tedicik 
 01.05.2011 19:15
 

Sevmek en güzel duygu, sevmek aşka gönlünü vermek, sevilip sevebilmek ... Blogunu okurken aklıma geldi, çok güzeldi arkadaşım tebrikler...

Mustafa Tunç 
 01.05.2011 16:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 479
Kayıt tarihi
: 04.04.11
 
 

*** ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster