- Kategori
- Gündelik Yaşam
Bedel ödemek

Bugün birşeyler yazmak istedim, içimde bir sürü olgu dans etmekte. Bir şekilde sizlerle paylaşmalıydım. İşte bu duygularla oturdum bilgisayarın başına. Ama nereden başlayacağımı bilemiyorum, inanın başlığı bile koymadım daha.
En iyisi biraz evvel okuduğum bir haberle başlayalım. Krizden uzak sakin bir iki buçuk yıl için Antarktika'ya gidilmesini tavsiye ediliyor. Dünya'nın ne kadar çekilir bir halde olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Dünya da yaşamın bedeli belki bu. Acı, üzüntü, sıkıntı, buhran ve en önemlisi bir türlü akıllanmayan yöneticiler. Geçen hafta bir TV programında "uzaylılar" dan bahsediliyordu. Varlıklarına kesin gözüyle bakılıyormuş. Dedikleri gibi ise bir an önce gelip, şu dünyayı yaşanacak hale getirseler diye düşünmüyor değiliz.
Bedel ödemek, belki başlığı böyle atmak doğru olacak. Bu dünyada bedel ödemek zorunda olduğumuz çok şey var. Ölen çocuklar, vatanı için şehit düşen askerler, ekonomik krizin faturasını ödüyen emekçiler, esnaflar ve sanayiciler. Yediden yetmişe herkes bir bedel ödüyor. Ödemeye de devam edecek.
Mart ayında seçimler var. Kemal Kılıçdaroğlu, CHP in İstanbul adayı. Kasım ayında yazdığım "2009 Belediye Seçimleri" isimli yazımda Kılıçdaroğlu'nun adaylığına sıcak bakmamıştım. İstanbul'da AKP yi yıkmak zor. CHP nin bu seçimde başarılı olması herkesin kabul edeceği ( gerek AKP den, gerek MHP den de ) bir aday olması gerektiğini vurgulamıştım. Aradan iki buçuk ay geçti. Kılıçdaroğlu'nun grafiği yükseldi ve partiler üstü bir kıvama geldi. Adaylığına bugün daha farklı bakabiliyoruz. Sözen, Dalan'ı nasıl yıktı ise, Kılıçdaoğlu da AKP yi yıkabilir. Bu güne kadar bireysel olarak birçok AKP liyi yıktı. Yıldızı yüksek, umarım daha da yükselir. Milletvekilliğini kaybetmeyeceğine de sevindim.
Son olarak hayatları boyunca bedeller ödeyen sayın Uğur Mumcu ve İsmail Cem'i anmak isterim. Türkiye onları unutmayacak. Bu vatan yüzlerce, binlerce insanı ile bugünlere geldi. Dünya çapında bu değerli kişilere yeni nesiller eklenecek. Ve yeni bedeller ödenecek.
Herşey bu Dünya'nın, bu toprakların daha iyiye gitmesi, refah içinde yaşanabilmesi için değil mi? Eskilerin dediği gibi müreffeh içinde yaşama ümidi ile, sevgi ile kalın....
Sevgi ile kalın


