​ Behzat Ç. / TV Programları / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '10

 
Kategori
TV Programları
 

Behzat Ç.

Behzat Ç.
 

Biraz zaman önce tanıtımlarını gördüğümüz bu yepyeni dizi pazar akşamı ekranlarımızdaydı. Bir Ankara'lı olarak tanıtımlarında 'bir Ankara polisiyesi' diye belirtilen bu diziyi seyretmemek olmazdı. Pazar günü oturup baştan sona izledim çoğu yerinde sıkılarak... Özellikle üniversite öğrencilerinin siyasetle ilgisinin üstüne basılarak işlendiği kısımlarda koltuk inanılmaz battı bana ne yalan söyleyeyim. Bir de baş kahramanımız Behzat'ın 'lan' söylemini her kelimesinin sonuna getirmesi bir süre sonra sinirimi bozdu...

Kadrosu ve oyuncuları ise oyuncu olmayanlar dışında iyi... Özellikle Hazal Kaya'yı masum ev kızı, aptal aşık 'Nihal' rolünden sonra bu derece asi, bildiğiniz hapçı falan bir rolde görmek anormal de olsa beni sevindirdi. Hazal Kaya konuk oyuncuydu, konuk oyunculardan bir diğeri ise canımız mor ve ötesi grubunun solisti Harun Tekin'di... Bu iki ismi izlemek oldukça keyifli geldi bana. Erdal Beşikçioğlu ise 'lan' demediği süre boyunca oldukça iyiydi... Şimdi okuyanlar da ne terbiyeli kız demek ki kimse ona 'lan' demiyor falan diye düşünecek... Tabi ki 'lan' söylemine takılmışlığım bundan ileri gelmiyor, ben abartı buldum resmen nokta yerine falan kullanıyor bu Behzat bunu... Ama dizi boyunca gülmekten kendimi alamadığım konu Hakan Hatipoğlu'nun rolü oldu. Çok yakışmış gerçekten, kendisinden yeni bir aşk bekliyoruz malum ekranların yeni yüzü oldu, magazinsel olarak da kullanmak lazım değil mi? Kendisi 'Düş Bahçeleri' programının biricik Cihan'ından sonra 'kutu arkadaşı' Gizem'le birlikteliğe başladı ve görünen o ki çift, Survivor'ın son bölümünde birbirlerine pek gıcıktı... Evet bu ufak bilgiden sonra diyorum ki Hakan Hatipoğlu keşke, en azından Survivor'daki kadar oynasaydı da 'oyuncu oldu bu çocuk' diyebilseydik... Öyle ki bütün bir bölüm boyunca amirinden iki kere uyarı aldı, ikisi de aynı uyarıydı... 'Sırıtma lan' diye buyurdu Behzat Ç. kendisine... Aklıma geldikçe gülüyorum.

Ben diziyi 'Kanıt' dizisiyle karşılaştırmadan edemedim. Hatta yazmak için Kanıt'ın yeni bölümünü izlemeyi bekledim. Kararımı verdim, Kanıt kesinlike daha düzeyli. Bunu düşünmeme sebep olan ise olayları araştırmadaki en aktif iki kişi. Bir tarafta Orhan ve Selim diğer tarafta Behzat Ç. ve Harun... Yok olmamış ben sevmedim Ankara'lı olmam diziyi izlemem için yeterli olmayacak galiba. İçime sinmeyen bir şeyler var dizide, eminim yapımcıları da Neskli izlemiyor diye çok üzülecektir...

Şaka bir yana dizinin siyasetle ilgili bir takım söylemleri hiç hoşuma gitmedi. Bölüm sonunu ise Behzat'ın şımarık kızı 'Baba ben sana tokat nasıl atılır göstereceğim.' dediği an anlamıştım zaten. Behzat'ın kzıına aldığı doğum günü hediyesi bile duygulandırmadı beni. Önceden tahmin edebildiğim şeyleri izlemek ve inceden inceden yapılmaya çalışılan ama açıkca belli olan demogojiyi benim bünyem kaldırmıyor.

Sonuç olarak diziden geriye Erdal Beşikçioğlu'nun oyunculuğu, Behzat'ın deli karakterine gülümsediğim anlar ve Harun Tekin'le Hazal Kaya'yı bir arada görmenin güzelliği kaldı. Bunlar olumlu yönleri işte... Bir diziyi ilk bölümde yerin dibine sokmak da ne derece mantıklı bilemediğim için şu an kestirip atma eğiliminden vazgeçip ikinci bölümünü de seyretmeye karar verdim. Aynı tas aynı hamamsa Neskli bu diziyi izlemez, bu kadar! Behzat'ın 'İzleme lan!' dediğini duyar gibi oldum birden...

 

Not: 2014'ün Ocak ayındayız Behzat, seni özledim. Seni daha ilk bölümden başka dizilerle karşılaştırdığım için özür dilerim. Bu yazı içimi kemiriyordu da yazmak istedim. Seni özledik vallahi çok özledik, öptüm.

 
Toplam blog
: 31
: 1120
Kayıt tarihi
: 13.08.10
 
 

Her yıl yeni bir yaşı kutluyoruz. Yılın o gününde sanki birden büyüyormuş gibi hissediyoruz. Aslı..