​ Bekâra karı boşamak kolay... / Blog yazarları tartışıyor! / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '10

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
 

Bekâra karı boşamak kolay...

Bekâra karı boşamak kolay...
 

İçinde yaşadığımız toplumlar yıllardır beynimize bir şeyler eker dururlar... Bu ekilen olguları da sorgusuz sualsiz gelecek kuşaklara taşırız... Doğru mudur, yanlış mıdır düşünmeyiz... Zaman içinde beynimizde bir kalıp oluşur... Bu kalıp, çok iyi eğitim görmüş olsanız da sizi esir alabilir... Özgür olduğunuzu düşünseniz de, beğenmediğiniz eleştirdiğiniz toplumsal değerler, bir yerlerde sizi yakalar ve ele verir...

Seksenli yıllarda rahmetli Mustafa Ekmekçi’nin Cumhuriyet Gazetesindeki köşe yazılarını severek okurdum... Ekmekçi, bir ara domuz üzerine epey yazı yazmıştı... Ülkemizde protein açığının domuz beslenmesiyle ortadan kalkabileceğini savunmuştu. Atalarımızın İslamiyet’ten önce domuz eti yediklerini de sık sık yinelemişti... Ben de Ekmekçi’nin yazılarından çok etkilenmiş olarak domuz eti yenilmesini öğretmenler odasından sık sık gündeme getiriyor, arkadaşlarımla tartışıyordum... Arkadaşlarımdan biri domuz eti getirsem, yer misin demişti... Cevabım evet olmuştu ama bir yandan da içimden arkadaşımın domuz eti getirmemesini dilemiştim...

Yıllar sonra yolum Almanya’ya düşmüştü. Beş yıl bu ülkede kalacaktım. Almanya’da et tüketiminin % 70’i domuz etinden oluşuyordu... Ben marketlerde et reyonlarından özelikle domuz eti bölümlerinin yanına yaklaşmıyordum... Daha pratik olur diye balık konserveleri ve kavurma etler alıyordum... Kiloluk av hayvanları kavurmasını aylarca pratik olması lezzetli olması nedeniyle tercih ediyordum... Bir gün, av hayvanları etinin içinde hangi hayvanların eti var diye merek ettim... Yanıma da bir Almanca sözlük aldım... Geyik, karaca, dağ keçisi, bir çok av hayvanı ve sonunda da, yaban domuzu... Gerçekten çok tuhaf oldum, doğrusu şok oldum... Bir daha da av hayvanları kavurmasından almadım...

Şimdi gelelim konumuza, karşıt cinsler değil de kendi cinslerine yönelen eğilimleri olan çocuklarımız olursa ne yaparız... Doğrusu çok zor bir konu... Tüm bilgileriniz gördüğünüz eğitim bu durum karşısında işlemeyebilir... Başınıza gelmemişse böyle bir şey atar tutarsınız demokrat, hoşgörülü havalara bürünebilirsiniz... Toplumumuz ne yazık ki böyle sapmaları hoş görmüyor... Böyle bir sapmanın içindeki anne babalar ve çocuk büyük sıkıntılar çekiyorlar... Toplumumuz bu konuda yeterli bir anlayışın ve hoşgörünün içinde değildir... Böyle durumlarda eğitilmiş eğitimcilere ve psikologlara büyük iş düşmektedir... Batı toplumları bu konuyu artık daha toleranslı karşılayabiliyor...

Kısacası dışardan gazel okumak ve bekâra karı boşaması kolay gelebilir... Bu konu çok ciddi, bu konuda profesyonellerden yararlanılmalıdır... Yoksa konu benim domuz öyküme benzer...

 
Toplam blog
: 1410
: 1053
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..