​ Bekleme odası sendromu... / Psikoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '07

 
Kategori
Psikoloji
 

Bekleme odası sendromu...

Bekleme odası sendromu...
 

—Merhaba, Hoş geldiniz. Öncelikle şu testleri çözmenizi isteyeceğiz. Sonra Sarı hanımın yanına alacağım sizi.

Hava bayağı kapalı, zaten gayet iç sıkıcı bir ruh halindeyim, işten zor çıkmışım, trafikle boğuşmuş, galiba depresyondayım diye birde psikolog bulmuşum. Elimde ruh halimin depresyondan daha fazlası olduğunu düşündürten garip psikolojik testlerden biri var, 10 soruda bir aynı soruyu soran… Cevaplar verildi, Sarı hanım çözümleyince beni alacaklarmış içeriye, hâlbuki tek demek istediğim içim sıkılıyor, agresifim… Ben depresyondayım biliyorum da, ne yapmam gerek onu tam bulamadım, yani gayet Türk insanıyım bu konuda; aylık bir derginin arka sayfalarında yazan her hangi bir hastalığın kendimde olabileceğini düşünüp, dergiyi okuyup ondan kurtulduğumu düşünerek, doktoruna gitme isteğini duymayan. Bu sefer gelme nedenim dergide yazanların işe yaramaması sanırım… Zaten “her hafta sonu yaşadığınız şehirden uzaklaşın” maddesini biraz aksattığım için işe yaramadığını düşünüyorum ama olsun. Bilim ne diyecek bakalım bu konuda merak ediyorum.

Statik olmayan biri için bekleme süresi uzun olmamalı diye düşünüyorum, sehpanın üstünde bir sürü dergi, aslında ben okudum onları ama tam işe yaramadı, hatam nerde diye sorup çıkacağım.durup beklerken garip şeyler düşünüyor insanoğlu acaba diyorsunuz insanlar bir psikologa gitmeye nasıl karar veriyorlar? , çevreden gelen “delirdin sen galiba “ bakışları fazlalaştı diye mi? Herkesin var, bir tanede benim olsun diye mi? Peki herkesin var diye giden ne anlatıyor, yemek yandı, patronla kavga ettik, çocuk hala tuvaletini söyleyemiyor mu? Yoksa yavaş yavaş açılıp, kendisinin bile bilmediği bir başka kendimi çıkıyor içinden? Peki, benim gibi gelenler? Yani sürekli iç sıkıntısı, sürekli gelecek kaygısı yaşayıp, hiçbir şeyi yetiştiremediğini düşünenler. Benim anlatacak neyim farklı onlardan, şimdi düşünüyorum da anlatacak bir şey bulamıyorum, zaten Sarı hanımın test çözümlemeleri o kadar uzadı ki, o bile çözümsüz kaldı sanırım… şu halimle içimde benim bilmediğim bir ben çıkarsa, ben nasıl baş edeceğim acaba…

—Pardon ben bir şey soracaktım?

—Sigara içilmiyor burada

—Yok, sigara için değil aslında ben, ikinci bir benle, nasıl mücadele ederim diye… Yani, ben bir gidiyim, belki sonra gelirim yine…

 
Toplam blog
: 16
: 748
Kayıt tarihi
: 05.06.07
 
 

28 yaşımdayım. Ankarada yaşıyorum, gezmeyi ve keşfetmeyi seviyorum. Aslında kısaca... İyi biriyim..