- Kategori
- Gündelik Yaşam
Beklemek
BEKLEMEK,
Biz insanoğullarının en iyi ve en çaresiz bir şekilde yaptığı şeydir beklemek. Hep bekler durumdayızdır. Bununla ilgili pek çok şey yazılır, çizilir. Hayatımızı ertelemeyip, günümüzü yaşamakla ilgili. Oysa hiç de söylendiği olmaz. Bir nevi mecbur bırakılırız hep bir şeyleri beklemeye…
Ben bir liste yaptım.
Bir kere doğmayı beklemekle başlıyor zaten yaşantımız,
Doğduk, bu sefer emmeyi, gülmeyi, tanımayı, ses çıkarabilmeyi, diş çıkarmayı, emeklemeyi yürüyebilmeyi, konuşabilmeyi bekliyoruz,
Neyse ilk doğum gününden sonra, artık diğerleri ile iletişim kurmayı bekliyoruz. Kendi başımıza yemek yemeyi, oyun oynamayı, parka gitmeyi, okula gitmeyi, Okuma yazma öğrenmeyi, bekleye, bekleye ve sırasıyla öğrene, öğrene geçiyor zaman.
Genç olmayı, aşık olmayı, sınavları geçmeyi, meslek sahibi olmayı bekliyoruz bu sefer.
Hem de çok acele ederek, büyümeyi bekliyoruz,
Büyüyünce işe girmeyi, evlenmeyi, çoluk çocuk sahibi olmayı, ev bark almayı, yuva kurmayı bekliyoruz…
Bu sefer, çocukların büyümesini, emekli olmayı, çocuklarımızın iş güç ve yuva sahibi olmasını bekliyoruz, ardından torun…
En sonunda da ölmeyi bekler oluyoruz galiba. Hem de en çaresiz bir şekilde.
1 hafta önce annemin teyzesi vefat etti. Çocukken de, büyüyünce de, kendisini çok severdik.
Çok lezzetli yemekler yapardı ve bizleri sık sık davet ederdi. Güzel vakit geçirirdik evlerinde.
Ta ki büyük oğlunu, uzun zaman önce 42 yaşında kalp krizinden kaybedinceye kadar. Hayat durdu ondan sonra onun için, Yaşayamadı hayatını sadece ölümü bekledi. Ancak inadına yaşadı sanki, 5 kez çok şiddetli kalp krizi geçirmesine rağmen. En sonunda kanser oldu.
Onu son gördüğümde, öyle çaresiz ve bitmiş bir haldeydi ki, artık hiçbir şeyi beklemediğini hissetmiştim. Belki kavuşmayı çok istediği oğluna, beklemeyi bıraktığı an kavuşmuştu…
Rahat uyu teyzeciğim…
31/05/2009