- Kategori
- Gelenekler
Bektaşiler

İslâm inanışı doğrultusunda, Allah'a varmanın değişik yollarını arayan tarikatlar içerisinde en ünlülerinden biri olan Bektaşilik, 13'üncü Yüzyıl'da Hacı Bektaş Veli tarafından kurulmuş olup, büyük bir gizlilik içerisinde yürütülen âyinleri, daha sonraları Balım Baba tarafından düzenlenmiştir...
Bektaşilik tarikatının temel inancı, Allah'ın yarattığı bütün güzellikleri hiçbir çıkar gözetmeksizin, karşılık beklemeden sevmektir!..
Bektaşilerin, parayla, pulla, dünya malıyla hiç işleri yoktur!..
Gerçekten de Bektaşiler, insanları ve doğayı seven, koruyan, saygı duyan, her daim neşeli, güleryüzlü, kalender, mal-mülk gibi maddi değerlerde gözü olmayan, son derece hazırcevap ve nükteci insanlar olarak tanınırlar ve bilinirler...
Oruç yerken yakalanan, namaz kılmadığı için ayıplanan "erenler"in hoş ve bir o kadar da düşündürücü cevaplarıyla süslü Bektaşi fıkralarını içimizde bilmeyen yoktur sanırım...
En sıkıntılı durumdan dahi, o meşhur hazırcevap ince esprilerle sıyrılmasını, sanırım Bektaşiler kadar ustaca kimse beceremez... Ve şüphesiz kimse aynı durumda, o kadar sevimli, o kadar eğlenceli de olamaz!..
"Nefes" adı verilen Bektaşi ilâhileri ise bütün tarikat musikileri içerisinde, Mevlevi musikisinden sonra en zengin olanıdır...
Bektaşi babaları, kendilerine özgü giyimlerinde, "taç" diye adlandırılan bir başlık, bir "hırka" giyerler, bir de "kemer" takarlardı...
Cumhuriyetin ilân edilmesiyle birlikte, bütün tarikatlar gibi Bektaşi tekkeleri de kapatılmıştır.